URANTİA’NIN KİTABI’NA - 189. Makale
Yeniden Diriliş



DOWNLOADS ➔   DOWNLOAD  PDF   PDF w/English 

URANTİA’NIN KİTABI’NA   

Kısım IV. İsa’nın Hayatı ve Öğretileri



   189. Makale
Yeniden Diriliş  

Paper 189
The Resurrection

    İSA’nın Cuma öğleden sonrası defnedilişinden kısa bir süre sonra, bu zaman zarfında Urantia’da bulunmakta olan, Nebadon’un baş melekler önderi, uyuyan irade yaratılmışlarının yeniden dirilişinden sorumlu olan heyeti toplamış olup, İsa’nın geri getirilmesi için olası bir yöntemi düşünmeye başladı. Mikâil’in yaratılmışları olarak, yerel evrenin bu bir araya gelmiş evlatları, bunu kendi öz sorumlulukları olarak yerine getirmişti; Cebrail onları bir araya toplamamıştı. Gece vakti onlar, Yaratan’ın yeniden dirilişini kolaylaştırmak içi yaratılmışın hiçbir şey yapamayacağı yargısına varmışlardı. Onlar, Cebrail’in tavsiyesini kabul etme eğilimindeydiler; Cebrail onlara, Mikâil “yaşamını kendi öz iradesi uyarınca verdiği için, onu kendisinin vereceği karar doğrultusunda tekrar alma gücüne sahip olduğunu yönermişti.” Başmeleklerden, Yaşam Taşıyıcıları ve onların yaratılmış geri dönüşümü ve morontia yaratımındaki çeşitli birlikteliklerinden meydana gelen bu heyetinin toplantılarına bu ara verdikleri dönem içinde, bu zaman zarfında Urantia üzerinde toplanmış göksel birliklerin kişisel emrine sahip haldeki İsa’nın Kişileşmiş Düzenleyicisi, endişe içinde bekleyen gözlemcilere şu sözleri söylemişti:
189:0.1 (2020.1) SOON after the burial of Jesus on Friday afternoon, the chief of the archangels of Nebadon, then present on Urantia, summoned his council of the resurrection of sleeping will creatures and entered upon the consideration of a possible technique for the restoration of Jesus. These assembled sons of the local universe, the creatures of Michael, did this on their own responsibility; Gabriel had not assembled them. By midnight they had arrived at the conclusion that the creature could do nothing to facilitate the resurrection of the Creator. They were disposed to accept the advice of Gabriel, who instructed them that, since Michael had “laid down his life of his own free will, he also had power to take it up again in accordance with his own determination.” Shortly after the adjournment of this council of the archangels, the Life Carriers, and their various associates in the work of creature rehabilitation and morontia creation, the Personalized Adjuster of Jesus, being in personal command of the assembled celestial hosts then on Urantia, spoke these words to the anxious waiting watchers:
    “İçlerinizden bir tanesi bile, Yaratan-babanızın yaşama geri dönüşüne yardım etmede en ufak bir şey dahi yapamaz. Âlemin bir fanisi olarak o fani ölümü deneyimlemiştir; Bir evrenin Egemeni olarak o hala yaşamaktadır. Gözlemlemiş olduğunuz şey, Nasıralı İsa’nın beden içindeki yaşamından morontia içindeki yaşamına olan fani taşınmasıdır. Bu İsa’nın ruhani taşınması, ben kendimi onun kişiliğinden ayırmış olduğum anda tamamlanmıştır; ve, ben böylece sizlerin geçici yöneticisi haline geldim. Sizlerin Yaratan-babanız; maddi dünyalar üzerindeki ölümden doğal ölüm vasıtasıyla ve morontianın yeniden dirilişi aracılığıyla gerçek ruhaniyet mevcudiyet düzeyine olan geçiş halindeki kendi fani yaratılmışlarının bütüncül deneyimden geçmeyi tercih etmiş bulunmaktadır. Bu deneyimin belirli bir fazını sizler kısa bir süre içinde gözlemleyeceksiniz; ancak, sizler, buna katılamayacaksınız. Yaratılmış için olağan bir biçimde gerçekleştirdiğiniz şeyleri Yaratan için gerçekleştiremezsiniz. Bir Yaratan Evlat, kendi içinde, yaratılmış evlatlarının herhangi birinin bünyesinde kendisini bahşetme gücüne sahiptir; o kendi içinde, gözlenebilir yaşamını öne serme ve onu tekrar alma gücüne sahiptir; ve, o bu güce, Cennet Baba’nın doğrudan emri neticesinde sahiptir, ve ben neden bahsetmekte olduğumu çok iyi biliyorum.”
189:0.2 (2020.2) “Not one of you can do aught to assist your Creator-father in the return to life. As a mortal of the realm he has experienced mortal death; as the Sovereign of a universe he still lives. That which you observe is the mortal transit of Jesus of Nazareth from life in the flesh to life in the morontia. The spirit transit of this Jesus was completed at the time I separated myself from his personality and became your temporary director. Your Creator-father has elected to pass through the whole of the experience of his mortal creatures, from birth on the material worlds, on through natural death and the resurrection of the morontia, into the status of true spirit existence. A certain phase of this experience you are about to observe, but you may not participate in it. Those things which you ordinarily do for the creature, you may not do for the Creator. A Creator Son has within himself the power to bestow himself in the likeness of any of his created sons; he has within himself the power to lay down his observable life and to take it up again; and he has this power because of the direct command of the Paradise Father, and I know whereof I speak.”
    Onlar Kişileşmiş Düzenleyici’nin bu şekilde konuştuğunu duyduklarında, Cebrail’den başlayarak en aşağıdaki çocuksu meleğe kadar, onların hepsi, endişeli bir bekleme tutumunu takınmışlardı. Onlar, İsa’nın fani bedeninin mezar içinde olduğunu görmüşlerdi; onlar, sevgili Egemenleri’nin evren etkinliğinde bulunduğuna dair izleri fark etmişlerdi; ve, bu türden bir olgular bütününü anlamayan bir biçimde, sabırlı bir biçimde gelişmeleri beklediler.
189:0.3 (2020.3) When they heard the Personalized Adjuster so speak, they all assumed the attitude of anxious expectancy, from Gabriel down to the most humble cherubim. They saw the mortal body of Jesus in the tomb; they detected evidences of the universe activity of their beloved Sovereign; and not understanding such phenomena, they waited patiently for developments.

1. Morontia Taşınması  

1. The Morontia Transit

    Pazar sabahı saat iki kırk beşte, yedi bilinmeyen Cennet kişiliğinden meydana gelmekte olan, Cennet vücutlaşım heyeti olay yerine varmış olup, derhal kendilerini mezar çevresinde konumlamışlardı. Saat iki elli de, maddi ve morontia etkinliklerinin birleştiği yoğun titreşimler Yusuf’un yeni kabrinden gelmeye başlamıştı, ve M.S. 30’da, Nisan’ın 9’u olan bu Pazar sabahı üç elli de Nasıralı İsa’nın yeniden dirilmiş olan morontia biçimi ve kişiliği mezardan gelmişti.
189:1.1 (2020.4) At two forty-five Sunday morning, the Paradise incarnation commission, consisting of seven unidentified Paradise personalities, arrived on the scene and immediately deployed themselves about the tomb. At ten minutes before three, intense vibrations of commingled material and morontia activities began to issue from Joseph’s new tomb, and at two minutes past three o’clock, this Sunday morning, April 9, A.D. 30, the resurrected morontia form and personality of Jesus of Nazareth came forth from the tomb.
    Yeniden dirilmiş olan İsa defin mezarından geldikten sonra, neredeyse otuz altı yıl boyunca yaşamış ve yeryüzü üzerinde mevcut kılınmış olan onun bedeni, Yusuf ve onun birliktelikleri tarafından Cuma öğleden sonrası defnedilmiş olduğu gibi aynen, keten çarşafa sarılı halde bozulmadan kabir oyuğunda hala yatmaktaydı. Ne de kabrin önündeki kaya herhangi bir biçimde yerinden oynatılmıştı; Pilatus’un mührü hala yerindeydi; askerler hala gözetir konumdaydı. Mabet muhafızları devamlı bir görev içindeydi; Romalı muhafızlar gece vakti değişmişti. Bu gözetçilerden hiç biri bekler oldukları şeyin mevcudiyetin yeni ve daha yüksek bir türüne yükseltilmiş oluşundan kuşku duymamıştı; ve, beklemekte oldukları bedenin bu aşamada, İsa’nın kurtarılmış ve yeniden dirilmiş olan morontia kişiliği ile hiçbir ilişkisi bulunmayan terk edilmiş bir örtü olduğundan.
189:1.2 (2021.1) After the resurrected Jesus emerged from his burial tomb, the body of flesh in which he had lived and wrought on earth for almost thirty-six years was still lying there in the sepulchre niche, undisturbed and wrapped in the linen sheet, just as it had been laid to rest by Joseph and his associates on Friday afternoon. Neither was the stone before the entrance of the tomb in any way disturbed; the seal of Pilate was still unbroken; the soldiers were still on guard. The temple guards had been on continuous duty; the Roman guard had been changed at midnight. None of these watchers suspected that the object of their vigil had risen to a new and higher form of existence, and that the body which they were guarding was now a discarded outer covering which had no further connection with the delivered and resurrected morontia personality of Jesus.
    İnsanlık, kişisel olan her şeyde maddenin morontianın iskeleti ve her ikisinin de kalıcı olan ruhaniyet gerçekliğinin yansımasal gölgesini olduğunu anlamada yavaştır. Zamanı ebediyetin hareket eden imgesi ve mekânı Cennet gerçekliklerin yüzen gölgesi olarak görmeniz için daha ne kadar süre geçecek?
189:1.3 (2021.2) Mankind is slow to perceive that, in all that is personal, matter is the skeleton of morontia, and that both are the reflected shadow of enduring spirit reality. How long before you will regard time as the moving image of eternity and space as the fleeting shadow of Paradise realities?
    Yargılayabildiğimiz kadarıyla, bu evrenin hiçbir varlığının veya başka bir evrenin herhangi bir kişiliğinin Nasıralı İsa’nın bu morontia yeniden dirilişi ile hiçbir ilişkisi bulunmamaktadır. Cuma günü o yaşamını âlemin bir fanisi olarak vermiştir; Pazar sabahı o yaşamını, Norlatiadek’te Satania sisteminin bir morontia varlığı olarak tekrar almıştır. İsa’nın yeniden dirilişine dair anlamadığımız birçok şey bulunmaktadır. Ancak bizler, onun bizlerin ifade ettiği biçimde gerçekleştiğini ve yaklaşık olarak belirtilen zamanda gerçekleştiğini bilmekteyiz. Bizler aynı zamanda, bu fani taşınma, veya morontia yeniden dirilişi, ile ilişkili olan bilinir haldeki olguların tümünün, tam da orada, İsa’nın fani maddi kalıntılarının defin kıyafetleri içinde sarılı bulunduğu yer olan Yusuf’un yeni kabrinde ortaya çıkmış olduğunu kayıt altına alabiliriz.
189:1.4 (2021.3) As far as we can judge, no creature of this universe nor any personality from another universe had anything to do with this morontia resurrection of Jesus of Nazareth. On Friday he laid down his life as a mortal of the realm; on Sunday morning he took it up again as a morontia being of the system of Satania in Norlatiadek. There is much about the resurrection of Jesus which we do not understand. But we know that it occurred as we have stated and at about the time indicated. We can also record that all known phenomena associated with this mortal transit, or morontia resurrection, occurred right there in Joseph’s new tomb, where the mortal material remains of Jesus lay wrapped in burial cloths.
    Bizler, yerel evrenin hiçbir varlığının bu morontia uyanışına katılmamış olduğunu biliyoruz. Bizler, kabri çevreleyen Cennetin yedi kişiliğini görmüş bulunmaktayız; ancak, bizler, onların Üstün’ün uyanışı ile ilgili olarak herhangi bir şey gerçekleştirmiş olduğunu görmedik. Tam da kabrin üzerinde olarak, İsa Cebrail’in yanı başında ortaya çıkar çıkmaz, Cennet’ten gelen yedi kişilik Uversa için kendilerinin derhal ayrılma isteklerine işaret etti.
189:1.5 (2021.4) We know that no creature of the local universe participated in this morontia awakening. We perceived the seven personalities of Paradise surround the tomb, but we did not see them do anything in connection with the Master’s awakening. Just as soon as Jesus appeared beside Gabriel, just above the tomb, the seven personalities from Paradise signalized their intention of immediate departure for Uversa.
    Şu ifadelerde bulunarak İsa’nın yeniden dirilişine dair kavramsallaşmayı sonsuza kadar açık hale getirelim:
189:1.6 (2021.5) Let us forever clarify the concept of the resurrection of Jesus by making the following statements:
    1. Onun maddi veya diğer bir değişle fiziksel bedeni, yeniden diriliş kişiliğinin bir parçası değildi. İsa kabirden geldiğinde, onun bedeni oyukta rahatsız edilmemiş halde kalmaya devam etmişti. O defin mezarından, giriş önündeki kayaları hareket ettirmeden ve Pilatus’un mührünü bozmadan ortaya çıkmıştı.
189:1.7 (2021.6) 1. His material or physical body was not a part of the resurrected personality. When Jesus came forth from the tomb, his body of flesh remained undisturbed in the sepulchre. He emerged from the burial tomb without moving the stones before the entrance and without disturbing the seals of Pilate.
    2. O kabirden bir ruhaniyet veya Nebadonlu Mikâil olarak ortaya çıkmamıştı; o, Urantia üzerindeki fani beden sureti içindeki vücutlaşımından önce sahip olduğu gibi, Yaratan Egemen bütünlüğü içinde ortaya çıkmamıştı.
189:1.8 (2021.7) 2. He did not emerge from the tomb as a spirit nor as Michael of Nebadon; he did not appear in the form of the Creator Sovereign, such as he had had before his incarnation in the likeness of mortal flesh on Urantia.
    3. O Yusuf’un bu kabrinden, yeniden diriltilmiş morontia yükseliş varlıkları gibi, morontia kişiliklerinin sureti içinde bu Satania yerel sistemine ait ilk malikâne dünyalarının yeniden diriliş odalarından ortaya çıkmıştı. Ve, birinci malikâne dünyasındaki yeniden diriliş odalarının geniş bahçesinin merkezde bulunan Mikâil anıtının varlığı, Üstün’ün Urantia üzerindeki yeniden dirilişinin malikâne dünyaları sisteminin bu ilkinde gerçekleşmiş olduğu varsayımımızı bir biçimde güçlendirmektedir.
189:1.9 (2021.8) 3. He did come forth from this tomb of Joseph in the very likeness of the morontia personalities of those who, as resurrected morontia ascendant beings, emerge from the resurrection halls of the first mansion world of this local system of Satania. And the presence of the Michael memorial in the center of the vast court of the resurrection halls of mansonia number one leads us to conjecture that the Master’s resurrection on Urantia was in some way fostered on this, the first of the system mansion worlds.
    Kabirden yükselmesiyle İsa’nın gerçekleştirmiş olduğu ilk şey Cebrail’i karşılamak ve kendisine evren olaylarını Emanuel’in altında devam etmesine emretmek olmuştu; ve, bunun ardından, o Melçizedekler'in başına, kardeşsel selamlarını Emanuel’e göndermelerine salık vermişti. O bunun üzerine Edentia’nın En Yüksek Unsuru’ndan, Zamanın Ataları’nın kendi fani geçişini onaylamasını istemişti; ve, Yaratanlarını düzeylerinin bir varlığı olarak selamlamak ve kabul etmek için burada toplanmış bulunan, yedi malikâne dünyanın bir araya gelmiş morontia topluluklarına dönen bir biçimde, İsa fani-sonrası sürecinin ilk kelimelerini söylemişti. Morontia İsa şunu söylemişti: “Beden içindeki yaşamımı tamamlamış olarak, ben, yükseliş yaratılmışlarımın yaşamını daha bütüncül bir biçimde bilebilmek ve Cennet içindeki Babamın iradesini daha ileri bir biçimde açığa çıkarabilmek için burada geçiş bütünlüğü içinde kısa bir süreliğine vakit geçirmek istiyorum.”
189:1.10 (2022.1) The first act of Jesus on arising from the tomb was to greet Gabriel and instruct him to continue in executive charge of universe affairs under Immanuel, and then he directed the chief of the Melchizedeks to convey his brotherly greetings to Immanuel. He thereupon asked the Most High of Edentia for the certification of the Ancients of Days as to his mortal transit; and turning to the assembled morontia groups of the seven mansion worlds, here gathered together to greet and welcome their Creator as a creature of their order, Jesus spoke the first words of the postmortal career. Said the morontia Jesus: “Having finished my life in the flesh, I would tarry here for a short time in transition form that I may more fully know the life of my ascendant creatures and further reveal the will of my Father in Paradise.”
    İsa bu şekilde konuştuktan sonra, Kişileşmiş Düzenleyicisi’ne işaret etmişti; ve, yeniden dirilişi gözlemlemek için Urantia üzerinde bir araya gelmiş olan tüm evren usları derhal ilgili evren görevlerine gönderilmişlerdi.
189:1.11 (2022.2) After Jesus had spoken, he signaled to the Personalized Adjuster, and all universe intelligences who had been assembled on Urantia to witness the resurrection were immediately dispatched to their respective universe assignments.
    İsa bu aşamada, morontia düzeyi ilişkilerine başlamıştı; bir yaratılmış olarak o, Urantia üzerinde kısa bir süreliğine yaşamayı tercih etmiş bulunduğu yaşamın gereklilikleriyle tanıştırılmıştı. Morontia dünyasına olan bu tanıştırılma, dünya zamanının bir saatinden biraz daha fazla süre almış olup, beden içindeki eski birliktelikleriyle iletişimde bulunma arzusuyla iki kez kesintiye uğramıştı; bu birliktelikler Kudüs’ten, onun yeniden dirilişimim kanıtı olarak gördükleri boş kabre bakmak için gelmişlerdi.
189:1.12 (2022.3) Jesus now began the contacts of the morontia level, being introduced, as a creature, to the requirements of the life he had chosen to live for a short time on Urantia. This initiation into the morontia world required more than an hour of earth time and was twice interrupted by his desire to communicate with his former associates in the flesh as they came out from Jerusalem wonderingly to peer into the empty tomb to discover what they considered evidence of his resurrection.
    Bu aşamada — İnsan Evladı’nın morontia yeniden dirilişi olarak — İsa’nın fani taşınması tamamlanmıştı. Maddi ve ruhsal olarak yarı-yol halindeki bir kişilik olarak Üstün’ün geçişsel deneyimi başlamıştı. Ve, o bunların tümünü kendi içindeki güç ile gerçekleştirmişti; hiçbir kişilik ona herhangi bir biçimde yarımda bulunmamıştı. O bu aşamada morontialı İsa olarak yaşamış olup, bu morontia yaşamına başlarken, maddi bedeni orada kabir içinde rahatsız edilmemiş halde yatmaya devam etmekteydi. Askerler hala gözetim içinde beklemekteydi, ve valinin kayalar çevresindeki mührü hala bozulmamıştı.
189:1.13 (2022.4) Now is the mortal transit of Jesus—the morontia resurrection of the Son of Man—completed. The transitory experience of the Master as a personality midway between the material and the spiritual has begun. And he has done all this through power inherent within himself; no personality has rendered him any assistance. He now lives as Jesus of morontia, and as he begins this morontia life, the material body of his flesh lies there undisturbed in the tomb. The soldiers are still on guard, and the seal of the governor about the rocks has not yet been broken.

2. İsa’nın Maddi Bedeni  

2. The Material Body of Jesus

    Üçü on geçe, yeniden dirilmiş olan İsa Satania’nın yedi malikâne dünyasından gelen bir araya toplanmış morontia kişilikleriyle bütünleşirken, yeniden dirilişin melekleri olarak — başmeleklerin önderi Cebrail’e yaklaşmış olup, İsa’nın maddi bedeni ile ilgili soruda bulunmuştu. Başmeleklerin başı şunu söylemişti: “Bizler Mikâil’in bahşedilme deneyimine ait morontia yeniden dirilişine katılmayabiliriz; ancak, bizler, derhal ayrışma için onun fani kalıntılarının gözetimimize alınmasını arzu etmekteyiz. Bizler, maddeyi bütünlüğünden çıkarma yöntemimizi uygulamamızı sunmuyoruz; bizler yalnızca, hızlandırılmış zaman sürecini gerçekleştirmeyi arzu ediyoruz. Egemen’in Urantia üzerinde yaşadığını ve öldüğünü görmüş olmak bizler için yeterlidir; cennetin birlikleri, bir evrenin Yaratanına ve Koruyucusuna ait insan bütünlüğünün yavaşça gerçekleşen ayrışımının sahnesine maruz kalmanın hatırasından kurtarılmış olacaktır. Nebadon’un tamamına ait göksel usların adına, bana Nasıralı İsa’nın maddi bedeninin gözetiminin ve bizlere onun derhal aytışmasını gerçekleştirmek için emrin verilmesini rica ediyorum.”
189:2.1 (2022.5) At ten minutes past three o’clock, as the resurrected Jesus fraternized with the assembled morontia personalities from the seven mansion worlds of Satania, the chief of archangels—the angels of the resurrection—approached Gabriel and asked for the mortal body of Jesus. Said the chief of the archangels: “We may not participate in the morontia resurrection of the bestowal experience of Michael our sovereign, but we would have his mortal remains put in our custody for immediate dissolution. We do not propose to employ our technique of dematerialization; we merely wish to invoke the process of accelerated time. It is enough that we have seen the Sovereign live and die on Urantia; the hosts of heaven would be spared the memory of enduring the sight of the slow decay of the human form of the Creator and Upholder of a universe. In the name of the celestial intelligences of all Nebadon, I ask for a mandate giving me the custody of the mortal body of Jesus of Nazareth and empowering us to proceed with its immediate dissolution.”
    Ve, Cebrail Edentia’nın kıdemli En Yüksek Unsuru ile görüş alış verişinde bulunduğunda, göksel birliklerin baş melek sözcüsüne, uygun gördüğü biçimde İsa’nın fiziksel kalıntılarının bu türden kurtuluşunu gerçekleştirmek için izin verilmişti.
189:2.2 (2023.1) And when Gabriel had conferred with the senior Most High of Edentia, the archangel spokesman for the celestial hosts was given permission to make such disposition of the physical remains of Jesus as he might determine.
    Başmeleklerin başına izin verildiğinde, o, göksel kişiliklere ait her düzeyin temsilcilerinden meydana gelen sayısız birlik ile birlikte, akranlarının birçoğunun desteğini istemişti; ve, bunun ardından, Urantia yarı-ölümlülerinin yardımıyla, İsa’nın fiziksel bedeninin iyeliğini almaya geçmişti. Ölümün bu bedeni, tamamiyle maddi olan bir yaratımdı; o fiziksel olup, tamı tamına bu bütünlükteydi; o, yeniden dirilişin morontia biçimi mühürlenmiş oyuktan kaçamamış olsaydı, kabirden çıkarılamazdı. Belirli yan morontia kişiliklerinin yardımıyla, morontia biçimi, olağan maddeden etkilenmeyen bir biçimde ancak aynı zamanda da âlemlerin fanileri gibi maddi varlıklar tarafından algılanabilir ve onlar tarafından ilişki kurabilir haldeki ruhaniyet türüne getirilebilmektedir.
189:2.3 (2023.2) After the chief of archangels had been granted this request, he summoned to his assistance many of his fellows, together with a numerous host of the representatives of all orders of celestial personalities, and then, with the aid of the Urantia midwayers, proceeded to take possession of Jesus’ physical body. This body of death was a purely material creation; it was physical and literal; it could not be removed from the tomb as the morontia form of the resurrection had been able to escape the sealed sepulchre. By the aid of certain morontia auxiliary personalities, the morontia form can be made at one time as of the spirit so that it can become indifferent to ordinary matter, while at another time it can become discernible and contactable to material beings, such as the mortals of the realm.
    Onlar, neredeyse anlık olan ayrışmanın soylu ve saygılı kurtuluşu uyarınca İsa’nın bedenini almaya hazır hale geldiklerinde, mabedin girişinden kayaları oynatma görevi ikincil Urantia yarı-ölümlerine verilmişti. Bu iki taştan büyük olanı, bir değirmen taşına çok benzeyen bir biçimde, devasa bir yuvarlak biçimdeydi; ve, o, kayadan yontulmuş bir kanalda, mabedi açmak veya kapatmak için ileri geri itebilmek için, hareket etmekteydi. Gözler haldeki Musevi muhafızlar ve Romalı askerler bu devasa kayanın sabahın karanlık saatlerinde kendi kendine — bu türden bir hareket için hiçbir aracı kullanılmaksızın — mabedin girişinden açıldığını gördüklerinde, korku ve panikle dolmuşlardı; ve, onlar olay yerinden bir çırpıda kaçmışlardı. Museviler, mabetteki kumandanlarına bu yaşananları bildirmek için geri döndükten sonra evlerine kaçmışlardı. Romalılar Antonia kalesine kaçmış olup, görmüş oldukları şeyleri o görevine gelir gelmez centuriona bildirmişlerdi.
189:2.4 (2023.3) As they made ready to remove the body of Jesus from the tomb preparatory to according it the dignified and reverent disposal of near-instantaneous dissolution, it was assigned the secondary Urantia midwayers to roll away the stones from the entrance of the tomb. The larger of these two stones was a huge circular affair, much like a millstone, and it moved in a groove chiseled out of the rock, so that it could be rolled back and forth to open or close the tomb. When the watching Jewish guards and the Roman soldiers, in the dim light of the morning, saw this huge stone begin to roll away from the entrance of the tomb, apparently of its own accord—without any visible means to account for such motion—they were seized with fear and panic, and they fled in haste from the scene. The Jews fled to their homes, afterward going back to report these doings to their captain at the temple. The Romans fled to the fortress of Antonia and reported what they had seen to the centurion as soon as he arrived on duty.
    Musevi önderler, İsa’dan sözde kurtuluşun ahlaksız sürecine ihanetkar Yudas’a rüşvet önererek başlamışlardı; ve, bu aşamada, bu utandırıcı durum ile karşı karşı kalındığında, konumlarını terk etmiş olan muhafızlarını cezalandırmayı düşünmek yerine, bu muhafızlara ve Romalı askerlere rüşvet önermek zorunda kalmışlardı. Onlar bu yirmi kişinin her birine bilirli miktarda para önemiş olup, herkese şu şekilde söylemelerini emretmişlerdi: Gece vakti uyurken, onun takipçileri gelip bedeni bizlerden aldı.” Ve, Musevi önderleri, onların bir rüşveti kabul etmiş oldukları valinin kulağına gidecek olursa kendilerini Pilatus’un önünde savunacaklarına dair en yüksek sözleri vermişlerdi.
189:2.5 (2023.4) The Jewish leaders began the sordid business of supposedly getting rid of Jesus by offering bribes to the traitorous Judas, and now, when confronted with this embarrassing situation, instead of thinking of punishing the guards who deserted their post, they resorted to bribing these guards and the Roman soldiers. They paid each of these twenty men a sum of money and instructed them to say to all: “While we slept during the nighttime, his disciples came upon us and took away the body.” And the Jewish leaders made solemn promises to the soldiers to defend them before Pilate in case it should ever come to the governor’s knowledge that they had accepted a bribe.
    İsa’nın yeniden dirilişine dair Hıristiyan inanışı, “boş mezara” dair gerçekliğe dayanmıştı. Mezarın boş olması gerçekten de bir gerçekti, ancak bu yeniden dirilişin gerçekliği değildi. Mezar gerçekten de ilk inananlar ulaştığında boştu, ve Üstün’ün kuşku duyulmaz yeniden dirilişi ile ilişkili halde bu gerçek, şu gerçek olan bir inanışın oluşturulmasına neden oldu: İsa’nın maddi ve fani bedeni mezardan yükseltilmişti. Ruhsal gerçeklikler ve ebedi değerler ile ilişkili olan gerçeklik, her zaman, bariz gerçekliklerin bir bileşimi üzerine inşa edilemez. Her ne kadar bireysel gerçekler maddi bir biçimde gerçek olsa da, bu gerçeklerin bir topluluğunun ilişkileminin doğrudan bir biçimde gerçeksel ruhsal yargılara çıkacağı anlamına gelmez.
189:2.6 (2023.5) The Christian belief in the resurrection of Jesus has been based on the fact of the “empty tomb.” It was indeed a fact that the tomb was empty, but this is not the truth of the resurrection. The tomb was truly empty when the first believers arrived, and this fact, associated with that of the undoubted resurrection of the Master, led to the formulation of a belief which was not true: the teaching that the material and mortal body of Jesus was raised from the grave. Truth having to do with spiritual realities and eternal values cannot always be built up by a combination of apparent facts. Although individual facts may be materially true, it does not follow that the association of a group of facts must necessarily lead to truthful spiritual conclusions.
    Zamanın gecikmeleri ve fani ayrışmanın ve maddi bozumlumun olağan ve görünebilir haldeki süreçleri işlemeden, “tozdan toza” olan bir dönüş halinde, özel ve benzersiz bir ayrışmayı sağlamaları için göksel birliklere iznin verilmiş olması sebebiyle Yusuf’un mezarı boştu, İsa’nın yeniden yaşama döndürüldüğü veya yeniden diriltildiği için değil.
189:2.7 (2023.6) The tomb of Joseph was empty, not because the body of Jesus had been rehabilitated or resurrected, but because the celestial hosts had been granted their request to afford it a special and unique dissolution, a return of the “dust to dust,” without the intervention of the delays of time and without the operation of the ordinary and visible processes of mortal decay and material corruption.
    İsa’nın fani kalıntıları, tüm insan bedenlerini niteleyen elementsel ayrışımın aynı doğal sürecinden geçmişti; ayrışımın bu doğal biçiminin nihayeten, neredeyse anlık hale getirilen bir biçimde çabuklaştırılmış halde, fazlasıyla hızlandırılmış olması dışında.
189:2.8 (2024.1) The mortal remains of Jesus underwent the same natural process of elemental disintegration as characterizes all human bodies on earth except that, in point of time, this natural mode of dissolution was greatly accelerated, hastened to that point where it became well-nigh instantaneous.
    Mikâil’in yeniden dirilişinin gerçek kanıtları doğası bakımından ruhsaldır, her ne kadar bu öğreti yeniden dirilmiş olan morontia Üstünü ile buluşmuş, onu tanımış ve kendisiyle bir araya gelmiş olan âlemin birçok fanisinin tanıklığı ile doğrulanmakta olsa da. O, Urantia’da nihai olarak ayrılmadan önce neredeyse bin insan varlığının kişisel deneyiminin bir parçası haline gelmişti.
189:2.9 (2024.2) The true evidences of the resurrection of Michael are spiritual in nature, albeit this teaching is corroborated by the testimony of many mortals of the realm who met, recognized, and communed with the resurrected morontia Master. He became a part of the personal experience of almost one thousand human beings before he finally took leave of Urantia.

3. Yazgı Dönemsel Yeniden Diriliş  

3. The Dispensational Resurrection

    Bu Pazar sabahı dört buçuktan biraz sonra, Cebrail başmelekleri yanına toplamış olup, Urantia üzerindeki Âdemsel yazgı döneminin sonlanışıyla gelen genel yeniden dirilişi başlatmak için hazırlanmıştı. Bu büyük olay ile ilişkili olan yüksek meleklerin ve çocuksu meleklerin geniş bir birliği uygun bir düzen içinde harekete geçtiğinde, morontia Mikâil’i, şunu söyleyen bir biçimde, Cebrail’in karşısında belirdi: “Babam kendi içinde yaşama sahip olduğu gibi, onu kendisi içinde yaşama sahip olması için Evlat’a vermiştir. Her ne kadar ben evren karar yetkimi kullanmaya henüz bütünüyle devam etmiş olmasam da, bu kendi kendime getirmiş olduğum kısıtlama hiçbir biçimde uyuyan evlatlarım üzerindeki bahşedilme yaşamını kısıtlamamaktadır; geleneksel yeniden diriliş çağrı listesini duyurma başlasın.”
189:3.1 (2024.3) A little after half past four o’clock this Sunday morning, Gabriel summoned the archangels to his side and made ready to inaugurate the general resurrection of the termination of the Adamic dispensation on Urantia. When the vast host of the seraphim and the cherubim concerned in this great event had been marshaled in proper formation, the morontia Michael appeared before Gabriel, saying: “As my Father has life in himself, so has he given it to the Son to have life in himself. Although I have not yet fully resumed the exercise of universe jurisdiction, this self-imposed limitation does not in any manner restrict the bestowal of life upon my sleeping sons; let the roll call of the planetary resurrection begin.”
    Başmeleklerin döngüsü bu dönemde ilk kez Urantia’dan faaliyet göstermişti. Cebrail ve başmelek birlikleri, gezgenin ruhsal kutup noktalarına hareket etmişti; ve, Cebrail işaret verdiğinde, şunu söyler bir halde, malikâne dünyaların sisteminin ilkine Cebrail’in sesi yansımıştı: “Mikâil’in emriyle, bir Urantia yazgı dönemine ait ölüler ayağa kalksın!” Bunun ardından, Âdem döneminden beri uykuya düşmüş olan ve karara hâlihazırda gitmemiş bulunan, Urantia’nın insan ırklarına ait hayatlarını sürdüren her bir kişi, morontia töreni için hazırlanmak için mansonianın yeniden diriliş odalarında belirdi. Ve, bir an içerisinde yüksek melekler ve onların birliktelikleri malikâne dünyaları için ayrılmaya hazır hale geldi. Olağan bir koşulda, bu kurtulan fanilerin topluluk gözetimine bir kez atanmış haldeki, yüksek meleksel koruyucular mansonianın yeniden diriliş odalarında onların uyandıkları an hazır halde bulunacaklardı; ancak, onlar bu zaman zarfında bu dünyanın kendisinde bulunmaktaydı çünkü İsa’nın morontia yeniden dirilişi ile ilişkili olarak Cebrail’in burada bulunması gerekmekteydi.
189:3.2 (2024.4) The circuit of the archangels then operated for the first time from Urantia. Gabriel and the archangel hosts moved to the place of the spiritual polarity of the planet; and when Gabriel gave the signal, there flashed to the first of the system mansion worlds the voice of Gabriel, saying: “By the mandate of Michael, let the dead of a Urantia dispensation rise!” Then all the survivors of the human races of Urantia who had fallen asleep since the days of Adam, and who had not already gone on to judgment, appeared in the resurrection halls of mansonia in readiness for morontia investiture. And in an instant of time the seraphim and their associates made ready to depart for the mansion worlds. Ordinarily these seraphic guardians, onetime assigned to the group custody of these surviving mortals, would have been present at the moment of their awaking in the resurrection halls of mansonia, but they were on this world itself at this time because of the necessity of Gabriel’s presence here in connection with the morontia resurrection of Jesus.
    Her ne kadar Âdem ve Havva döneminden sonraki çağlar boyunca kişisel yüksek meleksel koruyuculara sahip olan sayısız birey ve ruhsal kişilik ilerleyişinin gerekli kazanımlarını elde emiş kişiler mansoniaya ilerlemiş bulunsa da, ve orada Urantia evlatlarının birçok özel ve bin yılsal yeniden dirilişleri gerçekleşmiş olsa da, bu gezegensel çağrı duyuruşlarının üçüncüsü veya diğer bir değişle bütüncül yazgı dönem yeniden dirilişleriydi. Onların ilki Gezegensel Prens’in varışı zamanında ortaya çıkmıştı; ikincisi Âdem zamanında ve üçüncü olarak bu, Nasıralı İsa’nın, fani taşınması olarak, morontia yeniden dirilişini simgelemişti.
189:3.3 (2024.5) Notwithstanding that countless individuals having personal seraphic guardians and those achieving the requisite attainment of spiritual personality progress had gone on to mansonia during the ages subsequent to the times of Adam and Eve, and though there had been many special and millennial resurrections of Urantia sons, this was the third of the planetary roll calls, or complete dispensational resurrections. The first occurred at the time of the arrival of the Planetary Prince, the second during the time of Adam, and this, the third, signalized the morontia resurrection, the mortal transit, of Jesus of Nazareth.
    Gezegensel yeniden dirilişin işareti başmeleklerin önderi tarafından alındığında, İnsan Evladı’nın Kişileşmiş Düzenleyicisi, yerel evrenin tüm bu evlatlarını ilgili kumandanlarının yönetim yetkisine geri veren bir biçimde, Urantia üzerinde bir araya gelen göksel birlikler üzerindeki yönetim yetkisini bıraktı. Ve, o bunu gerçekleştirdiğinde, Mikâil’in fani taşınmasının tamamlanışını Emanuel ile kayıt altına almak için Salvington’un yolunu tutarak ayrıldı. Ve, onu derhal, Urantia üzerinde görevde bulunması gerekmeyen göksel birliğin tamamı eşlik etti. Ancak, Cebrail, morontia İsa ile birlikte Urantia’da kalmaya devam etti.
189:3.4 (2024.6) When the signal of the planetary resurrection had been received by the chief of archangels, the Personalized Adjuster of the Son of Man relinquished his authority over the celestial hosts assembled on Urantia, turning all these sons of the local universe back to the jurisdiction of their respective commanders. And when he had done this, he departed for Salvington to register with Immanuel the completion of the mortal transit of Michael. And he was immediately followed by all the celestial host not required for duty on Urantia. But Gabriel remained on Urantia with the morontia Jesus.
    Ve, bu, kısmi ve kısıtlı insan görüşünün sınırlamalarından özgür halde, gerçekte neyin gerçekleşmiş olduğunu görmüş olanlar tarafından izlenmiş olduğu haliyle İsa’nın yeniden dirilişine ait olayların aktarımıdır.
189:3.5 (2025.1) And this is the recital of the events of the resurrection of Jesus as viewed by those who saw them as they really occurred, free from the limitations of partial and restricted human vision.

4. Boş Mezarın Keşfi  

4. Discovery of the Empty Tomb

    Bu erken Pazar sabahı İsa’nın yeniden diriliş vaktine yaklaştığımızda, on iki havarinin, Üstünleri ile birlikte son akşam yemekleri boyunca uzandıkları koltukların tam da üzerinde istirahat eden bir biçimde, üst odada uyudukları yer olan İlyas ve Meryem Markus’un evinde konaklamakta olduğu hatırlanmalıdır. Bu Cuma sabahı Tomas haricinde onların tümü burada toplanmıştı. Tomas geç Cumartesi gecesi onlar ilk kez bir araya geldiğinde birkaç dakikalığına onlar ile birlikteydi; ancak, İsa’nın başına neyin gelmiş olduğu düşüncesiyle beraber, havarileri görmek onun için kaldıracağından fazla bir şeydi. O birlikteliklerine bakıp, sıkıntıları için yalnız bir biçimde yas tutacağını düşündüğü yer olan Bethpage’deki Şimon’un evine giden bir biçimde, odadan derhal ayrıldı. Havarilerin tümü acı çekmişti, ancak onlar, kuşku ve umutsuzluk yerine korku, yas ve utançtan sıkıntı çekmişlerdi.
189:4.1 (2025.2) As we approach the time of the resurrection of Jesus on this early Sunday morning, it should be recalled that the ten apostles were sojourning at the home of Elijah and Mary Mark, where they were asleep in the upper chamber, resting on the very couches whereon they reclined during the last supper with their Master. This Sunday morning they were all there assembled except Thomas. Thomas was with them for a few minutes late Saturday night when they first got together, but the sight of the apostles, coupled with the thought of what had happened to Jesus, was too much for him. He looked his associates over and immediately left the room, going to the home of Simon in Bethpage, where he thought to grieve over his troubles in solitude. The apostles all suffered, not so much from doubt and despair as from fear, grief, and shame.
    Nikodemus’un evinde onlar, Davud Zübeyde ve Arimethealı Yusuf ile ve İsa’nın Kudüs takipçilerinin daha önde gelenlerinden olan on iki ile on beş kişi arasında değişen kişi ile birlikte bir araya toplanmışlardı. Arimathealı Yusuf’un evinde, önde gelen kadın inananların on beş veya yirmisi bulunmaktaydı. Yalnızca bu kadınlar Yusuf’un evinde konaklamış olup, Şabat günü boyunca ve Şabat’tan sonraki akşam mezardaki gözetler haldeki askeri korumalara görünmemek için burada bir arada durmuşlardı; ne de onlar, ikinci bir kayanın mezar önünden oynatılmış olduğunu ve bu iki kayanın da Pilatus’un mührü altına yerleştirilmiş olduğunu öğrenmişlerdi.
189:4.2 (2025.3) At the home of Nicodemus there were gathered together, with David Zebedee and Joseph of Arimathea, some twelve or fifteen of the more prominent of the Jerusalem disciples of Jesus. At the home of Joseph of Arimathea there were some fifteen or twenty of the leading women believers. Only these women abode in Joseph’s house, and they had kept close within during the hours of the Sabbath day and the evening after the Sabbath, so that they were ignorant of the military guard on watch at the tomb; neither did they know that a second stone had been rolled in front of the tomb, and that both of these stones had been placed under the seal of Pilate.
    Bu Pazar sabahı üçten biraz önce, günün ilk ışıkları doğuda ortaya çıkmaya başladığında, kadınların beşi İsa’nın mezarı için yola koyulmuşlardı. Onlar, özel mumyalama losyonlarının fazlaca bir miktarını hazırlamış olup, kendileriyle birlikte birçok keten çarşafı taşımışlardı. Onların amacı, İsa’nın bedenine ölüm kutsamasını daha bütüncül bir biçimde vermek ve onu yeni çarşaflarla daha dikkatli bir biçimde sarmalamaktı.
189:4.3 (2025.4) A little before three o’clock this Sunday morning, when the first signs of day began to appear in the east, five of the women started out for the tomb of Jesus. They had prepared an abundance of special embalming lotions, and they carried many linen bandages with them. It was their purpose more thoroughly to give the body of Jesus its death anointing and more carefully to wrap it up with the new bandages.
    İsa’nın bedenini kutsamanın bu görevine gitmiş olan kadınlar şunlardı: Mecdelli Meryem, Alpheus ikizlerinin annesi Meryem, Zübeyde kardeşlerinin annesi Şalomi, Çuza’nın eşi Yoanna ve İskenderiyeli Ezra’nın kızı Susanna.
189:4.4 (2025.5) The women who went on this mission of anointing Jesus’ body were: Mary Magdalene, Mary the mother of the Alpheus twins, Salome the mother of the Zebedee brothers, Joanna the wife of Chuza, and Susanna the daughter of Ezra of Alexandria.
    Özlü yağlarla yüklü beş kadın boş kabrin önüne ulaştığında saat üç buçuk sularıydı. Onlar Şam köprüsünden çıktıklarında, belirli bir ölçüde panik içinde şehre doğru kaçan belirli bir sayıdaki askerle karşılaşmışlardı; ve, bu onların birkaç dakikalığına durmalarına neden olmuştu; ancak, başka hiçbir şey yaşanmadığında, onlar yolculuklarına devam etmişlerdi.
189:4.5 (2025.6) It was about half past three o’clock when the five women, laden with their ointments, arrived before the empty tomb. As they passed out of the Damascus gate, they encountered a number of soldiers fleeing into the city more or less panic-stricken, and this caused them to pause for a few minutes; but when nothing more developed, they resumed their journey.
    Onlar, mezarın girişinden taşların çekilmiş olduğunu görmeleri karşısında fazlasıyla şaşkınlığa düşmüşlerdi; zira onlar evden çıkarken kendilerine “Taşları çekmede bizlere kim yardım edecek” şeklinde soru sormuşlardı. Onlar yüklerini indirmiş ve birbirlerine korku ve büyük şaşkınlık içinde bakmaya başlamışlardı. Onlar burada korku içinde titrer halde dururken, Mecdel küçük olan kaya etrafından yolu bulmaya çalışıp, açık oyuğa girmeye cüret etmişti. Yusuf’un bu mezarı, yolun doğu yakasındaki tepe kenarı üzerinde bulunan bahçesindeydi; ve, o aynı zamanda doğuya bakmaktaydı. Bu saatte Meryem’in Üstün’ün bedeninin bırakılmış olduğu yeri görüp, onun gitmiş olduğunu anlayacak kadar yeni günün yeterli yeni ışığı bulunmaktaydı. İsa’nın bırakılmış olduğu kaya oyuğunda, Meryem yalnızca, onun başının yaslatılmış olduğu katlanmış mendili ve göksel birlikler bedeni kaldırmadan önce taşta dururken bütünüyle sarılmış olduğu boş sargıları görmüştü. Örten çarşaf gömü oyuğunun ucunda durmaktaydı.
189:4.6 (2025.7) They were greatly surprised to see the stone rolled away from the entrance to the tomb, inasmuch as they had said among themselves on the way out, “Who will help us roll away the stone?” They set down their burdens and began to look upon one another in fear and with great amazement. While they stood there, atremble with fear, Mary Magdalene ventured around the smaller stone and dared to enter the open sepulchre. This tomb of Joseph was in his garden on the hillside on the eastern side of the road, and it also faced toward the east. By this hour there was just enough of the dawn of a new day to enable Mary to look back to the place where the Master’s body had lain and to discern that it was gone. In the recess of stone where they had laid Jesus, Mary saw only the folded napkin where his head had rested and the bandages wherewith he had been wrapped lying intact and as they had rested on the stone before the celestial hosts removed the body. The covering sheet lay at the foot of the burial niche.
    Meryem birkaç anlığına mezarın kapı eşiğinde bekledikten sonra (o kabre ilk girdiğinde burayı kesin bir biçimde seçememişti), İsa’nın bedeninin gitmiş olduğunu ve onun yerine yalnızca bu defin örtülerinin bulunduğunu görmüş olup, endişe ve mutsuzluğunun bir haykırışında bulunmuştu. Kadınların tümü aşırı bir biçimde ne yapacaklarını bilmez haldeydi; onlar, şehir kapısında panik içindeki askerleri gördüklerinden beri bıçak sırtı üzerindelerdi; ve, Meryem bu mutsuzluk haykırışında bulunduğunda, onlar dehşete kapılmış olup, çabucak buradan kaçmışlardı. Ve, onlar, Şam kapısına kadar koşana kadar bir an olsun durmamışlardı. Bu zaman zarfında Yoanna Meryem’i yalnız bırakmış olduğunun farkına varmış olup, vicdan azabı duymuştu; o kendisini eşlik edenleri harekete geçirmiş olup, beraberce kabrin yolunu geri tutmuşlardı.
189:4.7 (2026.1) After Mary had tarried in the doorway of the tomb for a few moments (she did not see distinctly when she first entered the tomb), she saw that Jesus’ body was gone and in its place only these grave cloths, and she uttered a cry of alarm and anguish. All the women were exceedingly nervous; they had been on edge ever since meeting the panicky soldiers at the city gate, and when Mary uttered this scream of anguish, they were terror-stricken and fled in great haste. And they did not stop until they had run all the way to the Damascus gate. By this time Joanna was conscience-stricken that they had deserted Mary; she rallied her companions, and they started back for the tomb.
    Onlar oyuğun yakınına ilerlerken, kabirden dışarı çıktığında kardeşlerini bekler halde bulamamış olduğunda daha da dehşet içine kapılmış halde, korku içindeki Mecdelli, bu aşamada onlara doğru koşup, heyecan içinde şöyle haykırmıştı: “O burada değil — onlar onu almış!” Ve, Meryem onları kabre geri götürüp, onların tümü hep birlikte kabrin boş olduğunu görmüşlerdi.
189:4.8 (2026.2) As they drew near the sepulchre, the frightened Magdalene, who was even more terrorized when she failed to find her sisters waiting when she came out of the tomb, now rushed up to them, excitedly exclaiming: “He is not there—they have taken him away!” And she led them back to the tomb, and they all entered and saw that it was empty.
    Beş kadının beşi de bunun sonrasında, giriş yakınındaki kaya üzerine oturup, mesele üzerine konuşmaya başlamışlardı. Onlar Şabat günü beraber olup, bedenin başka bir kabir yerine götürülmüş olduğunu düşündüler. Ancak, onlar çıkmazlarına aydınlık getirecek bu türden bir şeyi düşündüklerinde, mezar örtülerinin düzenli bir biçimde yerli yerinde bulunuşunu açıklayamamışlardı; sargıların tam da kendisi yerinde dururken ve defin rafında olduğu gibi dururken beden nasıl olurda götürülmüş olabilirdi?
189:4.9 (2026.3) All five of the women then sat down on the stone near the entrance and talked over the situation. It had not yet occurred to them that Jesus had been resurrected. They had been by themselves over the Sabbath, and they conjectured that the body had been moved to another resting place. But when they pondered such a solution of their dilemma, they were at a loss to account for the orderly arrangement of the grave cloths; how could the body have been removed since the very bandages in which it was wrapped were left in position and apparently intact on the burial shelf?
    Bu kadınlar bu yeni günün doğumunun erken saatlerinde orada otururlarken, bir yana bakıp, sessiz ve hareketsiz bir yabancıyı görmüşlerdi. Bir anlığına onlar tekrar korku içine kapılmışlardı; ancak, Mecdelli Meryem, ona doğru koşan ve kendisine bahçenin bahçıvanı şeklinde varsaydığı haliyle hitap eden bir biçimde, şunu söyledi: “Üstün’ü nereye götürdün? Onu nereye defnettin? Söyle ki gidip onu alabilelim.” Yabancı Meryem’e cevap vermediğinde, o ağlamaya başladı. Bunun ardından İsa onlara, şunu söyleyen bir biçimde, “Kimi arıyorsunuz?” şeklinde konuştu. Meryem: “Bizler Yusuf’un kabrinde yatırılmış olan İsa’yı arıyoruz ama o gitmiş. Onların kendisini nereye götürdüğünü biliyor musun?” Bunun ardından İsa: “Bu İsa sizlere Celile’de bile, onun öleceği ve tekrar dirileceğini söylemedi mi?” Bu sözler kadınları şaşkınlık içerisine düşürmüştü; ancak, Üstün o kadar değişmişti ki onlar, onun sırtı cılız ışıklara geri dönü halde kendisini henüz tanıyamamışlardı. Ve, onlar İsa’nın bu sözleri üzerine düşünürlerken, o Meedelli’ye, “Meryem” biçiminde bilindik bir sesle hitap etti. Ve, o, oldukça iyi bilinen duygudaş ve şefkatli karşılamanın bu sözünü duyduğunda, onun Üstün’ün sesi olduğunu anlamıştı; ve, o derhal, şöyle haykırırken, dizlerine kapanmıştı: “Koruyucum, ve benim Üstünüm!” Ve, diğer kadınların tümü, ihtişamlandırılmış halde kendileri önünde duran kişinin Üstün olduğunu anlamış olup, çabucak önünde diz çökmüşlerdi.
189:4.10 (2026.4) As these women sat there in the early hours of the dawn of this new day, they looked to one side and observed a silent and motionless stranger. For a moment they were again frightened, but Mary Magdalene, rushing toward him and addressing him as if she thought he might be the caretaker of the garden, said, “Where have you taken the Master? Where have they laid him? Tell us that we may go and get him.” When the stranger did not answer Mary, she began to weep. Then spoke Jesus to them, saying, “Whom do you seek?” Mary said: “We seek for Jesus who was laid to rest in Joseph’s tomb, but he is gone. Do you know where they have taken him?” Then said Jesus: “Did not this Jesus tell you, even in Galilee, that he would die, but that he would rise again?” These words startled the women, but the Master was so changed that they did not yet recognize him with his back turned to the dim light. And as they pondered his words, he addressed the Magdalene with a familiar voice, saying, “Mary.” And when she heard that word of well-known sympathy and affectionate greeting, she knew it was the voice of the Master, and she rushed to kneel at his feet while she exclaimed, “My Lord, and my Master!” And all of the other women recognized that it was the Master who stood before them in glorified form, and they quickly knelt before him.
    Bu insan gözleri, bu zaman zarfında İsa’ya eşlik etmekte olan belirli morontia kişiliklerinin birlikteliği içindeki dönüştürücülerin ve yarı-ölümlülerin özel hizmetiyle İsa’nın morontia halini görmeleri mümkün hale getirilmişti.
189:4.11 (2027.1) These human eyes were enabled to see the morontia form of Jesus because of the special ministry of the transformers and the midwayers in association with certain of the morontia personalities then accompanying Jesus.
    Meryem onun ayaklarını kucaklamayı amaçladığında, İsa şunun söyledi: “Dokunma bana, Meryem, zira be senin beni beden içinde bildiğin halde değilim. Bu halde ben Babaya yükselmeden önce bir süreliğine vakit geçireceğim. Ancak, hepiniz, şimdi gidin ve — ve Petrus’a — dirildiğimi ve sizlerin benimle konuşmuş olduğunuzu söyleyin.”
189:4.12 (2027.2) As Mary sought to embrace his feet, Jesus said: “Touch me not, Mary, for I am not as you knew me in the flesh. In this form will I tarry with you for a season before I ascend to the Father. But go, all of you, now and tell my apostles—and Peter—that I have risen, and that you have talked with me.”
    Bu kadınlar şaşkınlıklarının derin etkisinden kurtulduklarında, şehre doğru acele ile koşmuş olup, başlarına neyin geldiğini başından sonuna kadar on havariye anlatmış oldukları yer olan İlyas Markus’un evine gitmişlerdi. Onlar ilk başta kadınların bir hayal görmüş olduğunu düşünmüşlerdi; ancak, Mecdelli Meryem İsa’nın kendilerine söylemiş olduğu kelimeleri tekrar ettiğinde, ve Petrus kendi ismini duyduğunda, Petrus, Yahya tarafından yakın bir biçimde takip edilir halde, kabre ulaşmak ve bunları kendi gözleriyle görmek için acele ile üst odadan çıkmıştı.
189:4.13 (2027.3) After these women had recovered from the shock of their amazement, they hastened back to the city and to the home of Elijah Mark, where they related to the ten apostles all that had happened to them; but the apostles were not inclined to believe them. They thought at first that the women had seen a vision, but when Mary Magdalene repeated the words which Jesus had spoken to them, and when Peter heard his name, he rushed out of the upper chamber, followed closely by John, in great haste to reach the tomb and see these things for himself.
    Kadınlar, İsa ile konuşmanın hikâyesini diğer havarilere tekrarlamışlardı; ancak, onlar kendilerine inanmayacaklardı; ve, onlar, Petrus ve Yahya’nın gerçekleştirdiği gibi olanı biteni kendi kendilerine anlamaya çalışmayacaklardı.
189:4.14 (2027.4) The women repeated the story of talking with Jesus to the other apostles, but they would not believe; and they would not go to find out for themselves as had Peter and John.

5. Kabirde Petrus ve Yahya  

5. Peter and John at the Tomb

    İki havari Golgotha ve Yusuf’un kabri için koştuğunda, Petrus’un düşünceleri korku ve umut arasında gidip gelmişti; o Üstün ile buluşmaktan korku duymaktaydı; ancak, o, İsa’nın kendisine özel bir söz gönderme anlatısı karşısında umutlanmıştı. O İsa’nın gerçekten yaşıyor oluşuna yarı gönüllü bir biçimde kani olmuştu; o, üçüncü gün diriliş sözünü hatırlamıştı. Anlatılması zor ama, çarmıhın vaktinden beri onun Kudüs boyunca kuzeye doğru aceleyle hareket ettiği bu vakte kadar bu sözü hatırlamak aklının ucundan geçmemişti. Yahya şehirden aceleyle çıkarken, ruhu neşe ve umudun tuhaf bir coşkunluğuyla dolmuştu. O, kadınların gerçek bir biçimde Üstün’ün yükselmiş olduğunu görmelerine yarı bir biçimde kani olmuştu.
189:5.1 (2027.5) As the two apostles raced for Golgotha and the tomb of Joseph, Peter’s thoughts alternated between fear and hope; he feared to meet the Master, but his hope was aroused by the story that Jesus had sent special word to him. He was half persuaded that Jesus was really alive; he recalled the promise to rise on the third day. Strange to relate, this promise had not occurred to him since the crucifixion until this moment as he hurried north through Jerusalem. As John hastened out of the city, a strange ecstasy of joy and hope welled up in his soul. He was half convinced that the women really had seen the risen Master.
    Petrus’tan genç bir halde, Yahya, onu geçmiş olup, mezara ilk önce ulaşmıştı. Yahya, mezara bakan bir biçimde, kapı eşiğinde beklemiş olup, her şey tam da Meryem’in tasvir etmiş olduğu gibiydi. Çok kısa bir süre içinde Şimon Petrus acele ile yetişmiş olup, girmesiyle oldukça tuhaf bir biçimde durmakta olan mezar örtüleriyle aynı boş kabri görmüştü. Ve, Petrus dışarı çıktığında, Yahya’da içeri girip her şeyi gözleri ile görmüştü; ve, bunun ardından onlar, görmüş ve duymuş oldukları şeylerin anlamını yorumlamak için kayanın üstünde oturmuşlardı. Ve, onlar burada otururlarken, kendilerine İsa hakkında söylenmiş olan her şeyi akıllarından geçirmeye başlamışlardı; ancak, onlar, neyin yaşanmış olduğunu açık bir biçimde görememişlerdi.
189:5.2 (2027.6) John, being younger than Peter, outran him and arrived first at the tomb. John tarried at the door, viewing the tomb, and it was just as Mary had described it. Very soon Simon Peter rushed up and, entering, saw the same empty tomb with the grave cloths so peculiarly arranged. And when Peter had come out, John also went in and saw it all for himself, and then they sat down on the stone to ponder the meaning of what they had seen and heard. And while they sat there, they turned over in their minds all that had been told them about Jesus, but they could not clearly perceive what had happened.
    Petrus ilk başta, mezarın talan edildiğini; bedenin düşmanlar tarafından çalınışını ve muhafızların muhtemel bir biçimde rüşvet ile kandırıldığını önermişti. Ancak, Yahya, eğer beden çalınmış olsa mezarın bu kadar düzenli bir biçimde bırakılmayacağının fikrini yürütmüştü; ve, o aynı zamanda, sargıların nasıl arkada bırakıldığı ve bu kadar bariz bir biçimde bozulmamış halde kaldığı sorusunu sormuştu. Ve, tekrar onarın ikisi de, mezar örtülerini daha yakın bir biçimde incelemek için kabre geri gitmişlerdi. Onlar mezardan ikinci defa gelirken, Mecdelli Meryem’i geri dönmüş eve giriş önünde ağlar halde bulmuşlardı. Meryem, İsa’nın mezardan yükseleceğine inanan bir biçimde havarilere gitmişti; ancak, onların tümü kendisinin bildirisine inanmayı reddettiğinde, üzüntüye kapılmış olup, hayal kırıklığına uğramıştı. O, İsa’nın alışıldık sesini duymuş olduğu yer olan kabir yakınına geri dönme arzusu duymuştu.
189:5.3 (2027.7) Peter at first suggested that the grave had been rifled, that enemies had stolen the body, perhaps bribed the guards. But John reasoned that the grave would hardly have been left so orderly if the body had been stolen, and he also raised the question as to how the bandages happened to be left behind, and so apparently intact. And again they both went back into the tomb more closely to examine the grave cloths. As they came out of the tomb the second time, they found Mary Magdalene returned and weeping before the entrance. Mary had gone to the apostles believing that Jesus had risen from the grave, but when they all refused to believe her report, she became downcast and despairing. She longed to go back near the tomb, where she thought she had heard the familiar voice of Jesus.
    Meryem, Petrus ve Yahya ayrıldıktan sonra burada vakit geçirmeye devam ederken, Üstün, şunu söyleyen bir biçimde tekrar ona göründü: “Kuşku duyma; gördüğün ve duyduğun şeye inanma cesareti göster. Havarilerime geri dön ve onların tümüne tekrar benim yükseldiğimi, onlara görüneceğimi ve yakın bir süre içinde söz vermiş olduğum gibi onlar önünde gideceğimi söyle.”
189:5.4 (2027.8) As Mary lingered after Peter and John had gone, the Master again appeared to her, saying: “Be not doubting; have the courage to believe what you have seen and heard. Go back to my apostles and again tell them that I have risen, that I will appear to them, and that presently I will go before them into Galilee as I promised.”
    Meryem Markus evine acele ile geri gidip havarilere onun İsa ile tekrar konuşmuş olduğunu söyledi; ancak, onlar kendisine inanmayacaklardı. Ancak, Petrus ve Yahya geri döndüğünde, onlar alay etmeye sonlandırmış olup, korku ve dehşetle dolmuşlardı.
189:5.5 (2028.1) Mary hurried back to the Mark home and told the apostles she had again talked with Jesus, but they would not believe her. But when Peter and John returned, they ceased to ridicule and became filled with fear and apprehension.



Back to Top