URANTİA’NIN KİTABI’NA - 72. Makale
Komşu Bir Gezegen Üzerindeki Hükümet

URANTİA’NIN KİTABI’NA   

Kısım III. Urantia’nın Tarihi



Paper 72
Government on a Neighboring Planet

    LANAFORGE’NİN izni ve Edentia’nın En Yüksek Unsurları’nın onayı ile ben, Satania sistemine ait çokta uzakta bulunmayan bir gezegen üzerinde yaşayan en ileri insan ırkının toplumsal, ahlaki ve siyasi yaşamına dair birtakım şeyleri anlatmak için yetkinlendirildim.

72:0.1 (808.1) BY PERMISSION of Lanaforge and with the approval of the Most Highs of Edentia, I am authorized to narrate something of the social, moral, and political life of the most advanced human race living on a not far-distant planet belonging to the Satania system.

    Lucifer isyanına katılımları dolayısıyla tecrit altına alınmış Satania dünyalarının tümü içerisinde bu gezegen, Urantia’nınkine oldukça benzer bir tarihi deneyimlemiştir. Bu iki âlemin benzerliği kuşkusuz bir biçimde, bahse konu bu olağandışı sunumun yapılmasına neden izin verildiğini açıklamaktadır; çünkü sistem yöneticilerinin bir gezegenin olaylarının diğeri üzerinde anlatılmasına izin vermeleri en olağandışı durumdur.

72:0.2 (808.2) Of all the Satania worlds which became isolated because of participation in the Lucifer rebellion, this planet has experienced a history most like that of Urantia. The similarity of the two spheres undoubtedly explains why permission to make this extraordinary presentation was granted, for it is most unusual for the system rulers to consent to the narration on one planet of the affairs of another.

    Urantia gibi bu gezegen, Lucifer isyanı ile ilgili olarak sahip olduğu Gezegensel Prensi’nin sadakatsizliği tarafından doğru düzenden uzaklaşmıştı. Âdem’in Urantia’ya gelmesinden kısa bir süre sonra bir Maddi Evlat’ı almıştı; ve bu Evlat’da aynı zamanda bu âlemin tecrit altına alınmasına sebebiyet veren bir biçimde görevini yerine getirmede başarısız olmuştu; çünkü bir Hakimane Evlat, fani ırklarına hiçbir zaman bahşedilmemiştir.

72:0.3 (808.3) This planet, like Urantia, was led astray by the disloyalty of its Planetary Prince in connection with the Lucifer rebellion. It received a Material Son shortly after Adam came to Urantia, and this Son also defaulted, leaving the sphere isolated, since a Magisterial Son has never been bestowed upon its mortal races.

1. Kıtasal Ülke  

1. The Continental Nation

    Bahse konu bu gezegensel engellerin tümüne rağmen oldukça üstün bir medeniyet, Avustralya’nın büyüklüğüne yaklaşık bir alana sahip olan tecrit altına alınmış bir kıta üzerinde evirilmektedir. Bu ülkenin nüfusu yaklaşık olarak 140 milyondur. Onun insanları, tarafınızdan adlandırılmakta olan Urantia’nın beyaz ırkı ve bu insanlardan biraz daha fazla olan eflatun ırka ek olarak başlıca mavi ve sarı ırklardan meydana gelen bir biçimde karma bir ırktır. Bu farklı ırklar henüz birbirlerine bütünüyle karışmamışlardır; ancak onlar oldukça makul bir biçimde birbirleriyle bütünleşmiş ve toplumsallaşmıştır. Bu kıta üzerinde ortalama insan yaşamı mevcut an içerisinde; gezegen üzerindeki herhangi bir diğer topluluktan yüzde on beş daha fazla olan bir biçimde, doksan yıldır.

72:1.1 (808.4) Notwithstanding all these planetary handicaps a very superior civilization is evolving on an isolated continent about the size of Australia. This nation numbers about 140 million. Its people are a mixed race, predominantly blue and yellow, having a slightly greater proportion of violet than the so-called white race of Urantia. These different races are not yet fully blended, but they fraternize and socialize very acceptably. The average length of life on this continent is now ninety years, fifteen per cent higher than that of any other people on the planet.

    Bu ülkenin üretim işleyiş düzeni, kıtanın benzersiz bir arazi dağılımından kaynağını alan belirli bir büyük üstünlük yaratan farklılığı memnuniyetle deneyimlemektedir. Şiddetli yağmurların yılda sekiz ay düştüğü yüksek dağlar ülkenin en merkez bölgesinde konumlanmıştır. Bu doğal oluşum su gücünün kullanılması için elverişlilik yaratmakta ve kıtanın daha kurak olan batı bölgesinin sulanmasını büyük ölçüde kolaylaştırmaktadır.

72:1.2 (808.5) The industrial mechanism of this nation enjoys a certain great advantage derived from the unique topography of the continent. The high mountains, on which heavy rains fall eight months in the year, are situated at the very center of the country. This natural arrangement favors the utilization of water power and greatly facilitates the irrigation of the more arid western quarter of the continent.

    Bu topluluk kendi yaşamlarını tek başlarına idame ettiren bir birlikteliktir; onlar, etrafındaki ülkelerden herhangi bir şey ithal etmeden sonsuza kadar yaşayabilir. Onların doğal kaynakları oldukça fazladır; ve bilimsel yöntemler vasıtasıyla onlar, yaşamın temel gereksinimleri arasında yoksun oldukları şeyleri nasıl telafi etmeleri gerektiğini öğrenmişlerdir. Onlar canlı bir iç ticareti memnuniyetle deneyimlemektedirler; ancak onlar, daha az gelişmiş olan komşularına takındıkları ortak düşmanlık sebebiyle çok az bir dış ticarete sahiptirler.

72:1.3 (808.6) These people are self-sustaining, that is, they can live indefinitely without importing anything from the surrounding nations. Their natural resources are replete, and by scientific techniques they have learned how to compensate for their deficiencies in the essentials of life. They enjoy a brisk domestic commerce but have little foreign trade owing to the universal hostility of their less progressive neighbors.

    Bu kıtasal ülke genel olarak, kabile döneminden binlerce yıllık zaman zarfını kaplayan güçlü yöneticiler ve kralların ortaya çıktığı sürece doğru gelişerek gezegenin evrimsel eğilimini takip etmişti. Mutlak hükümdarları, başarısız cumhuriyetlerin, özel mülkiyetin müşterek olduğu devletlerin ve diktatörlerin sayısız kere gelip gittiği bir biçimde, hükümetin birçok farklı düzeni takip etmiştir. Bu büyüme; devleti mutlak bir biçimde yöneten üçlü idareciden birinin değişeceği döneme kadar olan, bir siyasi mayalanma süreci boyunca yaklaşık beş yüz yıl sürmüştür. Bahse konu bu yönetici, yönetimin ortağı diğer iki hükümdarın birinin de hükümranlığından feragat etmesi koşuluyla tahtından çekilmeye gönüllü olmuştur. Böylelikle kıtanın egemenliği tek bir yöneticinin elinde toplanmıştır. Bütünleşen devlet, özgürlüğün üstün bir sözleşmesinin geliştiği süreç olan, güçlü krallık idaresi altında bir yüzyıl daha ilerlemiştir.

72:1.4 (808.7) This continental nation, in general, followed the evolutionary trend of the planet: The development from the tribal stage to the appearance of strong rulers and kings occupied thousands of years. The unconditional monarchs were succeeded by many different orders of government — abortive republics, communal states, and dictators came and went in endless profusion. This growth continued until about five hundred years ago when, during a politically fermenting period, one of the nation’s powerful dictator-triumvirs had a change of heart. He volunteered to abdicate upon condition that one of the other rulers, the baser of the remaining two, also vacate his dictatorship. Thus was the sovereignty of the continent placed in the hands of one ruler. The unified state progressed under strong monarchial rule for over one hundred years, during which there evolved a masterful charter of liberty.

    Krallık yönetiminden hükümetin temsili bir türüne olan bir sonraki geçiş, kralların yalnızca toplumsal veya duygusal nitelikte simgesel önderler olarak kaldığı ve nihai olarak hükümranlığın erkek kolunun tükenmesiyle ortadan kalktığı bir biçimde, kademeli olmuştur. Mevcut cumhuriyet bu zaman zarfı içerisinde yalnızca iki yüz yıl yaşındadır; bu süreç içerisinde orada, üretim ve siyasi alanda yapılan değişikliklerin geçmiş on yılda hayata geçirilmiş olduğu hükümetsel yöntemler alanında, anlatılacak olan, sürekli bir gelişme söz konusu olmuştur.

72:1.5 (809.1) The subsequent transition from monarchy to a representative form of government was gradual, the kings remaining as mere social or sentimental figureheads, finally disappearing when the male line of descent ran out. The present republic has now been in existence just two hundred years, during which time there has been a continuous progression toward the governmental techniques about to be narrated, the last developments in industrial and political realms having been made within the past decade.

2. Siyasi Düzen  

2. Political Organization

    Kıtasal ülke şu an, ülke başkentinde merkezi olarak konumlanan bir başkent ile birlikte temsili bir hükümete sahiptir. Merkezi hükümet, göreceli bağımsız yüz eyaletten meydana gelen güçlü bir federasyondan oluşmaktadır. Bu eyaletler valilerini ve meclis üyelerini on yıllığına seçmekte olup, hiçbirinin tekrar seçilmeye hakkı bulunmamaktadır. Eyalet yargıçları valiler tarafından yaşam boyu hizmet vermek üzere atanmakta olup, bu atamalar her birinin yüz bin vatandaşı temsil ettiği milletvekilleri tarafından onaylanır.

72:2.1 (809.2) This continental nation now has a representative government with a centrally located national capital. The central government consists of a strong federation of one hundred comparatively free states. These states elect their governors and legislators for ten years, and none are eligible for re-election. State judges are appointed for life by the governors and confirmed by their legislatures, which consist of one representative for each one hundred thousand citizens.

    Orada şehrin büyüklüğüne bağlı olarak beş farklı anakent hükümeti bulunmaktadır; ancak hiçbir şehrin bir milyondan fazla sakini barındırmasına izin verilmemektedir. Bütünü itibariyle bahse konu bu belediye yönetim düzenleri oldukça basit, doğrudan ve ekonomiktir. Şehir idaresinin çok az sayıdaki makamı, vatandaşların en yüksek türleri tarafından oldukça kararlı bir biçimde arzulanmaktadır.

72:2.2 (809.3) There are five different types of metropolitan government, depending on the size of the city, but no city is permitted to have more than one million inhabitants. On the whole, these municipal governing schemes are very simple, direct, and economical. The few offices of city administration are keenly sought by the highest types of citizens.

    Federal hükümet yönetim, yasama ve yargı erkleri biçiminde üç eş-güdüm kolundan meydana gelir. Federal yönetimin baş sorumlusu her altı yılda bir herkesin kendi bölgesinden özgür olarak katıldığı oylarla seçilmektedir. Bu sorumlu, bağlı bulundukları eyalet valileriyle hemfikir en az yetmiş beş eyalet temsilcisinin talebi dışında tekrar seçilememektedirler; böyle bir durumda ise baş sorumluların görevi en fazla bir seçim dönemliğine kadar uzatılır. Bu kişi, yaşayan tüm eski devlet başkanlarından oluşan üstün bir bakanlar kurulunun tavsiyelerini alır.

72:2.3 (809.4) The federal government embraces three co-ordinate divisions: executive, legislative, and judicial. The federal chief executive is elected every six years by universal territorial suffrage. He is not eligible for re-election except upon the petition of at least seventy-five state legislatures concurred in by the respective state governors, and then but for one term. He is advised by a supercabinet composed of all living ex-chief executives.

    Yasama erki üç kamaradan meydana gelir:

72:2.4 (809.5) The legislative division embraces three houses:

    1. Üst meclis; ekonomik faaliyet uyarınca tercih edilen bir biçimde sanayi, meslek, tarım ve diğer topluluk çalışanlarından seçilmektedir.

72:2.5 (809.6) 1. The upper house is elected by industrial, professional, agricultural, and other groups of workers, balloting in accordance with economic function.

    2. Alt meclis; üretim ve meslek çalışanlarını içine almayan bir biçimde toplumsal, siyasi ve felsefi topluluklardan oluşan belirli toplumsal birlikteliklerden seçilmektedir. İtibar sahibi her vatandaş temsilcilerin bu iki sınıfı için de seçilebilir; ancak onlar, üst veya alt meclisin seçimine bağlı olarak farklı bir biçimde birliktelik kazandırılmışlardır.

72:2.6 (809.7) 2. The lower house is elected by certain organizations of society embracing the social, political, and philosophic groups not included in industry or the professions. All citizens in good standing participate in the election of both classes of representatives, but they are differently grouped, depending on whether the election pertains to the upper or lower house.

    3. Üçüncü meclis, kıdemli devlet adamları; devlet hizmeti emektarlarından meydana gelip, devlet başkanı, bölgesel (alt-federal) yöneticiler, yüce mahkemenin başkanı ve diğer iki yasama meclislerinden birinin başkanı tarafından aday gösterilen birçok seçkin kişiyi içine alır. Bu topluluk yüz kişi ile sınırlandırılmış olup, onun üyeleri kıdemli devlet adamlarının oy çokluğuyla seçilmektedir. Üyelik yaşam boyu olup, boş üyelikler ortaya çıktığında aday listesi arasında en yüksek oyu alan kişi böylelikle yönetmeliğe uygun olarak seçilir. Bu bünyenin kapsamı tamamiyle tavsiye niteliğindedir; ancak bu birim kamuoyunun kudretli bir belirleyicisi olup, hükümetin tüm kolları üzerinde güçlü bir etki yaratmaktadır.

72:2.7 (809.8) 3. The third house — the elder statesmen — embraces the veterans of civic service and includes many distinguished persons nominated by the chief executive, by the regional (subfederal) executives, by the chief of the supreme tribunal, and by the presiding officers of either of the other legislative houses. This group is limited to one hundred, and its members are elected by the majority action of the elder statesmen themselves. Membership is for life, and when vacancies occur, the person receiving the largest ballot among the list of nominees is thereby duly elected. The scope of this body is purely advisory, but it is a mighty regulator of public opinion and exerts a powerful influence upon all branches of the government.

    Federal idari sorumluluğun çok büyük bir kısmı, her biri on eyaletin birlikteliğinden meydana gelmiş on bölgesel (alt-federal) yönetim tarafından yerine getirilir. Bu bölgesel birimler, hiçbir şekilde ne yasama ne de yargı faaliyetlerine sahip olan bir biçimde tamamiyle yönetimsel ve idaridir. On bölge yöneticisi federal baş sorumlunun kişisel olarak atadığı bireylerdir; onların görev süresi devlet başkanınki ile uyumlu bir biçimde altı yıldır. Federal düzeydeki yüce mahkeme, bu on bölge yöneticisinin atamasını onaylamaktadır; ve onların yeniden atanmadıkları durumlarda, emekli olan yönetici kendiliğinden yerine geçen kişinin yardımcısı ve danışmanı olur. Bunun dışında kalan hallerde ise bahse konu bölge sorumluları, idari görevlilerden oluşan kendi bakanlar kurulunu seçer.

72:2.8 (810.1) Very much of the federal administrative work is carried on by the ten regional (subfederal) authorities, each consisting of the association of ten states. These regional divisions are wholly executive and administrative, having neither legislative nor judicial functions. The ten regional executives are the personal appointees of the federal chief executive, and their term of office is concurrent with his — six years. The federal supreme tribunal approves the appointment of these ten regional executives, and while they may not be reappointed, the retiring executive automatically becomes the associate and adviser of his successor. Otherwise, these regional chiefs choose their own cabinets of administrative officials.

    Bu ülke, hukuk ve sosyo-ekonomik mahkemeler olarak iki ana yargı düzeni tarafından yargılanmaktadır. Hukuk mahkemeleri şu üç ana düzeyde faaliyet göstermektedir:

72:2.9 (810.2) This nation is adjudicated by two major court systems — the law courts and the socioeconomic courts. The law courts function on the following three levels:

    1. İlk derece mahkemeleri, kentsel ve yerel yargıya ait, kararlarına yüksek eyalet mahkemelerinde itiraz edilebilen mahkemelerdir.

72:2.10 (810.3) 1. Minor courts of municipal and local jurisdiction, whose decisions may be appealed to the high state tribunals.

    2. Eyalet yüksek mahkemeleri, federal hükümetin nüfuz alanına girmeyen ve vatandaşlık hakları ve özgürlüklerini tehlikeye atmayan tüm durumlarda kararları nihai olan mahkemelerdir. Bölgesel yöneticiler, federal yüce mahkemeye herhangi bir davayı bir kez getirme gücü ile donatılmışlardır.

72:2.11 (810.4) 2. State supreme courts, whose decisions are final in all matters not involving the federal government or jeopardy of citizenship rights and liberties. The regional executives are empowered to bring any case at once to the bar of the federal supreme court.

    3. Federal yüce mahkeme — devlet düzeyindeki anlaşmazlıkların ve eyalet mahkemelerinden gelen temyiz davalarının yargısı için yüksek mahkemedir. Bu yüce mahkeme, bir eyalet mahkemesinde iki veya daha fazla yıl hizmet vermiş olan kırk yaşın üstünde ve yetmiş yaşın altındaki on iki üyeden meydana gelmektedir; bu üyeler bahse konu bu yüksek mevkie, devletin baş sorumlusu tarafından üstün bakanlar kurulu ve üçüncü yasama meclisinin oy çokluğu ile atanmaktadırlar. Bu yüce yargı bünyesinin tüm kararları en az üçte iki oy çokluğu ile kabul edilmektedir.

72:2.12 (810.5) 3. Federal supreme court — the high tribunal for the adjudication of national contentions and the appellate cases coming up from the state courts. This supreme tribunal consists of twelve men over forty and under seventy-five years of age who have served two or more years on some state tribunal, and who have been appointed to this high position by the chief executive with the majority approval of the supercabinet and the third house of the legislative assembly. All decisions of this supreme judicial body are by at least a two-thirds vote.

    Sosyo-ekonomik mahkemeler şu üç düzeyde faaliyet göstermektedir:

72:2.13 (810.6) The socioeconomic courts function in the following three divisions:

    1. Aile mahkemeleri, ev ve toplumsal düzenin yasama ve yürütme birimleri ile ilgili olan mahkemelerdir.

72:2.14 (810.7) 1. Parental courts, associated with the legislative and executive divisions of the home and social system.

    2. Eğitim mahkemeleri — eyalet ve bölge okul düzenlerine ek olarak eğitimsel idare işleyişinin yürütme ve yasama birimleri ile ilgili yargı bünyeleridir.

72:2.15 (810.8) 2. Educational courts — the juridical bodies connected with the state and regional school systems and associated with the executive and legislative branches of the educational administrative mechanism.

    3. Üretim mahkemeleri — ekonomik anlaşmazlıkların tümünün giderilmesi için tam yetkiyle donatılmış karar mahkemeleridir.

72:2.16 (810.9) 3. Industrial courts — the jurisdictional tribunals vested with full authority for the settlement of all economic misunderstandings.

    Federal yüce mahkeme, kıdemli devlet adamlar meclisi olan milli hükümete ait üçüncü yasama kolunun dörtte üçünün oyu alınmadan sosyo-ekonomik konularda alınan kararları görüşmemektedir. Bunun durum dışında aile, eğitim ve üretim yüksek mahkemelerinin tüm kararları nihaidir.

72:2.17 (810.10) The federal supreme court does not pass upon socioeconomic cases except upon the three-quarters vote of the third legislative branch of the national government, the house of elder statesmen. Otherwise, all decisions of the parental, educational, and industrial high courts are final.

3. Ev Yaşamı  

3. The Home Life

    Bu kıta üzerinde iki ailenin aynı çatı altında yaşaması kanuna aykırıdır. Ve toplu ikamet yasaklanmış olduğundan apartman tipi binaların çoğu yıkılmıştır. Ancak evli olmayan bireyler hala derneklerde, otellerde ve diğer topluluk meskenlerinde yaşayabilmektedirler. En küçük ev yerleşkesi en az dört bin altı yüz elli metre kare alanı sağlamak zorundadır. Ev amacıyla kullanılan tüm araziler ve diğer taşınmaz mallar en düşük ev yerleşke alanının on katına kadar vergiden muaftır.

72:3.1 (811.1) On this continent it is against the law for two families to live under the same roof. And since group dwellings have been outlawed, most of the tenement type of buildings have been demolished. But the unmarried still live in clubs, hotels, and other group dwellings. The smallest homesite permitted must provide fifty thousand square feet of land. All land and other property used for home purposes are free from taxation up to ten times the minimum homesite allotment.

    Bu insanların ev yaşamı geçen yüzyıl boyunca büyük ölçüde gelişme göstermiştir. Babalar ve anneler olarak ebeveynlerin çocuk yetiştirilimine dair ebeveyn okullarına katılması zorunludur. Küçük şehir yerleşkelerinde ikamet eden çiftçiler bile bu görevi, her iki hafta içerisinde bir kez, on günde bir sözlü eğitim için en yakında bulunan merkezlere giderek, yazışma yoluyla gerçekleştirmektedir; onların bir haftası beş gündür.

72:3.2 (811.2) The home life of this people has greatly improved during the last century. Attendance of parents, both fathers and mothers, at the parental schools of child culture is compulsory. Even the agriculturists who reside in small country settlements carry on this work by correspondence, going to the near-by centers for oral instruction once in ten days — every two weeks, for they maintain a five-day week.

    Her ailede ortalama çocuk sayısı beştir; ve onlar ebeveynlerinin bütüncül denetimi altındadır; ebeveynlerin biri veya ikisi de ölürse, aile mahkemeleri tarafından atanan gözetimcilere vesayetleri emanet edilir. Tamamiyle öksüz bir çocuğun gözetimi ile ödüllendirilmek her bir aile tarafından büyük bir onur olarak değerlendirilir. Ebeveynler arasında çekişmeli sınavlar düzenlenir, ve öksüz çocuk en iyi ebeveynsel nitelikleri sergileyenlerin evine ödül olarak gönderilir.

72:3.3 (811.3) The average number of children in each family is five, and they are under the full control of their parents or, in case of the demise of one or both, under that of the guardians designated by the parental courts. It is considered a great honor for any family to be awarded the guardianship of a full orphan. Competitive examinations are held among parents, and the orphan is awarded to the home of those displaying the best parental qualifications.

    Bu insanlar evi, medeniyetin temel kurumu olarak görmektedirler. Bir çocuğun eğitimi ve karakterinin en değerli kısmının ebeveynleri tarafından ve onun evinde teminat altına alınması beklenmektedir; ve babalar çocukların yetiştirilmesinde, neredeyse annelerin gösterdiğine eşit bir ilgiyi göstermektedir

72:3.4 (811.4) These people regard the home as the basic institution of their civilization. It is expected that the most valuable part of a child’s education and character training will be secured from his parents and at home, and fathers devote almost as much attention to child culture as do mothers.

    Cinsel eğitimin tümü evde ebeveynler veya yasal vasiler tarafından verilir. Ahlaki eğitim, okul atölyelerinde dinlenme dönemleri boyunca eğitmenler tarafından verilmektedir; ancak bu durum dinsel eğitim için farklı bir şekilde işlemektedir; din, ev yaşamının temel bir parçası olarak görülmektedir. Tümüyle dini eğitim yalnızca felsefe mabetlerinde halka açık olarak verilmektedir; Urantia kiliseleri gibi din kurumları için özellikle ayrılmış binalar bu insanların yaşantılarında gelişmemiştir. Felsefelerinde din, Tanrı’yı tanımak ve başkaları için hizmet ederek akranlarına duydukları sevgiyi dışa vurmaktadır; ancak onların bu felsefesi, bu gezegendeki diğer milletlerin dini düzeylerine benzer bir nitelikte bulunmamaktadır. Din bu insanlar arasında bütünüyle bir aile meselesi halindedir ki özellikle din birlikteliği için ayrılmış kamuya açık hiçbir yerleşke bulunmamaktadır. Siyasi olarak din ve devlet, Urantia unsurlarının söylem alışkanlarında dışa vurulduğu gibi, tamamiyle ayrıdır; ancak orada, din ve felsefe arasında garip bir örtüşme söz konusudur.

72:3.5 (811.5) All sex instruction is administered in the home by parents or by legal guardians. Moral instruction is offered by teachers during the rest periods in the school shops, but not so with religious training, which is deemed to be the exclusive privilege of parents, religion being looked upon as an integral part of home life. Purely religious instruction is given publicly only in the temples of philosophy, no such exclusively religious institutions as the Urantia churches having developed among this people. In their philosophy, religion is the striving to know God and to manifest love for one’s fellows through service for them, but this is not typical of the religious status of the other nations on this planet. Religion is so entirely a family matter among these people that there are no public places devoted exclusively to religious assembly. Politically, church and state, as Urantians are wont to say, are entirely separate, but there is a strange overlapping of religion and philosophy.

    Ebeveynleri tarafından yerinde bir biçimde eğitildiklerinden emin olmak için çocuklarını sınava tabi tutmak amacıyla her aileyi ziyaret eden ruhsal eğitmenler (Urantia papazlarına benzer bireyler), hükümetin yüksek denetimi altındaydı. Bu ruhsal danışmanlar ve müfettişler şu an, gönüllü bağışlar ile desteklenen bir kurum olarak yeni oluşturulmuş Ruhsal İlerleme Kuruluşu’nun yönlendirmesi altındadır. Muhtemel bir biçimde bu kurum, bir Cennet Hakimane Evladı’nın varışına kadar daha fazla evrimleşmeyecektir.

72:3.6 (811.6) Until twenty years ago the spiritual teachers (comparable to Urantia pastors), who visit each family periodically to examine the children to ascertain if they have been properly instructed by their parents, were under governmental supervision. These spiritual advisers and examiners are now under the direction of the newly created Foundation of Spiritual Progress, an institution supported by voluntary contributions. Possibly this institution may not further evolve until after the arrival of a Paradise Magisterial Son.

    Çocuklar, yurttaşlık sorumluluğuna ilk adımlarının gerçekleştiği on beş yaşına kadar yasal bir biçimde ebeveynlerine tabi olmaya devam ederler. Bunun sonrasında her beş senede bir ilerleyen beş aşamalı dönemler halinde kamu faaliyetleri bu türden yaş toplulukları tarafından yerine getirilirken, ebeveynlerine olan taabiyetleri azalır; yine bu dönemde devlete olan yeni yurttaşlık ve toplum sorumlulukları kendileri tarafından üstlenilir. Oy kullanma hakkı yirmi yaşında verilirken, ebeveynlerin onayına ihtiyaç duyulmadan gerçekleştirilecek evlenme hakkı yirmi beş yaşına kadar onlara verilmemektedir; ve çocuklar otuz yaşına ulaştıklarında evden ayrılmakla yükümlüdür.

72:3.7 (811.7) Children remain legally subject to their parents until they are fifteen, when the first initiation into civic responsibility is held. Thereafter, every five years for five successive periods similar public exercises are held for such age groups at which their obligations to parents are lessened, while new civic and social responsibilities to the state are assumed. Suffrage is conferred at twenty, the right to marry without parental consent is not bestowed until twenty-five, and children must leave home on reaching the age of thirty.

    Evlenme ve boşanma yasaları ülke bütününde ortaktır. Oy kullanma yaşı olan yirmiden önce evliliğe izin verilmemektedir. Evlenme izni yalnızca; evlilik başvurusundan bir yıl sonra ve gelin ve damadın evlilik yaşamının sorumlulukları ile ilgili ebeveyn okullarında yerinde bir biçimde eğitim gördüklerine dair sahip oldukları belgeleri sunmalarından sonra verilmektedir.

72:3.8 (812.1) Marriage and divorce laws are uniform throughout the nation. Marriage before twenty — the age of civil enfranchisement — is not permitted. Permission to marry is only granted after one year’s notice of intention, and after both bride and groom present certificates showing that they have been duly instructed in the parental schools regarding the responsibilities of married life.

    Boşanma yasaları bir ölçüde gevşektir; ancak ayrılık kararları aile mahkemeleri tarafından verilir; bu kararlar, başvurunun kayıt altına alındığı zaman zarfından bir yıl sonrasına kadar verilmeyebilir; ve bu gezegen üzerinde bir yıllık süreç Urantia’dakinden oldukça fazladır. Her ne kadar sıkı olmayan boşanma kanunlarına sahip olsalar da, mevcut boşanma oranları Urantia’nın medeni ırklarınınkinin sadece yüzde onudur.

72:3.9 (812.2) Divorce regulations are somewhat lax, but decrees of separation, issued by the parental courts, may not be had until one year after application therefor has been recorded, and the year on this planet is considerably longer than on Urantia. Notwithstanding their easy divorce laws, the present rate of divorces is only one tenth that of the civilized races of Urantia.

4. Eğitim Düzeni  

4. The Educational System

    Bu milletin eğitim düzeni, öğrencilerin beş yaşından on sekiz yaşına kadar eğitim gördükleri üniversite öncesi okullarda zorunlu ve karmadır. Bu okullar Urantia’nın emsallerine kıyasla oldukça farklıdır. Bu okullarda hiçbir sınıf bulunmamaktadır; eğitim gününde sadece tek bir ders işlenir; ve ilk üç yıldan sonra öğrencilerin tümü, altlarında bulunan öğrencilere ders veren bir biçimde yardımcı öğretmenler haline gelirler. Kitaplar yalnızca, okul atölyelerinde ve okul çiftliklerinde ortaya çıkan sorunların çözülmesinde yardımcı olmak için saklanan bilgiler için kullanılır. İcatların ve makineleşmenin bu büyük çağı olan bir dönemde, kıtada kullanılan mobilyanın çoğu ve birçok mekanik düzenek bu atölyelerde üretilmektedir. Her atölyenin yanında, öğrencilerin gerekli kaynak kitaplara başvurabileceği bir çalışma kütüphanesi bulunmaktadır. Tarım ve bahçecilik aynı zamanda, her yerel okulun yanında bulunan geniş tarlalar üzerinde bütün eğitim dönemi boyunca öğretilmektedir.

72:4.1 (812.3) The educational system of this nation is compulsory and coeducational in the precollege schools that the student attends from the ages of five to eighteen. These schools are vastly different from those of Urantia. There are no classrooms, only one study is pursued at a time, and after the first three years all pupils become assistant teachers, instructing those below them. Books are used only to secure information that will assist in solving the problems arising in the school shops and on the school farms. Much of the furniture used on the continent and the many mechanical contrivances — this is a great age of invention and mechanization — are produced in these shops. Adjacent to each shop is a working library where the student may consult the necessary reference books. Agriculture and horticulture are also taught throughout the entire educational period on the extensive farms adjoining every local school.

    Akli bakımdan zayıf olan bireyler yalnızca tarım ve hayvancılıkta eğitilmektedirler; ve onlar yaşam boyu, olağan düzeyin altında bulunan tüm bireyler için yasaklanan ebeveynliğe girişlerini engellemek için cinsiyetlerine göre ayrıldıkları özel gözetim topluluklarına bağlanırlar. Bu kısıtlayıcı önlemler yetmiş beş yıldır faaliyettedir; bahse konu bağlanma hükümleri, aile mahkemeleri tarafından verilir.

72:4.2 (812.4) The feeble-minded are trained only in agriculture and animal husbandry, and are committed for life to special custodial colonies where they are segregated by sex to prevent parenthood, which is denied all subnormals. These restrictive measures have been in operation for seventy-five years; the commitment decrees are handed down by the parental courts.

    Herkes bir aylığına tatile çıkmaktadır. Üniversite öncesi okullar on aylık yılın dokuz ayında faaliyet gösterir; bahse konu tatil dönemleri ebeveynler veya arkadaşlar ile gerçekleştirilen seyahatlerde harcanır. Bu seyahat; erişkin-eğitim programının bir parçası olup, yaşam boyunca devam eder; bu türden seyahatleri karşılamak için gerekli kaynaklar, emeklilik sigortası yöntemlerinde kullanılan aynı işleyiş biçimleriyle birikmektedir.

72:4.3 (812.5) Everyone takes one month’s vacation each year. The precollege schools are conducted for nine months out of the year of ten, the vacation being spent with parents or friends in travel. This travel is a part of the adult-education program and is continued throughout a lifetime, the funds for meeting such expenses being accumulated by the same methods as those employed in old-age insurance.

    Okul zamanının dörtte biri, rekabete dayalı atletizm olarak oyuna adanmıştır; öğrenciler bu yarışmalara yerel oyunlardan başlayarak eyalet ve bölge boyunca ülke düzeyine kadar gerçekleştirilen kabiliyet ve güç yarışlarında ilerlerler. Benzer bir biçimde hitabet ve müziğe ek olarak bilim ve felsefe alanında gerçekleştirilen yarışmalar, alt düzey yerel seviyelerden ülkesel çapta ödüller için gerçekleştirilen mücadelelere kadar öğrencilerin ilgisini çekmektedir.

72:4.4 (812.6) One quarter of the school time is devoted to play — competitive athletics — the pupils progressing in these contests from the local, through the state and regional, and on to the national trials of skill and prowess. Likewise, the oratorical and musical contests, as well as those in science and philosophy, occupy the attention of students from the lower social divisions on up to the contests for national honors.

    Okul hükümeti, bağlı üç kademeli ülke hükümetinin bir nüshasıdır; öğretmen kadrosu, bu okul hükümetinin üçüncü veya diğer bir değişle tavsiye nitelikli yasama bölümü olarak faaliyet göstermektedir. Bu kıta üzerinde eğitimin temel amacı, her öğrenciyi kendi kendisine yeten bir vatandaş haline getirmektir.

72:4.5 (812.7) The school government is a replica of the national government with its three correlated branches, the teaching staff functioning as the third or advisory legislative division. The chief object of education on this continent is to make every pupil a self-supporting citizen.

    On sekiz yaşında üniversite öncesi okul düzeninden mezun olan her çocuk kabiliyetli birer zanaatkâr haline gelir. Bu aşamadan sonra ya erişkin okullarında veya üniversitelerde kitaplardan çalışma ve özel bilgiyi elde etme süreci başlar. Mükemmel bir öğrenci çalışmasını tasarlanan çizelgeden önce tamamlarsa, kendisine bir çabukluk ödülü verilir; bu çabukluk ödülüyle birlikte bahse konu öğrenci, kendisinin ilgiyle tasarlamış olduğu bir yaratıcılık çalışmasını hayata geçirebilir. Eğitim düzeninin bütünü, bireyi yetkin bir biçimde hazırlamak için tasarlanmıştır.

72:4.6 (813.1) Every child graduating from the precollege school system at eighteen is a skilled artisan. Then begins the study of books and the pursuit of special knowledge, either in the adult schools or in the colleges. When a brilliant student completes his work ahead of schedule, he is granted an award of time and means wherewith he may execute some pet project of his own devising. The entire educational system is designed to adequately train the individual.

5. Üretim Düzeni  

5. Industrial Organization

    Bu insanlar arasında üretimin mevcut durumu, nihai hedeflerinden oldukça uzaktır; sermaye ve iş gücü hala kendisine özel sorunlara sahiptir; ancak onların ikisi de, içten iş birliği tasarımına uyumlu hale gelmektedir. Bu benzersiz kıta üzerinde işçiler artan bir biçimde, tüm üretim sorunlarında birer söz sahibi haline gelmektedirler; her us sahibi işçi yavaş bir biçimde küçük bir sermaye sahibine dönüşmektedir.

72:5.1 (813.2) The industrial situation among this people is far from their ideals; capital and labor still have their troubles, but both are becoming adjusted to the plan of sincere co-operation. On this unique continent the workers are increasingly becoming shareholders in all industrial concerns; every intelligent laborer is slowly becoming a small capitalist.

    Toplumsal düşmanlıklar azalmakta, iyi niyet hızlı bir biçimde büyümektedir. Köleliğin kaldırılması sonucunda (yaklaşık yüz yıl önce) büyük ölçekli hiçbir sorun yaşanmamıştır; çünkü bu uygulama, her yıl kölelerin yüzde ikilik bir kısmının özgürleştirilmesi vasıtasıyla kademeli olarak gerçekleştirilmiştir. Akılsal, ahlaki ve fiziksel sınavları başarıyla geçen kölelere vatandaşlık hakkı verilmişti; bu üstün kölelerin birçoğu, savaş esirleri veya bu esirlerin çocuklarıydılar. Elli yıl önce onlar, alt düzeyde bulunan kölelerinin geride kalan son unsurlarını sınır dışı etmişlerdi; ve daha da yakın bir zaman içinde onlar, bayağı ve kötü niyetli olan toplumsal sınıfların nüfusunu düşürme görevine kendilerini adamışlardır.

72:5.2 (813.3) Social antagonisms are lessening, and good will is growing apace. No grave economic problems have arisen out of the abolition of slavery (over one hundred years ago) since this adjustment was effected gradually by the liberation of two per cent each year. Those slaves who satisfactorily passed mental, moral, and physical tests were granted citizenship; many of these superior slaves were war captives or children of such captives. Some fifty years ago they deported the last of their inferior slaves, and still more recently they are addressing themselves to the task of reducing the numbers of their degenerate and vicious classes.

    Bu insanlar yakın zaman içerisinde, üretim anlaşmazlıklarının giderilmesine ek olarak bu tür sorunların çözümü için var olan eski yöntemler üzerinde ciddi ölçekli iyileştirmeleri getiren ekonomik sömürünün düzeltilmesi için yeni işleyiş biçimleri geliştirdiler. Kişisel veya üretimsel farklılıkların uyumlu hale getirilmesinde şiddet bir işleyiş biçimi olarak yasa dışı kabul edilmiştir. İş gücü ücretleri, karlar ve diğer ekonomik sorunlar keskin hatlar dâhilinde düzenlenmemiştir; ancak onlar genellikle, üretimden sorumlu yasama organı tarafından denetlenmektedir; bununla birlikte üretimden doğan anlaşmazlıklar, üretim mahkemeleri tarafından giderilmektedir.

72:5.3 (813.4) These people have recently developed new techniques for the adjustment of industrial misunderstandings and for the correction of economic abuses which are marked improvements over their older methods of settling such problems. Violence has been outlawed as a procedure in adjusting either personal or industrial differences. Wages, profits, and other economic problems are not rigidly regulated, but they are in general controlled by the industrial legislatures, while all disputes arising out of industry are passed upon by the industrial courts.

    Üretim mahkemeleri yalnızca otuz yaşındadır; ancak bu mahkemeler oldukça başarılı bir biçimde faaliyet göstermektedir. En yeni gelişme, üretim mahkemelerinin bundan böyle şu üç sınıfa düşen yasal tazminatı tanıyacak olması değişikliğini sağlamaktadır:

72:5.4 (813.5) The industrial courts are only thirty years old but are functioning very satisfactorily. The most recent development provides that hereafter the industrial courts shall recognize legal compensation as falling in three divisions:

    1. Üzerinde yatırım yapılmış sermayeden elde edilen yasal faiz oranları.

72:5.5 (813.6) 1. Legal rates of interest on invested capital.

    2. Üretim faaliyetlerinde çalıştırılan maharet için kabul edilebilir ücret.

72:5.6 (813.7) 2. Reasonable salary for skill employed in industrial operations.

    3. İş gücü için adil ve hakkani ücretler.

72:5.7 (813.8) 3. Fair and equitable wages for labor.

    Adil ve hakkani ücret koşulları ilk önce imzalanan sözleşme uyarınca yerine getirilmeli, veya azalan gelirler karşısında ise kayıplar ücretler üzerinden geçici kısıntıya gidilerek paylaşılmalıdır. Ve belirli giderler düşüldükten sonra gelirlerin tümü kar payı olarak değerlendirilmeli, sermaye, maharet ve iş gücü kollarının tümüne ağırlıklarına göre orantılı bir biçimde dağıtılmalıdır.

72:5.8 (813.9) These shall first be met in accordance with contract, or in the face of decreased earnings they shall share proportionally in transient reduction. And thereafter all earnings in excess of these fixed charges shall be regarded as dividends and shall be prorated to all three divisions: capital, skill, and labor.

    Her on yılda bir bölgesel yöneticiler, günlük kazanç sağlayan emeğin yassal olarak kaç saat olması gerektiğini düzenleyip bu konuda hüküm verirler. Üretim mevcut an içerisinde, haftada beş gün içinde çalışmanın dört eğlencenin bir gün olduğu düzende faaliyet göstermektedir. Bu insanlar her çalışma günü altı saat emeklerini sergileyip, öğrenciler gibi on ayın dokuzunda faaliyet gösterirler. Tatiller genellikle seyahatlerde harcanmakta olup, ulaşımın yeni yöntemleri oldukça yakın bir zaman içerisinde gelişme göstermiştir; ülkenin tamamı ulaşılabilir konumdadır. İklim yılda sekiz ay ulaşımı elverişli kılmakta olup, bu insanlar olanaklarının büyük bir kısmını değerlendirmektedirler.

72:5.9 (813.10) Every ten years the regional executives adjust and decree the lawful hours of daily gainful toil. Industry now operates on a five-day week, working four and playing one. These people labor six hours each working day and, like students, nine months in the year of ten. Vacation is usually spent in travel, and new methods of transportation having been so recently developed, the whole nation is travel bent. The climate favors travel about eight months in the year, and they are making the most of their opportunities.

    İki yüz yıl önce kar gayesi üretimde tamamen baskın bir konumda bulunmaktaydı; ancak bugün kar amacının yerini hızlı bir biçimde daha yüksek diğer amaçlar almaktadır. Rekabet bu kıta üzerinde varlığını tüm gücüyle sürdürmektedir; ancak bu rekabetin büyük bir kısmı üretimden oyun, maharet, bilimsel başarı ve ussal kazanıma aktarılmıştır. Rekabet en etkin bir biçimde toplumsal hizmet ve hükümete olan bağlılıkta varlığını sergilemektedir. Bu insanlar arasında kamu hizmeti, geleceğe dair arzuların temel gayesi haline gelmektedir. Kıtanın en zengin bireyi sahip olduğu makine atölyesinde günde altı saat çalışmakta, ve bunun sonrasında kamu hizmeti için yetkin hale gelmeyi arzuladığı devlet adamı yetiştiren okulların yerel bir birimine yetişmeye çabalamaktadır.

72:5.10 (813.11) Two hundred years ago the profit motive was wholly dominant in industry, but today it is being rapidly displaced by other and higher driving forces. Competition is keen on this continent, but much of it has been transferred from industry to play, skill, scientific achievement, and intellectual attainment. It is most active in social service and governmental loyalty. Among this people public service is rapidly becoming the chief goal of ambition. The richest man on the continent works six hours a day in the office of his machine shop and then hastens over to the local branch of the school of statesmanship, where he seeks to qualify for public service.

    Emek bu kıta üzerinde daha onursal bir hale gelmektedir; on sekiz yaşın üstünde olan yetkin bedenlere sahip vatandaşlar üretim yerleşkeleri olarak tanınan belirli bölgeler halindeki evlerde veya çiftliklerde çalışmaktadırlar; geçici olarak işsiz konuma düşen kişiler kamu işlerinde veya madenlerde zorunlu işçi birlikleri içinde emeklerini sarf etmektedirler.

72:5.11 (814.1) Labor is becoming more honorable on this continent, and all able-bodied citizens over eighteen work either at home and on farms, at some recognized industry, on the public works where the temporarily unemployed are absorbed, or else in the corps of compulsory laborers in the mines.

    Bu insanlar aynı zamanda — tembelliğe ve emekle kazanılmamış servete yönelik — toplumsal tiksintinin yeni bir türünü yeşertmeye başlamışlardır. Yavaş ama kesin bir biçimde onlar makineleri üzerinde hâkimiyet kurmaktadırlar. Onlar da bir zamanlar önce siyasi bağımsızlık ve daha sonra ekonomik özgürlük için mücadele vermişlerdi. Şimdi onlar; bu iki kazanımı da memnuniyetle deneyimleme safhasına girmekte olup, buna ek olarak artış gösteren bireyin kendisini gerçekleştirme faaliyetine adanabilecek oldukça hak edilmiş boş zaman etkinliklerini takdir etmeye başlamışlardır.

72:5.12 (814.2) These people are also beginning to foster a new form of social disgust — disgust for both idleness and unearned wealth. Slowly but certainly they are conquering their machines. Once they, too, struggled for political liberty and subsequently for economic freedom. Now are they entering upon the enjoyment of both while in addition they are beginning to appreciate their well-earned leisure, which can be devoted to increased self-realization.

6. Emeklilik Sigortası  

6. Old-Age Insurance

    Bu ülke, bireyin kendisine olan saygısına zarar veren bağış türünü yaşlılıkta güvence teminatı sağlayan soylu hükümet sigortası ile değiştirmek için kararlı bir çaba sarf etmektedir. Bu ülke her çocuğa eğitim ve her insana bir iş olanağı sağlamaktadır; böylelikle bu işleyiş, çalışamaz durumda ve yaşlı olan bireylerin korunumu için bu türden bir sigorta düzenini başarıyla yürütebilmektedir.

72:6.1 (814.3) This nation is making a determined effort to replace the self-respect-destroying type of charity by dignified government-insurance guarantees of security in old age. This nation provides every child an education and every man a job; therefore can it successfully carry out such an insurance scheme for the protection of the infirm and aged.

    Bu ülke insanları arasında bireylerin tümü; yetmiş yaşına kadar çalışmaya devam etmeleri için izin sağlayan devlet çalışma müdürlüğünden onay almadıkça, altmış beş yaşında kazançlı çalışmalarından emekli olmak zorundadır. Bu yaş sınırı, hükümet çalışanları veya felsefecilere uygulanmamaktadır. Fiziksel olarak engelli veya kalıcı olarak sakat hale gelmiş bireyler, bölgesel hükümetin emeklilik müdürlüğü ile ortak bir biçimde imzalanan mahkeme emri tarafından her yaşta emekliler listesine alınabilir.

72:6.2 (814.4) Among this people all persons must retire from gainful pursuit at sixty-five unless they secure a permit from the state labor commissioner which will entitle them to remain at work until the age of seventy. This age limit does not apply to government servants or philosophers. The physically disabled or permanently crippled can be placed on the retired list at any age by court order countersigned by the pension commissioner of the regional government.

    Emeklilik maaşları için ödenekler şu dört kaynaktan elde edilmektedir:

72:6.3 (814.5) The funds for old-age pensions are derived from four sources:

    1. Her ay içerisinde bir günlük gelire federal hükümet bu amaçla el koymaktadır; ve bu ülkede herkes bir işte çalışır halde bulunmaktadır

72:6.4 (814.6) 1. One day’s earnings each month are requisitioned by the federal government for this purpose, and in this country everybody works.

    2. Miraslar — birçok varlıklı vatandaş kaynaklarını bu amaç için ayırmaktadır.

72:6.5 (814.7) 2. Bequests — many wealthy citizens leave funds for this purpose.

    3. Devlet madenlerinde zorunlu çalışmadan elde edilen gelirler. Zorunlu olarak çalışmaya sevk edilen çalışanlar yaşamlarını idame ettirecekleri kadar gelir kazandıktan ve kendi emeklilik paylarını ayırdıktan sonra, iş güçlerinden elde edilen tüm ilave karlar bu emeklilik ödeneğine aktarılır.

72:6.6 (814.8) 3. The earnings of compulsory labor in the state mines. After the conscript workers support themselves and set aside their own retirement contributions, all excess profits on their labor are turned over to this pension fund.

    4. Doğal kaynaklardan elde edilen gelirler. Bu kıta üzerindeki doğal kaynakların tümü, federal hükümet tarafından toplum için kullanılan bir havuzda tutulmaktadır; ve bu üretim kolundan elde edilen gelirler hastalıkların önlenmesi, dâhilerin eğitimi ve devlet görevlilerini yetiştiren okullarda özellikle gelecek vaat eden bireylerin giderleri gibi toplumsal amaçlarda kullanılmaktadır. Doğal kaynaklardan elde edilen gelirlerin yarısı, emeklilik maaşları fonuna gitmektedir.

72:6.7 (814.9) 4. The income from natural resources. All natural wealth on the continent is held as a social trust by the federal government, and the income therefrom is utilized for social purposes, such as disease prevention, education of geniuses, and expenses of especially promising individuals in the statesmanship schools. One half of the income from natural resources goes to the old-age pension fund.

    Her ne kadar eyalet ve bölge sigorta kurumları koruyucu sigortanın birçok türünü sağlasa da, emeklilik ödemeleri on bölge birimi vasıtasıyla yalnızca federal hükümet tarafından yönetilmektedir.

72:6.8 (814.10) Although state and regional actuarial foundations supply many forms of protective insurance, old-age pensions are solely administered by the federal government through the ten regional departments.

    Bu hükümet kaynakları uzun bir süreden beri dürüst bir biçimde idare edilmektedir. Vatana ihanet ve cinayetten sonra en ağır cezalar mahkemeler tarafından, kamu güvenini kötüye kullanma suçuna verilmektedir. Toplumsal ve siyasi sadakatsizlik mevcut an içerisinde tüm suçlar arasında en çirkini olarak görülmektedir.

72:6.9 (814.11) These government funds have long been honestly administered. Next to treason and murder, the heaviest penalties meted out by the courts are attached to betrayal of public trust. Social and political disloyalty are now looked upon as being the most heinous of all crimes.

7. Vergilendirme  

7. Taxation

    Federal hükümet yalnızca, emeklilik ödemelerinin uygulanmasına ek olarak dahi ve yaratıcı özgünlüğü destekleme alanında kesin hatları çizilmiş bir yönetim işleyişine sahiptir; eyalet hükümetleri biraz daha fazla bireysel düzeyde vatandaşlar ile ilgiliyken, yerel hükümetler çok daha fazla düzenleyici veya diğer bir değişle toplumcudur. Şehir (ve onun alt yönetimleri) kendi çalışmalarını; sağlık, temizlik, imar düzenlemeleri, güzelleştirme, su arzu, aydınlatma, ısıtma, boş zaman etkinliklerini sağlama, müzik ve iletişim gibi konularda odaklamaktadır.

72:7.1 (815.1) The federal government is paternalistic only in the administration of old-age pensions and in the fostering of genius and creative originality; the state governments are slightly more concerned with the individual citizen, while the local governments are much more paternalistic or socialistic. The city (or some subdivision thereof) concerns itself with such matters as health, sanitation, building regulations, beautification, water supply, lighting, heating, recreation, music, and communication.

    Üretimin tümü içerisinde ilk öncelik sağlığa ayrılmaktadır; fiziksel esenlik düzeyinin belirli seviyeleri, üretimsel ve toplumsal öneme sahip olarak görülmektedir; ancak bireysel ve ailevi sağlık sorunları yalnızca kişiyi ilgilendiren durumlardır. Tamamiyle kişisel olan durumların tümünde olduğu gibi sağlık alanında müdahalede bulunmamak hükümetin gittikçe daha çok tercih ettiği tasarruf haline gelmektedir.

72:7.2 (815.2) In all industry first attention is paid to health; certain phases of physical well-being are regarded as industrial and community prerogatives, but individual and family health problems are matters of personal concern only. In medicine, as in all other purely personal matters, it is increasingly the plan of government to refrain from interfering.

    Şehirler hiçbir vergi gücüne sahip değillerdir; buna ek olarak onlar borçlanamamaktadırlar. Onlar; eyalet hazinesinden sahip olduğu her kişi başına ödenek almakta olup, bu ödeneği toplumcu girişimlerinden ve çeşitli ticari etkinliklere onay belgesi çıkararak elde ettiği gelirlerle desteklemek zorundadır.

72:7.3 (815.3) Cities have no taxing power, neither can they go in debt. They receive per capita allowances from the state treasury and must supplement such revenue from the earnings of their socialistic enterprises and by licensing various commercial activities.

    Şehir sınırlarını genişletmeyi oldukça işlevsel kılan hızlı taşımacılık imkânları belediye denetimi altındadır. Şehrin yangın birimleri, yangın koruma ve sigorta kurumları tarafından desteklenmektedir; buna ek olarak şehir içinde ve dışında bulunan her bina, yetmiş beş yıldan fazla bir süredir, yanmaz hale getirilmiştir.

72:7.4 (815.4) The rapid-transit facilities, which make it practical greatly to extend the city boundaries, are under municipal control. The city fire departments are supported by the fire-prevention and insurance foundations, and all buildings, in city or country, are fireproof — have been for over seventy-five years.

    Buralarda belediye tarafından atanmış güvenlik görevlileri bulunmamaktadır; polis kuvvetleri, eyalet hükümetleri tarafından idare edilmektedir. Bu birimin tamamı, yirmi beş ila elli yaş arasında bulunan evlenmemiş bireylerden seçilmiştir. Eyaletlerin çoğu ağır bir bekâret vergisi uygulamaktadır; eyalet polis gücüne katılan bireylerin tümü bu vergiden muaf tutulmaktadır. Ortalama büyüklükteki bir eyalette polis kuvveti şu an içerisinde yalnızca, elli yıl öncesinin onda biri düzeyindedir.

72:7.5 (815.5) There are no municipally appointed peace officers; the police forces are maintained by the state governments. This department is recruited almost entirely from the unmarried men between twenty-five and fifty. Most of the states assess a rather heavy bachelor tax, which is remitted to all men joining the state police. In the average state the police force is now only one tenth as large as it was fifty years ago.

    Kıtanın farklı bölgeleri arasında ekonomik ve diğer şartların büyük ölçüde farklılık göstermesinden dolayı göreceli özgür ve egemen yüz eyaletin sahip olduğu vergi düzenleri arasında neredeyse hiçbir ortak payda bulunmamaktadır. Her eyalet, federal yüce mahkemenin rızası olmadan değiştirilemeyecek on temel anayasa hükmüne sahiptir; ve bu hükümlerin bir tanesi, bir yıllık bir süreç içerisinde herhangi bir taşınmazın bütüncül değerinin yüzde birinden fazlasının vergi olarak almasını önlemektedir; ister şehir içinde ister şehir dışında olsun ev yerleşkelerinin tümü vergiden muaftır.

72:7.6 (815.6) There is little or no uniformity among the taxation schemes of the one hundred comparatively free and sovereign states as economic and other conditions vary greatly in different sections of the continent. Every state has ten basic constitutional provisions which cannot be modified except by consent of the federal supreme court, and one of these articles prevents levying a tax of more than one per cent on the value of any property in any one year, homesites, whether in city or country, being exempted.

    Federal hükümet borçlanamamaktadır; ve herhangi bir eyaletin savaş amacı dışında diğer bir eyaletten borç alım talebi dörtte üç oranında halk oyunu gerektirmektedir. Federal hükümet borçlanamamakta olduğu için savaş durumunda Milli Savunma Heyeti, ihtiyaç duyulabilecek insan ve malzemelere ek olarak eyaletlerin para durumlarının bilançosunu çıkarma gücü ile donatılmıştır. Ancak hiçbir borç yirmi beş yıldan daha fazla bir süre boyunca ödenmemiş kalamaz.

72:7.7 (815.7) The federal government cannot go in debt, and a three-fourths referendum is required before any state can borrow except for purposes of war. Since the federal government cannot incur debt, in the event of war the National Council of Defense is empowered to assess the states for money, as well as for men and materials, as it may be required. But no debt may run for more than twenty-five years.

    Federal hükümeti desteklemek için gelirler şu beş kaynaktan elde edilmektedir:

72:7.8 (815.8) Income to support the federal government is derived from the following five sources:

    1. İthalat vergileri. İthalatın tümü, bu kıta üzerinde ortak yaşam düzeyini korumak için tasarlanan bir gümrük vergi düzenine tabidir; bu ülkenin uyguladığı gümrükler gezegen üzerinde diğer herhangi bir ülkenin sahip olduğundan çok daha yüksektir. Bu gümrükler; üretim meclisinin iki kamarasının da, beraber atadıkları ekonomik olaylardan sorumlu baş yöneticinin tavsiyelerini onaylamasından sonra en yüksek üretim mahkemesi tarafından yürürlüğe girer. Üst üretim meclisi çalışanlar tarafından seçilirken, altta bulunan meclis ise sermaye sahipleri tarafından belirlenir.

72:7.9 (815.9) 1. Import duties. All imports are subject to a tariff designed to protect the standard of living on this continent, which is far above that of any other nation on the planet. These tariffs are set by the highest industrial court after both houses of the industrial congress have ratified the recommendations of the chief executive of economic affairs, who is the joint appointee of these two legislative bodies. The upper industrial house is elected by labor, the lower by capital.

    2. Telifler. Federal hükümet; — sanatçılar, yazarlar ve bilim adamları olarak — dâhilerin tüm türlerine yardım ederek ve onların ebeveynlerini koruyarak on bölgesel yaratım merkezinde buluşları ve özgün yaratımları teşvik etmektedir. Bunun karşılığında hükümet; ister makineler, kitaplar, sanat ürünleri, bitkiler ve ister hayvanlar ile ilgili olsun, bu türden icatlar ve yaratımların tümünden elde edilen gelirlerin yarısını almaktadır.

72:7.10 (816.1) 2. Royalties. The federal government encourages invention and original creations in the ten regional laboratories, assisting all types of geniuses — artists, authors, and scientists — and protecting their patents. In return the government takes one half the profits realized from all such inventions and creations, whether pertaining to machines, books, artistry, plants, or animals.

    3. Miras vergisi. Federal hükümet, bir taşınmazın büyüklüğüne ek olarak diğer koşullara bağlı bir biçimde yüzde bir ila elli arasında değişen derecelendirilmiş bir miras vergisini uygulamaktadır.

72:7.11 (816.2) 3. Inheritance tax. The federal government levies a graduated inheritance tax ranging from one to fifty per cent, depending on the size of an estate as well as on other conditions.

    4. Askeri malzeme. Hükümet, ticari ve eğlencesel amaçlar için kullanılan kara ve deniz malzemelerinin kiralanmasından yüklü bir gelir elde etmektedir.

72:7.12 (816.3) 4. Military equipment. The government earns a considerable sum from the leasing of military and naval equipment for commercial and recreational usages.

    5. Doğal kaynaklar. Federal devlet yönetim sözleşmesi içinde belirlenen özel amaçlar için bütünüyle gerekmedikçe, doğal kaynaklardan elde edilen gelirler ülke hazinesine aktarılır.

72:7.13 (816.4) 5. Natural resources. The income from natural resources, when not fully required for the specific purposes designated in the charter of federal statehood, is turned into the national treasury.

    Savaş kaynaklarının Milli Savunma Heyeti tarafından yaratılması dışında federal el koymalar; alt meclisin onayı ile birlikte üst yasama kurumunda çıkarılıp, devlet başkanı tarafından onaylanıp son olarak yüz üyeden oluşan federal bütçe heyeti tarafından nihai olarak geçerli kılınır. Bu heyetin üyeleri; eyalet valileri tarafından aday gösterilmekte olup, her altı yılda bir dörtte birinin yenilendiği bir biçimde yirmi dört yıllığına eyalet milletvekilleri tarafından seçilirler. Her altı yılda bir bu birim, dörtte üç oy çokluğu ile bir üyesini başkan olarak seçer; ve bu kişi böylelikle federal hazinenin yönetici-denetleyicisi haline gelir.

72:7.14 (816.5) Federal appropriations, except war funds assessed by the National Council of Defense, are originated in the upper legislative house, concurred in by the lower house, approved by the chief executive, and finally validated by the federal budget commission of one hundred. The members of this commission are nominated by the state governors and elected by the state legislatures to serve for twenty-four years, one quarter being elected every six years. Every six years this body, by a three-fourths ballot, chooses one of its number as chief, and he thereby becomes director-controller of the federal treasury.

8. Özel Amaçlı Üniversiteler  

8. The Special Colleges

    Beş-on sekiz yaş dönemini kapsayan zorunlu temel eğitim düzenine ek olarak özel amaçlı okullar şu alanlarda faaliyetlerini gerçekleştirir:

72:8.1 (816.6) In addition to the basic compulsory education program extending from the ages of five to eighteen, special schools are maintained as follows:

    1. Devlet-adamlığı okulları. Bu okullar ülkesel, bölgesel ve eyaletsel düzeyde olmak üzere üç sınıftır. Ülkenin kamu kurumları dört birime ayrılmıştır. Kamu yararını gözeten bu oluşumun ilk birimi başlıca olarak ülke idaresi ile ilgilidir; ve bu topluluğun tüm mevki sahipleri, devlet adamı yetiştirme okullarının bölgesel ve ülkesel çaptaki eğitim birimlerinin mezunu olmak durumundadır. Bireyler, devlet-adamlığının on bölgesel okulundan bir tanesinden mezun olduktan sonra ikinci birim içerisindeki siyasi, seçimle gelinen veya atanılan mevkileri kabul edebilirler; onların kamu görevleri, bölgesel idare ve eyalet hükümetlerindeki sorumluluklar ile ilgilidir. Üçüncü birim eyalet sorumluluklarını içine almakta olup, bu tür görevlilerin yalnızca eyalet düzeyindeki devlet-adamlığı diplomasına sahip olmaları gerekmektedir. Devlet görevlilerin dördüncü ve son biriminin devlet-adamlığı diplomasına sahip olmaları gerekmemektedir; bu mevkiler tamamen atama yoluyla belirlenir. Onlar, hükümetsel idari alanlarda faaliyet halindeki çeşitli eğitimsel meslekler tarafından belirlenen yardımcılık, sekreterlik veya teknik görevlerin alt kademelerini temsil eder.

72:8.2 (816.7) 1. Statesmanship schools. These schools are of three classes: national, regional, and state. The public offices of the nation are grouped in four divisions. The first division of public trust pertains principally to the national administration, and all officeholders of this group must be graduates of both regional and national schools of statesmanship. Individuals may accept political, elective, or appointive office in the second division upon graduating from any one of the ten regional schools of statesmanship; their trusts concern responsibilities in the regional administration and the state governments. Division three includes state responsibilities, and such officials are only required to have state degrees of statesmanship. The fourth and last division of officeholders are not required to hold statesmanship degrees, such offices being wholly appointive. They represent minor positions of assistantship, secretaryships, and technical trusts which are discharged by the various learned professions functioning in governmental administrative capacities.

    Yerel ve eyalet mahkeme yargıçları, eyalet devlet-adamlığı okullarından alınan diplomalara sahiplerdir. Toplumsal, eğitimsel ve üretimsel alanlardaki yargı mahkemelerinin hâkimleri, bölgesel okullardan alınan diplomalara sahiplerdir. Federal yüce mahkeme yargıçları, devlet adamı yetiştiren okulların tümünü bitirmek zorundadır.

72:8.3 (816.8) Judges of the minor and state courts hold degrees from the state schools of statesmanship. Judges of the jurisdictional tribunals of social, educational, and industrial matters hold degrees from the regional schools. Judges of the federal supreme court must hold degrees from all these schools of statesmanship.

    2. Felsefe okulları. Bu okullar felsefe mabetleri ile ilişkili olup, bir kamu faaliyeti olarak din ile az çok birliktelik halindedir.

72:8.4 (817.1) 2. Schools of philosophy. These schools are affiliated with the temples of philosophy and are more or less associated with religion as a public function.

    3. Bilim enstitüleri. Bu teknik okullar mevcut eğitim düzeni yerine sanayi ile eş güdüm halinde olup, on beş alt birimde idare edilir.

72:8.5 (817.2) 3. Institutions of science. These technical schools are co-ordinated with industry rather than with the educational system and are administered under fifteen divisions.

    4. Mesleksel eğitim okulları. Bu özel kurumlar, sayıca on iki olan çeşitli eğitimsel meslekler için tekniksel hazırlanışı sağlamaktadır.

72:8.6 (817.3) 4. Professional training schools. These special institutions provide the technical training for the various learned professions, twelve in number.

    5. Kara ve deniz askeri okulları. Ülke yönetim merkezi yakınında ve yirmi beş kıyı askeri merkezde, on sekiz yaş ila otuz yaş arasında bulunan gönüllü vatandaşların askeri eğitimine ayrılan bu kurumlar idare edilmektedir. Yirmi beş yaşın altında bulunan bireylerin bu okullara kabul edilebilmesi için ailelerinin onayını almış olması gerekmektedir.

72:8.7 (817.4) 5. Military and naval schools. Near the national headquarters and at the twenty-five coastal military centers are maintained those institutions devoted to the military training of volunteer citizens from eighteen to thirty years of age. Parental consent is required before twenty-five in order to gain entrance to these schools.

9. Genel Oy Hakkı Tasarımı  

9. The Plan of Universal Suffrage

    Her ne kadar kamu görev adaylarının tümü eyalet, bölgesel veya devlet-adamlığı okullarının mezunlarından seçilen bir biçimde sınırlandırılmış olsa da, bu ülkenin ilerici önderleri genel oy tasarımlarında ciddi bir zaaf noktası keşfettiler; ve yaklaşık elli yıl önce şu niteliklerden oluşan değiştirilmiş bir oy verme düzeni için anayasal hükmü yürürlüğe koydular:

72:9.1 (817.5) Although candidates for all public offices are restricted to graduates of the state, regional, or federal schools of statesmanship, the progressive leaders of this nation discovered a serious weakness in their plan of universal suffrage and about fifty years ago made constitutional provision for a modified scheme of voting which embraces the following features:

    1. Yirmi yaş ve üstünde olan her erkek ve kadın bir oya sahiptir. Bu yaşa erişilmesiyle birlikte vatandaşların tümü iki oy verme topluluğundan birine olan üyeliği kabul etmek durumundalardır. Onlar üretimsel, mesleksel, tarımsal veya ticaretsel olarak ekonomik faaliyetleri uyarınca ya ilk topluluğa katılacak, ya da siyasi, felsefi ve toplumsal eğilimleri uyarınca ikinci topluluğun üyesi olacaklardır. Çalışanların tümü böylelikle birtakım ekonomik oy topluluğuna ait olup, bu localar, ekonomik olmayan birliktelikler gibi, milli hükümetin gücün üç katmanlı erki tarafından denetlenmesine oldukça benzer bir biçimde, idare edilmektedir. Bu topluluklara gerçekleştirilen üyelik kayıtları on iki yılda bir değiştirilebilir.

72:9.2 (817.6) 1. Every man and woman of twenty years and over has one vote. Upon attaining this age, all citizens must accept membership in two voting groups: They will join the first in accordance with their economic function — industrial, professional, agricultural, or trade; they will enter the second group according to their political, philosophic, and social inclinations. All workers thus belong to some economic franchise group, and these guilds, like the noneconomic associations, are regulated much as is the national government with its threefold division of powers. Registration in these groups cannot be changed for twelve years.

    2. Eyalet valileri veya bölgesel yöneticilerin aday göstermesiyle ve bölgesel yüce heyetlerin emri ile, toplum için büyük hizmetlerde bulunma görevi emanet edilmiş bireylere veya hükümet hizmeti içinde olağanüstü bilgeliği sergilemiş olanlara; her seferinde beş yıllık bir süreden daha fazla olmayacak ve dokuz üstün oyu geçmeyecek bir biçimde ek oy kullanma hakkı verilebilir. Aynı şekilde bilim adamlarına, mucitlere, öğretmenlere, felsefecilere ve ruhsal önderlere de bu ilave siyasi güç verilebilmekte ve onlar bu güçle onurlandırılabilmektedir. Bu gelişmiş vatandaşsal ayrıcalıklar, özel amaçlı okulların bitirme belgeleri vermelerine oldukça benzer bir biçimde, eyalet ve bölgesel yüce heyetler tarafından sağlanmaktadır; ve bu ayrıcalıklara layık görülen bireyler, bu türden kamusal tanınmanın nişanını, sahip olduğu diğer başarı belgeleri ile birlikte, kişisel kazanımlarının listesine eklemekten onur duymaktadırlar.

72:9.3 (817.7) 2. Upon nomination by the state governors or by the regional executives and by the mandate of the regional supreme councils, individuals who have rendered great service to society, or who have demonstrated extraordinary wisdom in government service, may have additional votes conferred upon them not oftener than every five years and not to exceed nine such superfranchises. The maximum suffrage of any multiple voter is ten. Scientists, inventors, teachers, philosophers, and spiritual leaders are also thus recognized and honored with augmented political power. These advanced civic privileges are conferred by the state and regional supreme councils much as degrees are bestowed by the special colleges, and the recipients are proud to attach the symbols of such civic recognition, along with their other degrees, to their lists of personal achievements.

    3. Madenlerde zorunlu işçi olarak cezalandırılan tüm bireylere ek olarak vergi gelirleri ile hayatlarını idame ettiren hükümet çalışanları bu hizmetleri süresince oy kullanamamaktadırlar. Bu hüküm, altmış beş yaşında emekliliğe hak kazanıp görevlerini bırakan kişiler için geçerli değildir.

72:9.4 (817.8) 3. All individuals sentenced to compulsory labor in the mines and all governmental servants supported by tax funds are, for the periods of such services, disenfranchised. This does not apply to aged persons who may be retired on pensions at sixty-five.

    4. Her beş yıllık süreç içerisinde ödenen yıllık ortalama vergileri yansıtan beş ilave oy kullanma dilimi bulunmaktadır. Yüklü miktarda vergi veren bireylerin beşe kadar ilave oy kullanmasına izin verilmektedir. Bu izin diğer idari onurların dışındadır; ancak hiçbir durumda bir kişi ondan fazla oy kullanamaz.

72:9.5 (817.9) 4. There are five brackets of suffrage reflecting the average yearly taxes paid for each half-decade period. Heavy taxpayers are permitted extra votes up to five. This grant is independent of all other recognition, but in no case can any person cast over ten ballots.

    5. Bu oy kullanma tasarımının yürürlüğe girdiği dönemde, yerleşkesel oy verme sistemi ekonomik veya diğer bir değişle işlevsel sistemle değiştirilmiştir. Şimdi tüm vatandaşlar, ikametlerinden bağımsız bir biçimde üretimsel, toplumsal veya mesleksel topluluk üyeleri olarak oy kullanmaktadırlar. Böylelikle seçmenler, hükümetsel görev ve sorumluluk mevkilerine gelebilecek sadece en iyi üye arkadaşlarını seçen birleşmiş, bütünleşmiş ve ussal topluluklardan meydana gelmektedir. Bu işlevsel veya diğer bir değişle topluluk oy hakkı düzeni içinde bir istisna bulunmaktadır: bir federal devlet başkanının her altı yılda bir gerçekleştirilen seçimi ülke çapında olup, hiçbir vatandaş birden fazla oy verememektedir.

72:9.6 (818.1) 5. At the time this franchise plan was adopted, the territorial method of voting was abandoned in favor of the economic or functional system. All citizens now vote as members of industrial, social, or professional groups, regardless of their residence. Thus the electorate consists of solidified, unified, and intelligent groups who elect only their best members to positions of governmental trust and responsibility. There is one exception to this scheme of functional or group suffrage: The election of a federal chief executive every six years is by nation-wide ballot, and no citizen casts over one vote.

    Böylece devlet başkanının seçimi dışında oy verme hakkı, vatandaşlığın ekonomik, mesleksel, ussal ve toplumsal birliktelikleri tarafından yerine getirilir. Nihai devlet organik olup, vatandaşların özgür ve ussal her bir topluluğu daha büyük hükümet organizması içinde hayati ve faal bir organı temsil eder.

72:9.7 (818.2) Thus, except in the election of the chief executive, suffrage is exercised by economic, professional, intellectual, and social groupings of the citizenry. The ideal state is organic, and every free and intelligent group of citizens represents a vital and functioning organ within the larger governmental organism.

    Devlet-adamlığı okulları; yetersiz, tembel, umursamaz veya suçlu herhangi bir bireyin oy hakkının alınması için eyalet mahkemelerinde dava açabilme gücüne sahiptir. Bu insanlar, bir ülkenin yarısının alt düzeyde veya diğer bir değişle yetersiz olup hala oy kullanma hakkına sahip olduğunda, o ülkenin çöküşünün kaçınılmaz olduğunu bilmektedirler. Onlar, sıradanlığın hâkimliğinin herhangi bir ülkenin sonunu hazırladığına inanmaktadırlar. Oy vermek zorunlu olup, oylarını kullanmada başarısız olan herkese yüklü cezalar uygulanmaktadır.

72:9.8 (818.3) The schools of statesmanship have power to start proceedings in the state courts looking toward the disenfranchisement of any defective, idle, indifferent, or criminal individual. These people recognize that, when fifty per cent of a nation is inferior or defective and possesses the ballot, such a nation is doomed. They believe the dominance of mediocrity spells the downfall of any nation. Voting is compulsory, heavy fines being assessed against all who fail to cast their ballots.

10. Suçla Mücadele  

10. Dealing with Crime

    Bu insanların suçla, akıl hastalarıyla ve yozlaşma ile mücadeleleri, her ne kadar bir biçimde memnuniyet verici olsa da, kuşkusuz birçok Urantia unsurunu dehşete düşürecektir. Sıradan suçlular ve yetersizler cinsiyetlerine göre farklı tarım topluluklarına yerleştirilmekte olup, bu yerler kendi yaşamlarını idame ettirme olanağından fazlasını sağlamaktadır. Alışkanlıkla suç işleyen daha ciddi suçlular ve iyileştirilemez bir biçimde akıl hastası olan kişiler, mahkemeler tarafından ölümcül gaz odasına gönderilme cezasına çarptırılırlar. Aynı zamanda cinayetin yanı sıra sayısız birçok suç, hükümetsel göreve olan hıyanet dâhil olmak üzere, ölüm cezası taşımakta olup; adalet kesin ve hızlı bir biçimde yerine getirilir.

72:10.1 (818.4) The methods of this people in dealing with crime, insanity, and degeneracy, while in some ways pleasing, will, no doubt, in others prove shocking to most Urantians. Ordinary criminals and the defectives are placed, by sexes, in different agricultural colonies and are more than self-supporting. The more serious habitual criminals and the incurably insane are sentenced to death in the lethal gas chambers by the courts. Numerous crimes aside from murder, including betrayal of governmental trust, also carry the death penalty, and the visitation of justice is sure and swift.

    Bu insanlar kısıtlayıcı ve cezalandırıcı hukuktan önleyici hukuka doğru giriş yapmaktadır. Kısa bir süre önce onlar, olası katiller ve büyük suçlular olduklarına inanılanları gözaltı topluluklarında yaşam boyunca mahkûm ederek suçun önlenmesi girişiminde bulunmaya kadar ilerlediler. Eğer bu türden mahkûmlar ilerleyen zamanlarda biraz daha olağan hale geldiklerini gösterirlerse, ya şartla salıverilirler veya affedilirler. Bu kıta üzerinde cinayet oranı, diğer ülkelerdekinin yalnızca yüzde biridir.

72:10.2 (818.5) These people are passing out of the negative into the positive era of law. Recently they have gone so far as to attempt the prevention of crime by sentencing those who are believed to be potential murderers and major criminals to life service in the detention colonies. If such convicts subsequently demonstrate that they have become more normal, they may be either paroled or pardoned. The homicide rate on this continent is only one per cent of that among the other nations.

    Suçlular ve yetersizleri yaratan koşulları ortadan kaldırma çabaları yüz yıl önce başlamış olup, çoktandır memnuniyet verici sonuçları beraberinde getirmiştir. Akıl hastaları için orada herhangi bir cezaevi veya hastane bulunmamaktadır. Bunun nedenlerinden biri Urantia üzerinde bulunabilecek bu kişilerin yalnızca yaklaşık yüzde onunun bu ülkede mevcut olmasıdır.

72:10.3 (818.6) Efforts to prevent the breeding of criminals and defectives were begun over one hundred years ago and have already yielded gratifying results. There are no prisons or hospitals for the insane. For one reason, there are only about ten per cent as many of these groups as are found on Urantia.

11. Askeri Hazırlılık  

11. Military Preparedness

    Federal askeri okul mezunları, Milli Savunma Heyeti’nin başkanı tarafından kabiliyet ve deneyimleri uyarınca yedi rütbe içinde “medeniyetin koruyucuları” olarak görevlendirilebilirler. Bu heyet yirmi beş üyeden meydana gelmekte olup, onların üyeleri en yüksek aile, eğitim ve üretim mahkemeleri tarafından aday gösterilip, federal yüce mahkeme tarafından onaylanır; ve bu heyete resen, idare edilen askeri olaylardan sorumlu görevlilerin başı başkanlık eder.

72:11.1 (818.7) Graduates of the federal military schools may be commissioned as “guardians of civilization” in seven ranks, in accordance with ability and experience, by the president of the National Council of Defense. This council consists of twenty-five members, nominated by the highest parental, educational, and industrial tribunals, confirmed by the federal supreme court, and presided over ex officio by the chief of staff of co-ordinated military affairs. Such members serve until they are seventy years of age.

    Bu türden görevlendirilmiş çalışanlar tarafından takip edilen dersler dört yıl sürmekte olup, her zaman belirli bir zanaatın veya mesleğin ustalığı ile ilgili haldedir. Askeri eğitim, bahse konu birliktelik halindeki üretimsel, bilimsel veya mesleksel hazırlanma olmadan sunulmamaktadır. Askeri eğitim tamamlandığında dört yıllık eğitim süreci boyunca birey, benzer bir biçimde eğitimin dört yıl olduğu özel amaçlı okulların herhangi birinde aktarılan eğitimi askeri okullardaki öğreniminin yarısında alır. Eğitimlerinin yarısı boyunca teknik veya mesleksel bir hazırlanmanın teminat altına alınmasıyla çok sayıdaki insana yaşamlarını idame ettirebilme olanağı sunarak, mesleksel bir askeri sınıfın yaratılmasından böylece kaçınılmış olur.

72:11.2 (819.1) The courses pursued by such commissioned officers are four years in length and are invariably correlated with the mastery of some trade or profession. Military training is never given without this associated industrial, scientific, or professional schooling. When military training is finished, the individual has, during his four years’ course, received one half of the education imparted in any of the special schools where the courses are likewise four years in length. In this way the creation of a professional military class is avoided by providing this opportunity for a large number of men to support themselves while securing the first half of a technical or professional training.

    Barış dönemlerinde askeri hizmet tamamen gönüllü bir biçimde gerçekleştirilmektedir; ve bu hizmetin tüm kollarındaki görevlendirilmeler dört yıllıktır; bu dönemde her birey, askeri taktiklerdeki ustalığa ek olarak belirli bir özel çalışma kolunda ilerler. Müzik alanındaki eğitim, merkezi askeri okullarının başlıca uğraşlarından biridir; ve bu okulların yirmi beş eğitim yerleşkesi kıtanın sınır bölgeleri etrafına dağıtılmıştır. Üretimsel durgunluk dönemlerinde binlerce işsiz kendiliğinden; kara, deniz ve havada kıtanın askeri savunma kaynaklarını inşa etmede görevlendirilmektedir.

72:11.3 (819.2) Military service during peacetime is purely voluntary, and the enlistments in all branches of the service are for four years, during which every man pursues some special line of study in addition to the mastery of military tactics. Training in music is one of the chief pursuits of the central military schools and of the twenty-five training camps distributed about the periphery of the continent. During periods of industrial slackness many thousands of unemployed are automatically utilized in upbuilding the military defenses of the continent on land and sea and in the air.

    Her ne kadar bu insanlar; çevreleyen düşmancıl toplulukların saldırılarına karşı bir savunma biçimi olarak güçlü bir savaş kabiliyetini devam ettirseler de; bu askeri kaynakları saldırgan bir savaşta yüz yıldan fazla bir süreden beri kullanmamış olmaları onların bu uygulamalarındaki başarı hanesine yazılabilir. Onlar öyle bir medeniyet seviyesine ulaşmışlardır ki, saldırganlık içinde savaş güçlerini kullanma cezp ediciliğine kapılmaya fırsat vermeden medeniyetlerini oldukça kuvvetli bir biçimde savunabilmektedirler. Birleşik kıta devletinin oluşturulmasından beri orada hiçbir iç savaş yaşanmamıştır; ancak geçmiş iki yüzyıl boyunca bu insanlar, savunma amaçlı dokuz çetin savaşa girmek için çağrılmışlardır; bu dokuz savaştan üçü, dünya güçlerinin çok güçlü ittifaklarına karşı gerçekleştirilmiştir. Her ne kadar bu ülke; düşmancıl komşularının saldırılarına karşı yeterli düzeyde bir savunmayı sürdürse de, çok daha büyük bir ilgiyi devlet çalışanları, bilim adamları ve felsefecilerin eğitimine ayırmaktadır.

72:11.4 (819.3) Although these people maintain a powerful war establishment as a defense against invasion by the surrounding hostile peoples, it may be recorded to their credit that they have not in over one hundred years employed these military resources in an offensive war. They have become civilized to that point where they can vigorously defend civilization without yielding to the temptation to utilize their war powers in aggression. There have been no civil wars since the establishment of the united continental state, but during the last two centuries these people have been called upon to wage nine fierce defensive conflicts, three of which were against mighty confederations of world powers. Although this nation maintains adequate defense against attack by hostile neighbors, it pays far more attention to the training of statesmen, scientists, and philosophers.

    Ülkede barış egemen olduğunda etkin savunma düzen unsurlarının tümü oldukça bütüncül bir biçimde alışveriş, ticaret ve boş zaman etkinliklerinde kullanılmaktadır. Savaş ilan edildiğinde tüm ülke etkin hale getirilmektedir. Düşmanlık dönemi boyunca ordu tüm sanayi kollarını iyeliği altına almakta olup, askeri birimlerin tümünün baş sorumluları devlet başkanının bakanlar kurulunun üyeleri haline gelmektedir.

72:11.5 (819.4) When at peace with the world, all mobile defense mechanisms are quite fully employed in trade, commerce, and recreation. When war is declared, the entire nation is mobilized. Throughout the period of hostilities military pay obtains in all industries, and the chiefs of all military departments become members of the chief executive’s cabinet.

12. Diğer Ülkeler  

12. The Other Nations

    Her ne kadar bu benzersiz insanların toplumu ve hükümeti Urantia milletlerinden birçok açıdan üstün olsalar da, diğer kıtalardaki (bu gezegen on bir kıtaya sahiptir) hükümetler Urantia’nın daha gelişmiş milletlerine kıyasla kesin bir biçimde alt düzeyde bulunmaktadır.

72:12.1 (819.5) Although the society and government of this unique people are in many respects superior to those of the Urantia nations, it should be stated that on the other continents (there are eleven on this planet) the governments are decidedly inferior to the more advanced nations of Urantia.

    Tam da bu mevcut zaman içerisinde bahse konu üstün hükümet, alt düzeyde bulunan insanlar ile elçiliksel düzeyde temsil ilişkileri kurmayı tasarlamaktadır; ve ilk kez, bu komşu milletlere dini elçiler göndermeyi savunan bir büyük dini önder çıkmıştır. Bizler bu insanların, üstün bir kültürü ve dini diğer ırklar üzerine dayatmaya çabaladıklarında birçoklarının yaptıkları yanlışın aynısını gerçekleştirecek olmalarından korku duymaktayız. Gelişmiş kültürün bu kıtasal ülkesi sadece sınırları dışına çıksa ve komşu topluluklar arasındaki en iyi bireyleri kendi ülkelerine getirseydi, onları eğittikten sonra kültür elçileri olarak karanlıkta kalmış kardeşlerine geri gönderseydi, bu ülke içerisinde ne de mükemmel bir şey gerçekleştirilmiş olurdu! Tabi ki, eğer bir Hakimane Evlat yakın bir zaman içerisinde bu gelişmiş ülkeye gelirse, büyük gelişmeler hızlı bir biçimde bu dünya üzerinde gerçekleşebilir.

72:12.2 (819.6) Just now this superior government is planning to establish ambassadorial relations with the inferior peoples, and for the first time a great religious leader has arisen who advocates the sending of missionaries to these surrounding nations. We fear they are about to make the mistake that so many others have made when they have endeavored to force a superior culture and religion upon other races. What a wonderful thing could be done on this world if this continental nation of advanced culture would only go out and bring to itself the best of the neighboring peoples and then, after educating them, send them back as emissaries of culture to their benighted brethren! Of course, if a Magisterial Son should soon come to this advanced nation, great things could quickly happen on this world.

    Komşu bir gezegenin olaylarına dair bu anlatım, Urantia üzerinde medeniyeti geliştirme ve hükümetsel evrimi ilerletme amacıyla özel izin tarafından aktarılmıştır. Urantia unsurlarının kuşkusuz ilgisini çekecek ve onları olumlu bir biçimde etkileyecek daha birçok şey anlatılabilirdi, ancak bu anlatımın bütünü sahip olduğumuz izin hükmünün sınırlarını oluşturmaktadır.

72:12.3 (820.1) This recital of the affairs of a neighboring planet is made by special permission with the intent of advancing civilization and augmenting governmental evolution on Urantia. Much more could be narrated that would no doubt interest and intrigue Urantians, but this disclosure covers the limits of our permissive mandate.

    Urantia unsurları, buna rağmen; Satania ailesi içindeki kardeş âlemlerinin, Cennet Evlatları’nın ne hakimane ne de bahşedilme görevlerinden şimdiye kadar yarar sağlamamış olmalarını dikkatle irdelemelidir. Buna ek olarak diğer bir açıdan, bahse konu kıtasal ülkeyi gezegensel akranlarından ayıran bu derece bir kültür uçurumu tarafından Urantia’nın çeşitli toplulukları birbirinden ayrışmamışlardır.

72:12.4 (820.2) Urantians should, however, take note that their sister sphere in the Satania family has benefited by neither magisterial nor bestowal missions of the Paradise Sons. Neither are the various peoples of Urantia set off from each other by such disparity of culture as separates the continental nation from its planetary fellows.

    Gerçeğin Ruhaniyeti’nin bu aktarımı, bahşedilmiş dünyanın insan ırkının sahip oldukları amaçlarda büyük kazanımların gerçekleşmesi için ruhsal bir alt yapıyı sağlamaktadır. Urantia bu anlatımın neticesinde; — kanunlarla dünya çapındaki barışın çok güçlü bir biçimde oluşturulmasına katkıda bulunabilecek ve, ışık ve yaşamın en nihai çağları için gezegensel eşik dönemi olan bir çağ biçiminde, ruhsal arayışın gerçek bir çağının günün birinde doğuşuyla sonuçlanabilecek — yasalarıyla, işleyiş düzenleriyle, simgeleriyle, ortak kabulleriyle ve diliyle gezegensel bir hükümetin daha yakın bir zamanda gerçekleşmesi için çok daha iyi bir biçimde hazırlanmış hale getirilmiştir.

72:12.5 (820.3) The pouring out of the Spirit of Truth provides the spiritual foundation for the realization of great achievements in the interests of the human race of the bestowal world. Urantia is therefore far better prepared for the more immediate realization of a planetary government with its laws, mechanisms, symbols, conventions, and language — all of which could contribute so mightily to the establishment of world-wide peace under law and could lead to the sometime dawning of a real age of spiritual striving; and such an age is the planetary threshold to the utopian ages of light and life.

    [Nebadon’un bir Melçizedek unsuru tarafından sunulmuştur.]

72:12.6 (820.4) [Presented by a Melchizedek of Nebadon.]





Back to Top