URANTİA’NIN KİTABI’NA - 11. Makale
Cennetin Ebedi Adası

URANTİA’NIN KİTABI’NA   

Kısım I. Merkezi ve Aşkın Evrenler



Paper 11
The Eternal Isle of Paradise

    CENNET, kâinat âlemlerinin tümünün ebedi merkezi olup; o, Kâinatın Yaratıcısı’nın Ebedi Evlat’ın, Sınırsız Ruhaniyet’in, onların kutsal yardımcılarının ve birliktelik içinde bulundukları bünyelerin kalıcı olarak bulundukları yerdir. Bu merkezi Ada, tüm merkezi âlemde Kâinat gerçekliğinin bir düzen halinde işleyen en büyük bedenidir. Cennet, maddi bir âlem olduğu kadar aynı zamanda ruhani bir ikame yeridir. Kâinatın Yaratıcısı’nın tüm akli yapıya sahip yaratılmışları maddi yerleşkelerde barınır haldedir; bu nedenle mutlak denetleme merkezi aynı zamanda kelimenin tam anlamıyla maddi olmak durumundadır. Ve tekrar yinelemek gerekirse, ruhaniyetin unsurları ve ruhsal varlıklar gerçektir.

11:0.1 (118.1) PARADISE is the eternal center of the universe of universes and the abiding place of the Universal Father, the Eternal Son, the Infinite Spirit, and their divine co-ordinates and associates. This central Isle is the most gigantic organized body of cosmic reality in all the master universe. Paradise is a material sphere as well as a spiritual abode. All of the intelligent creation of the Universal Father is domiciled on material abodes; hence must the absolute controlling center also be material, literal. And again it should be reiterated that spirit things and spiritual beings are real.

    Cennetin maddi güzelliği onun fiziksel kusursuzluğunun muhteşemliğinden oluşur; Tanrı’nın Adası’nın ihtişamı onun sakinlerinin akli gelişimi ve olağanüstü ussal kazanımlarında ortaya koyulmuştur; merkezi Ada’nın görkemi, yaşamın ışığı olan kutsal ruhaniyet kişiliğinin sınırsız edinimlerinde sergilenmiştir. Fakat, ruhsal güzelliğin derinlikleri ve bu muhteşem bir aradalığının harikaları, maddi yaratılmışların sınırlı aklının kavramasının tamamen dışındadır. Kutsal yerleşkenin ruhsal parlaklığının görkemi fani algısı için bir imkânsızlığı içerisinde barındırır. Buna ek olarak, Cennet ebediyetten gelir; ve Yaşam’ın ve Işığın Adası’nın bu çekirdeğinin kaynağı ile iniltili ne herhangi bir kayıt ne de bununla alakalı geçmişten süre gelen gelenekler mevcuttur.

11:0.2 (118.2) The material beauty of Paradise consists in the magnificence of its physical perfection; the grandeur of the Isle of God is exhibited in the superb intellectual accomplishments and mind development of its inhabitants; the glory of the central Isle is shown forth in the infinite endowment of divine spirit personality — the light of life. But the depths of the spiritual beauty and the wonders of this magnificent ensemble are utterly beyond the comprehension of the finite mind of material creatures. The glory and spiritual splendor of the divine abode are impossible of mortal comprehension. And Paradise is from eternity; there are neither records nor traditions respecting the origin of this nuclear Isle of Light and Life.

1. Kutsal İkamet  

1. The Divine Residence

    Cennet, Kâinatsal âlemlerin yönetiminde birçok amacı yerine getirir, fakat yaratılmış varlıkların gözünde öncelikle o sadece İlahiyat’ın ikamet yeri olarak mevcut bir haldedir. Kâinatın Yaratıcısı’nın kişisel mevcudiyeti, İlahiyatların yerleşke yeri olan, küresel bir biçimde değil fakat çevresele benzer bu yapının yukarıda bulunan yüzeyinin tam merkezinde ikamet eder. Kutsal Yaratıcı’nın bu Cennet mevcudiyeti, Ebedi Evlat’ın kişisel mevcudiyeti tarafından eş zamanlı olarak çevrelenirken, onlar birlikte Sınırsız Ruhaniyet’in söze gerek olmayan ihtişamıyla genişlerler.

11:1.1 (118.3) Paradise serves many purposes in the administration of the universal realms, but to creature beings it exists primarily as the dwelling place of Deity. The personal presence of the Universal Father is resident at the very center of the upper surface of this well-nigh circular, but not spherical, abode of the Deities. This Paradise presence of the Universal Father is immediately surrounded by the personal presence of the Eternal Son, while they are both invested by the unspeakable glory of the Infinite Spirit.

    Tanrı geçmişte ve şimdi ikamet ettiği gibi sonsuza kadar da bu merkezi ve ebedi yerleşkede ikamet edecektir. Biz onu aradığımızda her zaman bu yerleşkede ikamet eder halde bulduk ve kendisini burada bulmaya devam edeceğiz. Kâinatın Yaratıcısı, kâinat âlemlerinin tümünün bu merkezinde Kâinatsal olarak odaklanmış, ruhsal olarak kişileşmiş ve coğrafi olarak yerleşmiştir.

11:1.2 (118.4) God dwells, has dwelt, and everlastingly will dwell in this same central and eternal abode. We have always found him there and always will. The Universal Father is cosmically focalized, spiritually personalized, and geographically resident at this center of the universe of universes.

    Kâinatın Yaratıcısı’nı bulmak için hangi yolu izlememiz gerektiğinin tümünün bilincine sahibiz. Kutsal yerleşke hakkında fazla bir kavrama dâhilinde bulunmaya onun sizden uzaklığı ve kapladığı alanın enginliği sebebiyle yetkin değilsiniz. Fakat bu muazzam uzaklıkların anlamını kavramaya yetkin olanlar, Tanrı’nın konumu ve yerleşkesinin, Urantia üzerinde coğrafi ve kesinlik dâhilinde konumlanmış olarak bulunan, tıpkı sizin malum bir biçimde bilgisine sahip olduğunuz New York, Londra, Roma ve Singapur gibi konumlarla benzerlik gösterdiğini kavrarlar. Eğer siz; gemi, haritalar ve pusula ile donanmış ne yaptığını bilen bir gezgin olsanız bu şehirleri rahatlıkla bulabilirsiniz. Buna benzer bir biçimde, eğer siz yeterli olan zamana ve yolculuk için gerekli araçlara sahip olursanız, ruhsal bir yetkinlikteyseniz ve bir gereklilik olan rehberliğe sahipseniz; Kâinatın Yaratıcısı’nın ruhsal ihtişamının merkezi parıltısı huzuruna en azından çıkana kadar, ışıldayan âlemler boyunca en başından beri merkeze doğru seyahat ederek, bir âlemden ve bir döngüden diğerine ulaştırılabilirsiniz. Seyahatin tüm gerekliliklerinin sağlanmasıyla, Tanrı’nın kişisel mevcudiyetini her şeyin merkezinde bulmak, tıpkı gezegeninizde uzak yerleri bulmak kadar olanak dâhilindedir. Sizin bu yerleri ziyaret etmemiş olmanız, onların gerçekliğini veya mevcut varoluşunu hiçbir biçimde dışlamaz. Sayıları çok az olan Kâinat yaratılmışlarının Cennet üzerinde Tanrı’yı bulmuş olmaları, buna benzer bir biçimde ne her şeyin merkezinde olan onun varlığının gerçekliğini ne de ruhsal bünyesinin mevcudiyetini geçersiz kılar.

11:1.3 (118.5) We all know the direct course to pursue to find the Universal Father. You are not able to comprehend much about the divine residence because of its remoteness from you and the immensity of the intervening space, but those who are able to comprehend the meaning of these enormous distances know God’s location and residence just as certainly and literally as you know the location of New York, London, Rome, or Singapore, cities definitely and geographically located on Urantia. If you were an intelligent navigator, equipped with ship, maps, and compass, you could readily find these cities. Likewise, if you had the time and means of passage, were spiritually qualified, and had the necessary guidance, you could be piloted through universe upon universe and from circuit to circuit, ever journeying inward through the starry realms, until at last you would stand before the central shining of the spiritual glory of the Universal Father. Provided with all the necessities for the journey, it is just as possible to find the personal presence of God at the center of all things as to find distant cities on your own planet. That you have not visited these places in no way disproves their reality or actual existence. That so few of the universe creatures have found God on Paradise in no way disproves either the reality of his existence or the actuality of his spiritual person at the center of all things.

    Yaratıcı her zaman bu merkezi konumda bulunur. Eğer o bulunduğu bu konumu değiştirirse, bu merkezi yerleşkede bulunan yaratımın nihayetinden kaynaklanan çekimin evrensel bağlantıları onun bünyesinde bir araya geldiği için, Kâinatsal karışıklık baş gösterir. Biz ya âlemler boyunca kişilik döngüsünün izlerini süreceğiz, veya onların Yaratıcı’ya doğru merkeze yaptıkları yolculukları biçimindeki yükselen kişiliklerini takip edeceğiz. Biz ya Cennet’in aşağısında olan maddi çekimin izlerini süreceğiz, veya Kâinatsal gücün yükselen çevrimlerini takip edeceğiz. Biz ya Ebedi Evlat’ın ruhsal çekiminin izlerini süreceğiz, veya Tanrı'nın Cennet Evlatları’nın merkeze doğru olan hareket yörüngesini takip edeceğiz. Biz ya akıl döngülerinin izini süreceğiz, veya Sınırsız Ruhaniyet’den gelen trilyonlarca göksel varlığı takip edeceğiz. Bütün bu gözlemlerin herhangi biri veya hepsi, bizi onun merkezi yerleşkesi olan Yaratıcı’nın mevcudiyetine doğrudan ulaştıracak. Burada Tanrı; kişisel olarak, kelimenin tam anlamıyla gerçekten mevcuttur. Ve onun burada bulunan sınırsız varlığından tüm âlemlere yaşam, enerji ve kişilik dolu ırmaklarının akışı sağlanır.

11:1.4 (119.1) The Father is always to be found at this central location. Did he move, universal pandemonium would be precipitated, for there converge in him at this residential center the universal lines of gravity from the ends of creation. Whether we trace the personality circuit back through the universes or follow the ascending personalities as they journey inward to the Father; whether we trace the lines of material gravity to nether Paradise or follow the insurging cycles of cosmic force; whether we trace the lines of spiritual gravity to the Eternal Son or follow the inward processional of the Paradise Sons of God; whether we trace out the mind circuits or follow the trillions upon trillions of celestial beings who spring from the Infinite Spirit — by any of these observations or by all of them we are led directly back to the Father’s presence, to his central abode. Here is God personally, literally, and actually present. And from his infinite being there flow the flood-streams of life, energy, and personality to all universes.

2. Ebedi Adanın Doğası  

2. Nature of the Eternal Isle

    Yıldız sistemleri içindeki mekânsal yerleşkeniz olan bulunduğunuz astronomik konumuzdan bile sezilebilen maddi evrenin muazzam büyüklüğüne göz atmaya başlamanızdan itibaren, böyle muhteşem maddi bir evrenin yetkin ve ona layık, yaşayan varlıkların ve maddi âlemlerin bu çok geniş ve uçsuz bucaksız olan Kâinatsal Yönetici’nin soyluluğu ve sonsuzluğuna denk bir yönetim merkezi olarak başkentinin olması gerektiği bariz bir biçimde ortaya çıkar.

11:2.1 (119.2) Since you are beginning to glimpse the enormousness of the material universe discernible even from your astronomical location, your space position in the starry systems, it should become evident to you that such a tremendous material universe must have an adequate and worthy capital, a headquarters commensurate with the dignity and infinitude of the universal Ruler of all this vast and far-flung creation of material realms and living beings.

    Biçim bakımından Cennet, yerleşime açık mekân bedenlerinden ayrılır: Cennet küresel değildir. O, kuzey-güney çapının batı-doğu çapından altıda bir oranında daha uzun olduğu bir geometrik şekliyle kesin olarak elips biçimindedir. Merkezi Ada temel olarak yatay bir konumda olup, onun üst ve alt yüzeyi arasındaki uzaklık batı-doğu çapının onda biri kadardır.

11:2.2 (119.3) In form Paradise differs from the inhabited space bodies: it is not spherical. It is definitely ellipsoid, being one-sixth longer in the north-south diameter than in the east-west diameter. The central Isle is essentially flat, and the distance from the upper surface to the nether surface is one tenth that of the east-west diameter.

    Boyutlar arasındaki bu farklılıklar, Ada’nın kuzey ucunda onun kuvvet-enerjinin dışa doğru olan baskısı ve sabit konumuyla ilişkisi bakımından, merkezi evrende mutlak işleyişin oluşturulmasını olanaklı kılmak için oluşturulmuştur.

11:2.3 (119.4) These differences in dimensions, taken in connection with its stationary status and the greater out-pressure of force-energy at the north end of the Isle, make it possible to establish absolute direction in the master universe.

    Merkezi Ada, coğrafi olarak eylemin üç ayrı nüfuz alanına ayrılmıştır:

11:2.4 (119.5) The central Isle is geographically divided into three domains of activity:

    1. Üst Cennet.

11:2.5 (119.6) 1. Upper Paradise.

    2. Çevresel Cennet.

11:2.6 (119.7) 2. Peripheral Paradise.

    3. Alt Cennet.

11:2.7 (119.8) 3. Nether Paradise.

    Yukarı kısım olarak cennet eylemleriyle kaplı olan Cennet’in yüzeyi hakkında konuşmaya başladığımızda, bunun tam zıt yönündeki taraf alt Cennet olarak adlandırılır. Cennet’in çevresel kısmı, tam bir biçimde kişisel veya kişisel olarak sayılamayacak, bunların ikisi arasından kalan eylemleri sağlar. Kutsal Üçleme kişisel veya diğer bir değişle yukarı düzlemde, Koşulsuz Mutlaklık ise kişisel olmayan veya diğer bir tabirle alt düzlemde baskındır. Biz Koşulsuz Mutlaklık’ı bir kişilik olarak algılayamayız, fakat bu Mutlak’ın işlevsel mekân mevcudiyetinin alt Cennet’e odaklandığını biliyoruz.

11:2.8 (119.9) We speak of that surface of Paradise which is occupied with personality activities as the upper side, and the opposite surface as the nether side. The periphery of Paradise provides for activities that are not strictly personal or nonpersonal. The Trinity seems to dominate the personal or upper plane, the Unqualified Absolute the nether or impersonal plane. We hardly conceive of the Unqualified Absolute as a person, but we do think of the functional space presence of this Absolute as focalized on nether Paradise.

    Ebedi Ada, gerçekliğin değişmez işleyişleri olan maddileşmenin tek bir biçiminden oluşmuştur. Cennet’in gerçek özü, uçsuz bucaksız kâinat âlemlerinin tümü olarak onun başka hiçbir yerinde bulunamayacak mekân gücünün uyum halindeki bir işleyişidir. Bu durum değişik âlemlerde birçok farklı isim altında anılmıştır, fakat özel olarak Nebadon’un Melçizedekleri başından beri onu absolutum olarak isimlendirmektedir. Cennet’in maddi kökeni ne cansız ne de canlı bir maddeden oluşmaktadır; o İlk Kaynak ve Merkez’in ruhsal olmayan özgün dışavurumudur; o Cennet’dir, ve Cennet’in bir eşi ve benzeri yoktur.

11:2.9 (120.1) The eternal Isle is composed of a single form of materialization — stationary systems of reality. This literal substance of Paradise is a homogeneous organization of space potency not to be found elsewhere in all the wide universe of universes. It has received many names in different universes, and the Melchizedeks of Nebadon long since named it absolutum. This Paradise source material is neither dead nor alive; it is the original nonspiritual expression of the First Source and Center; it is Paradise, and Paradise is without duplicate.

    İlk Kaynak ve Merkez, alt-sınırsızlığı, hatta zaman-mekân ve yaratımı mümkün kılmanın bir aracı şeklinde sınırsızlığın kısıtlanmasından kendisini bağımsızlaştırmasının bir biçimi olarak, Cennet üzerinde Kâinatsal gerçeklik için tüm mutlak potansiyelini birleştirdi. Fakat, kâinat âlemlerinin tümü bu yetkinlikler üzerinde kendisini açığa çıkardığı için, bu durum Cennet’in zaman ve mekân tarafından sınırlı olduğu anlamına gelmez. Cennet zaman olmadan da mevcut halindedir, buna ek olarak o mekân içerisinde hiçbir konuma sahip değildir.

11:2.10 (120.2) It appears to us that the First Source and Center has concentrated all absolute potential for cosmic reality in Paradise as a part of his technique of self-liberation from infinity limitations, as a means of making possible subinfinite, even time-space, creation. But it does not follow that Paradise is time-space limited just because the universe of universes discloses these qualities. Paradise exists without time and has no location in space.

    Kabataslak ifade etmek gerekirse: mekân alt Cennet’in altında oluşumunu gerçekleştirir; zaman ise üst Cennet’in hemen yukarısındadır. Merkezi Ada’nın vatandaşları olayların zaman bağlamından ayrık ilerleyişinin tamamiyle bilinci halinde olmasına rağmen; zaman, sizin algıladığınız biçimde Cennet mevcudiyetinin bir özelliği değildir. Devinim Cennet doğasında bulunmaz; o irade dâhilinde gerçekleşir. Fakat, uzaklığın ve hatta mutlak uzaklığın kavramsallaşması, Cennet üzerinde göreceli konumlara uygulanabilecek birçok anlama sahiptir. Cennet, sınırları belli olmayan mekânsal bir yer değildir; bu sebeple onun sınırları ve alanı mutlaktır; buna ek olarak da o işlevsel bakımdan fani aklın kavramasını aşan bir birçok biçimde yetkin hizmetini gerçekleştirir.

11:2.11 (120.3) Roughly: space seemingly originates just below nether Paradise; time just above upper Paradise. Time, as you understand it, is not a feature of Paradise existence, though the citizens of the central Isle are fully conscious of nontime sequence of events. Motion is not inherent on Paradise; it is volitional. But the concept of distance, even absolute distance, has very much meaning as it may be applied to relative locations on Paradise. Paradise is nonspatial; hence its areas are absolute and therefore serviceable in many ways beyond the concept of mortal mind.

3. Üst Cennet  

3. Upper Paradise

    Üst Cennet üzerinde, İlahi mevcudiyet, En Yüksek Kutsal Alan ve Kutsal Bölge olarak eylemin muazzam büyüklükteki üç nüfuz alanı bulunmaktadır. İlahiyatlar’ı doğrudan doğruya çevreleyen bu çok geniş ikamet alanı, En Yüksek Kutsal Alan olarak ayrı bir bölge biçiminde belirlenip, burası yüksek ruhsal erişimin, kutsal üçleştirmenin birleştiriciliğinin ve ilahiyatın işlevleri için ayrılmıştır. Bu alan içerisinde ne maddi herhangi bir yapılaşma ne de ussal yaratılmışlar bulunmaktadır; çünkü bahsi geçen unsurlar orada mevcut bir halde var olamazlar. Cennetin En Yüksek Kutsal Alan’ının muhteşemliğini ve kutsal doğasını insan aklına tasvir etmeye girişmek benim için gereksiz bir uğraş olacaktır. Bu nüfuz alanı tamamiyle ruhsaldır, fakat bunun karşısında siz ise neredeyse bütünüyle maddi bir yapıya sahipsiniz. Katışıksız bir ruhsal gerçeklik, saf bir maddi varlık karşısında tamamiyle mevcudiyet dışı olarak görünür.

11:3.1 (120.4) On upper Paradise there are three grand spheres of activity, the Deity presence, the Most Holy Sphere, and the Holy Area. The vast region immediately surrounding the presence of the Deities is set aside as the Most Holy Sphere and is reserved for the functions of worship, trinitization, and high spiritual attainment. There are no material structures nor purely intellectual creations in this zone; they could not exist there. It is useless for me to undertake to portray to the human mind the divine nature and the beauteous grandeur of the Most Holy Sphere of Paradise. This realm is wholly spiritual, and you are almost wholly material. A purely spiritual reality is, to a purely material being, apparently nonexistent.

    En Yüksek Kutsal’ın bölgesinde fiziksel maddileşme olmasa da, Kutsal Kara bölgelerinde sizin maddi günlerinize ait çok fazla sayıda hatıralık eşyalar bulunmakta olup ve bunlardan daha fazlası ise çevresel Cennet’in tarihi alanlarını anımsatan hatıratlarında mevcuttur.

11:3.2 (120.5) While there are no physical materializations in the area of the Most Holy, there are abundant souvenirs of your material days in the Holy Land sectors and still more in the reminiscent historic areas of peripheral Paradise.

    Merkez dışı bulunan veya diğer bir değişle ikamet alanı olan Kutsal Bölge, eş merkeze ait olan yedi bölüme ayrılmıştır. Cennet, Tanrı’nın ebedi ikamet alanı olması sebebiyle zaman zaman “Yaratıcı’nın Evi” olarak da anılmakta olup, bu yedi bölge sıklıkla “Yaratıcı’nın Cennet malikâneleri” olarak da tanımlanır. En iç bölgede olan kısım veya diğer bir değişle birinci bölüm, Cennet üzerinde ikame etme şansına sahip olan Cennet Vatandaşları ve Havona Yerlileri tarafından yerleşim yeri olarak kullanılmaktadır. Bu bölgeye bitişik olan kısım ikinci bölge, yedi engin bölümün bir parçası olarak, ruhani varlıkların ve evrimsel ilerlemenin âlemlerinden gelen yükselen yaratılmışların Cennet evidir. Bu bölümlerin her biri, tek bir aşkın-evrenin kişiliklerin gelişimi ve refahına ayrıcalıklı bir biçimde adanmıştır; fakat bölgeler biçiminde karşımıza çıkan bu yerleşke imkânları, mevcut olan yedi aşkın-evrenin gereksinimlerinin neredeyse sınırsız bir biçimde ötesindedir.

11:3.3 (120.6) The Holy Area, the outlying or residential region, is divided into seven concentric zones. Paradise is sometimes called “the Father’s House” since it is his eternal residence, and these seven zones are often designated “the Father’s Paradise mansions.” The inner or first zone is occupied by Paradise Citizens and the natives of Havona who may chance to be dwelling on Paradise. The next or second zone is the residential area of the natives of the seven superuniverses of time and space. This second zone is in part subdivided into seven immense divisions, the Paradise home of the spirit beings and ascendant creatures who hail from the universes of evolutionary progression. Each of these sectors is exclusively dedicated to the welfare and advancement of the personalities of a single superuniverse, but these facilities are almost infinitely beyond the requirements of the present seven superuniverses.

    Cennet’in yedi bölümünün her biri, sayı bakımından bir milyarı bulan onurlandırılmış bireysel çalışma birimlerinin yönetim merkezlerinin ağırlanmasına uygun ikame bölgelerine kendi içinde ayrılmıştır. Bu birimlerin bin tanesi bir bölümü oluşturmaktadır. On milyonunun birlikteliği bir kurulu oluşturmaktadır. Bir milyar kuruldan oluşan topluluk asli bir birliği meydana getirmektedir. Ve sayıları artan bu diziler, ikinci asli birlikten devam ederek yedinci asli birlikte son bulur. Bununla birlikte, yedi asli birliğin bütünü üstün birlikleri bir araya getirir, ve yedi üstün birlikler yüce bir birliği ortaya çıkarır. Bu nedenle, yükselen bu yedili seriler; yüce, aşkın yüce, göksel, aşkın göksel ve yüce birimlere doğru aşamalı olarak genişler. Fakat, bu muhteşem sayıda çok olan birimler bile ayrılan mekânın tümünü kaplamakta yetersiz kalır. Kavramanızı aşan bir rakamsal boyutta olan Cennet üzerinde yerleşkesel tasarımların bu şaşırtıcı sayısı, Kutsal Alan’ın kapladığı alanın sadece yüzde birini oluşturur. Cennet’in merkezine doğru yolculuğuna devam eden veya ebedi geleceğin zamanda Cennet’e tırmanmaya başlayacaklar için bile burada hali hazırda birçok yer mevcuttur.

11:3.4 (121.1) Each of the seven sectors of Paradise is subdivided into residential units suitable for the lodgment headquarters of one billion glorified individual working groups. One thousand of these units constitute a division. One hundred thousand divisions equal one congregation. Ten million congregations constitute an assembly. One billion assemblies make one grand unit. And this ascending series continues through the second grand unit, the third, and so on to the seventh grand unit. And seven of the grand units make up the master units, and seven of the master units constitute a superior unit; and thus by sevens the ascending series expands through the superior, supersuperior, celestial, supercelestial, to the supreme units. But even this does not utilize all the space available. This staggering number of residential designations on Paradise, a number beyond your concept, occupies considerably less than one per cent of the assigned area of the Holy Land. There is still plenty of room for those who are on their way inward, even for those who shall not start the Paradise climb until the times of the eternal future.

4. Çevresel Cennet  

4. Peripheral Paradise

    Merkezi Ada sınırsal bakımdan onun çevresinde sonlanır; fakat onun alanı o kadar büyüktür ki göreceli olarak bu bahsi geçen sınırsal son, alan ölçümünün herhangi sınırlandırılmış biçimiyle idrak edilemeyecek bir durumdadır. Cennet’in çevresel yüzeyi kısmi bir biçimde, ruhaniyet kişiliklerin çeşitli birimleri için iniş ve kalkış alanlarıyla kaplanmıştır. Yerleşkelerle sarılmamış mekân bölgeleri çevresel Cennet’e yakın olduğu için, Cennet parçasına yapılan tüm kişilik aktarımı bu bölgelere gerçekleştirilir. Ne Üst ne de Alt Cennet, birincil hizmetkâr ruhaniyetlerin ulaştırması veya mekân seyahat katedicilerinin diğer biçimleri tarafından erişilebilir değildir.

11:4.1 (121.2) The central Isle ends abruptly at the periphery, but its size is so enormous that this terminal angle is relatively indiscernible within any circumscribed area. The peripheral surface of Paradise is occupied, in part, by the landing and dispatching fields for various groups of spirit personalities. Since the nonpervaded-space zones nearly impinge upon the periphery, all personality transports destined to Paradise land in these regions. Neither upper nor nether Paradise is approachable by transport supernaphim or other types of space traversers.

    Yedi Üstün Ruhaniyet, Ruhaniyet’in yedi nüfuz alanında kişisel güç ve idare mevkilerine sahiptir; Cennet’e dair bu dairesel hareket, Evlat’ın parlak küresi ve Havona dünyalarının içsel döngüleri arasında kalan mekânda bulunur. Fakat onlar Cennet çevresi üzerinde güç-odak yönetim merkezlerini idare etmeye devam ederler. Burada Yedi Üstün Güç Yöneticileri’nin ağır bir biçimde ilerleyen döngüsel mevcudiyetleri, yedi aşkın-evrene yayılan belirli Cennet enerjileri için yedi ışık istasyonlarının konumuna işaret eder.

11:4.2 (121.3) The Seven Master Spirits have their personal seats of power and authority on the seven spheres of the Spirit, which circle about Paradise in the space between the shining orbs of the Son and the inner circuit of the Havona worlds, but they maintain force-focal headquarters on the Paradise periphery. Here the slowly circulating presences of the Seven Supreme Power Directors indicate the location of the seven flash stations for certain Paradise energies going forth to the seven superuniverses.

    Çevresel Cennet üzerinde, zaman ve mekânın yerel âlemlerine adanmış olup Yaratan Evlatlar’a tahsis edilen çok büyük tarihi ve peygambersel teşhir alanları bulunmaktadır. Orada kurulum halinde veya ayırtılmış bir biçimde olan bu koruma altına alınmış tarihsel alanlardan sadece yedi trilyon adet bulunmaktadır, ve düzenlemelerin hepsi bahse konu tahsis edilen çevresel alanın sadece yüzde dördünü kaplamaktadır. Yaratılmışlara tahsis edilen bu geniş yedek birliklerden biz, vakti gelince yerleşik yedi aşkın-evrenin ve onlara dair mevcut olarak bilinen sınırlarının ötesinde onların konumlandırılacağının çıkarımını yapmaktayız.

11:4.3 (121.4) Here on peripheral Paradise are the enormous historic and prophetic exhibit areas assigned to the Creator Sons, dedicated to the local universes of time and space. There are just seven trillion of these historic reservations now set up or in reserve, but these arrangements all together occupy only about four per cent of that portion of the peripheral area thus assigned. We infer that these vast reserves belong to creations sometime to be situated beyond the borders of the present known and inhabited seven superuniverses.

    Mevcut âlemlerin kullanımı için tasarlanmış Cennet’in bu bölümü, bahse konu niyetler için gerçekte gerekecek alanın en az bir milyon katı büyüklükte olan bir bölge bu faaliyetler için ayrılmış olurken, onun kapladığı alan sadece Cennet’in yüzde biri ile yüzde dördü arasındadır. Cennet, neredeyse sınırsız sayıda yaratılmışın eylemlerine zemin hazırlamak ve onların oluşumunu sağlayacak kadar yeteri kadar geniştir.

11:4.4 (121.5) That portion of Paradise which has been designated for the use of the existing universes is occupied only from one to four per cent, while the area assigned to these activities is at least one million times that actually required for such purposes. Paradise is large enough to accommodate the activities of an almost infinite creation.

    Fakat, Cennet’in ihtişamını bütün bunlara ilave bir biçimde sizin için tasvir etmeye girişmek faydasız bir uğraş olacaktır. Siz sabırla bekleyiş içerisinde olmalı ve bekleyiş içindeyken de yükselişinize devam etmelisiniz, çünkü kelimenin tam anlamıyla “Kâinatın Yaratıcısı’nın, zaman ve mekânın dünyaları üzerinde varlığını beden içinde devam ettirmeye çalışanlar için hazırladıklarını, ne göz onu gördü, ne kulak onu işitti, ve ne de onlar fani insanın aklının içerisinde kendisine bir yer buldu.”

11:4.5 (121.6) But a further attempt to visualize to you the glories of Paradise would be futile. You must wait, and ascend while you wait, for truly, “Eye has not seen, nor ear heard, neither has it entered into the mind of mortal man, the things which the Universal Father has prepared for those who survive the life in the flesh on the worlds of time and space.”

5. Alt Cennet  

5. Nether Paradise

    Alt Cennet ile ilgili olarak, biz bizim için sadece gerçeğin açığa çıkarıldığı şekliyle, kişiliklerin burada geçici olarak ikame halinde olmadığı bilgisine sahibiz. Bu durum, ruhani akılların herhangi bir olgusallığıyla veya İlahi Mutlaklık’ın burada faaliyet göstermesiyle ilişkili değildir. Tüm fiziksel-enerji ve Kâinatsal-kuvvet döngülerinin Cennet üzerinde kaynaksal kökenine sahip olduğu hakkında bilgilendirildik, ve bu durum aşağıda bahsi geçen şu oluşumların gerçekleşmesine zemin hazırlamaktadır:

11:5.1 (122.1) Concerning nether Paradise, we know only that which is revealed; personalities do not sojourn there. It has nothing whatever to do with the affairs of spirit intelligences, nor does the Deity Absolute there function. We are informed that all physical-energy and cosmic-force circuits have their origin on nether Paradise, and that it is constituted as follows:

    1.Kutsal Üçleme’nin konumunun doğrudan bir biçimde altında, alt Cennet’in merkezi bölümünde, bilinmeyen ve açığa çıkarılmamış Sınırsızlığın Bölgesi’ni oluşturmuştur.

11:5.2 (122.2) 1. Directly underneath the location of the Trinity, in the central portion of nether Paradise, is the unknown and unrevealed Zone of Infinity.

    2. Bu Bölge, doğrudan doğruya bilinmeyen bir alan tarafından kaplanmıştır.

11:5.3 (122.3) 2. This Zone is immediately surrounded by an unnamed area.

    3. Yüzey altında uzak dışsal sınırları kaplayan alan, başat bir biçimde mekân gücü ve kuvvet-enerjisiyle ilişkili bir bölgedir. Bu çok geniş oval kuvvet merkezinin eylemleri, herhangi bir kutsal üçlemenin bilinen faaliyetleriyle tanımlanabilir bir nitelik arz etmez, fakat mekânın ezeli kuvvet-etkisi bu alan içerisinde odaklanmış bir biçimde karşımıza çıkmaktadır. Bu merkez, merkezleri ortak olan üç oval kısım tarafından bir araya gelmiştir: En içte olan kısım, Cennet’in kendisinin kuvvet-enerji faaliyetlerinin odak noktasıdır; en dışta olan kısım ise muhtemelen Koşulsuz Mutlaklık’ın işlevleri ile tanımlanabilir. Fakat, en iç ile en dış kısımlar arasında kalan orta bölgenin mekân işlevleri ile ilgili kesin bir bilgiye sahip değiliz.

11:5.4 (122.4) 3. Occupying the outer margins of the under surface is a region having mainly to do with space potency and force-energy. The activities of this vast elliptical force center are not identifiable with the known functions of any triunity, but the primordial force-charge of space appears to be focalized in this area. This center consists of three concentric elliptical zones: The innermost is the focal point of the force-energy activities of Paradise itself; the outermost may possibly be identified with the functions of the Unqualified Absolute, but we are not certain concerning the space functions of the mid-zone.

    Bu kuvvet merkezinin en iç kısmı, devasa bir kalp gibi atışlarının fiziksel mekânın en dış sınırlarının akımlarını yönettiği bir biçimde hareket eder. Burası kuvvet-enerjilerini yönlendirir ve onu değişikliğe uğratır, fakat bahse konu bu işlev onu bizzat harekete geçirmez. Bu temel kuvvetin gerçeklik baskı-mevcudiyeti, Cennet merkezinin kuzey sonunda onun güney bölgelerine kıyasla kesin olarak daha büyük bir ölçektedir; bu durumun kendisi bütüncül bir biçimde kayıt altına alınan farklılık olarak karşımıza çıkar. Mekânın ana kuvveti kuzey dışında ve güneyde, kuvvet-enerjinin bu temel biçiminin dağılımıyla iniltili bilinmeyen döngüsel sistemin bazılarının işleyişi vasıtasıyla hareket eder. Zaman zaman batı-doğu baskıları arasında farklılıklar da gözlenmiştir. Bu bölgeden yayılan kuvvetler, gözle görünen fiziksel çekimle etkileşim içerisindedir, fakat onlar her zaman Cennet çekiminin etki gücüne bağımlıdır.

11:5.5 (122.5) The inner zone of this force center seems to act as a gigantic heart whose pulsations direct currents to the outermost borders of physical space. It directs and modifies force-energies but hardly drives them. The reality pressure-presence of this primal force is definitely greater at the north end of the Paradise center than in the southern regions; this is a uniformly registered difference. The mother force of space seems to flow in at the south and out at the north through the operation of some unknown circulatory system which is concerned with the diffusion of this basic form of force-energy. From time to time there are also noted differences in the east-west pressures. The forces emanating from this zone are not responsive to observable physical gravity but are always obedient to Paradise gravity.

    Kuvvet merkezinin ara kısmı doğrudan doğruya bu alanı çevreler. Bu ara kısım, eylemin üç çevrimsel hareketi vasıtasıyla genişlemesi ve içe doğru bükülmesi dışında sabit bir özellik gösterir. En büyük akış, bir genişleme ve daralma olarak her yönde gerçekleşse de; bu tepkimelerin düzey bakımından en sönük olanı batı-doğu doğrultusunda olup, düzeysel olarak onun bir kademe daha yukarısında olan ise bir kuzey-güney istikametinde bulunur. Bu ara kısmın işlevi, bütüncül bir biçimde hiçbir zaman tanımlanmadı, fakat onun bu işlevi muhtemelen kuvvet merkezinin iç ve dış bölgelerinin karşılıklı düzenlenmesiyle ilişkili dâhilinde olabilir. Birçokları tarafından bu ara kısmın, ardışık mekân düzeylerini birbirinden ayıran orta sınır veya boş alanların denetim biçimi olduğuna inanıldı, fakat bunun doğru olduğuna dair elimizde ne bir kanıta veya ne de gerçeğin açığa çıkarılışına sahibiz. Bu doğrultuda ortaya çıkan kanılar, üstün evrenin yerleşkelerle sarılmamış mekân bölgelerinin işleyişinin hizmetiyle bu ara kısmın bazı bakımlardan ilişkili olduğuna dair bilgiden kaynaklanmaktadır.

11:5.6 (122.6) The mid-zone of the force center immediately surrounds this area. This mid-zone appears to be static except that it expands and contracts through three cycles of activity. The least of these pulsations is in an east-west direction, the next in a north-south direction, while the greatest fluctuation is in every direction, a generalized expansion and contraction. The function of this mid-area has never been really identified, but it must have something to do with reciprocal adjustment between the inner and the outer zones of the force center. It is believed by many that the mid-zone is the control mechanism of the midspace or quiet zones which separate the successive space levels of the master universe, but no evidence or revelation confirms this. This inference is derived from the knowledge that this mid-area is in some manner related to the functioning of the nonpervaded-space mechanism of the master universe.

    Dışsal kısım, tanımlanmayan mekân potansiyelin üç eş merkezli olan oval kemerlerinin en genişi ve en etkin olanıdır. Bu alan, dışsal uzaya doğru tüm dışsal mekânın devasa ve kavranılamaz nüfuz alanların yüzeyinin ötesinde ve yedi aşkın-evrenin dışsal sınırlarına her yönde ilerleyen merkezi döngü noktasının yayılmalarından oluşan hayal edilemeyecek eylemlerin merkezidir. Kutsal Üçleme olarak eylemde bulunduğu zaman sınırsız Ruhaniyet’in iradesine ve emirlerine dolaylı olarak karşılık gösteren bir biçimde bazı bakımlardan ortaya çıkmamış olmasına rağmen, bu mekân mevcudiyeti tamamiyle birey dışıdır. Bu durum, Koşulsuz Mutlaklık’ın mekân mevcudiyeti biçiminde Cennet merkezi’nin asli odak noktası olarak kabul edilir.

11:5.7 (122.7) The outer zone is the largest and most active of the three concentric and elliptical belts of unidentified space potential. This area is the site of unimagined activities, the central circuit point of emanations which proceed spaceward in every direction to the outermost borders of the seven superuniverses and on beyond to overspread the enormous and incomprehensible domains of all outer space. This space presence is entirely impersonal notwithstanding that in some undisclosed manner it seems to be indirectly responsive to the will and mandates of the infinite Deities when acting as the Trinity. This is believed to be the central focalization, the Paradise center, of the space presence of the Unqualified Absolute.

    Kuvvetin tüm biçimleri ve enerjinin tüm fazları birbirleriyle ilişkin bir biçimde döngüsel bir haldedir; onlar âlemler boyunca çevrimlerini gerçekleştirirler ve kesin güzergâhları vasıtasıyla başladıkları yere geri dönerler. Fakat Kutsal Mutlak’ın etkinleştirilmiş bölgesinin kaynaklığıyla, bu güzergâh ya geliş veya gidiş biçiminde karşımıza çıkar, aksi halde bu iki yön hiçbir zaman eş zamanlı olarak kullanılmaz. Dışsal kısım, devasa ölçeklerde yüzyıllar süren çevriminde kalbe benzer atışını gerçekleştirir. Urantia’nın zaman akışına göre bir milyar yıldan biraz daha fazla bir süreliğine, bu merkezin mekân-kuvveti gidiş yönünde seyretmektedir; belirtilen sürenin bitiminde ise yine buna benzer bir zaman aralığı için bu akış geliş istikametine çevrilecektir. Buna ek olarak, bu merkezin mekân-kuvvetinin dışavurumları evrenseldir; onlar ikameye açık tüm mekân boyunca genişlerler.

11:5.8 (123.1) All forms of force and all phases of energy seem to be encircuited; they circulate throughout the universes and return by definite routes. But with the emanations of the activated zone of the Unqualified Absolute there appears to be either an outgoing or an incoming — never both simultaneously. This outer zone pulsates in agelong cycles of gigantic proportions. For a little more than one billion Urantia years the space-force of this center is outgoing; then for a similar length of time it will be incoming. And the space-force manifestations of this center are universal; they extend throughout all pervadable space.

    Tüm fiziksel güç, enerji ve madde bir bütündür. Kuvvet-enerjinin tümü, kaynaksal olarak Alt Cennet’den yayılmakta olup, onun mekân döngüsünün tamamlanmasıyla nihayetinde tekrar kaynağına geri dönecektir. Fakat, kâinat âlemlerinin tümünün maddi ve enerjilerinin oluşumsal düzenlenmelerinin tümü, onların mevcut olgusal durumlarında olan Alt Cennet’den kaynaklanmaz; mekân, maddenin ve madde öncesinin birkaç biçiminin kaynaklığını yapmaktadır. Cennet kuvvet merkezinin dışsal kısmı mekân-enerjilerinin kökeni olmasına rağmen, mekânın oluşumsal mevcudiyeti kökeni bakımından buradan türememiştir. Mekân ne bir kuvvet, ne bir enerji ve ne de bir güçtür. Veya ne de bu kısmın atışları mekânın solumasıyla ilişkilidir, fakat bu kısmın geliş ve gidiş fazları, mekânın iki milyar yıllık genişleme ve daralma döngüleriyle uyumlu olarak eş zamanlı bir hale getirilmiştir.

11:5.9 (123.2) All physical force, energy, and matter are one. All force-energy originally proceeded from nether Paradise and will eventually return thereto following the completion of its space circuit. But the energies and material organizations of the universe of universes did not all come from nether Paradise in their present phenomenal states; space is the womb of several forms of matter and prematter. Though the outer zone of the Paradise force center is the source of space-energies, space does not originate there. Space is not force, energy, or power. Nor do the pulsations of this zone account for the respiration of space, but the incoming and outgoing phases of this zone are synchronized with the two-billion-year expansion-contraction cycles of space.

6. Mekân’ın Solunumu  

6. Space Respiration

    Mekân solunumunun mevcut işleyişi hakkında bir bilgiye sahip değiliz; bunun yerine biz sadece tüm mekânın değişimli olarak genişlemesi ve daralmasını gözlemleyebiliyoruz. Bu solunum, yerleşkeye açık mekânın yatay genişlemesi ve Cennet’in üst ve alt kısımlarındaki geniş mekân rezervlerinde bulunan yerleşkeye açılmamış mekânın dikey genişlemesi üzerinde etkide bulunur. Eğer bu mekân rezervlerinin hacminin ana hatlarının nasıl olduğunu hayal etmeye çalışacak olursanız, bir kum saatini gözünüzün önüne getirebilirsiniz.

11:6.1 (123.3) We do not know the actual mechanism of space respiration; we merely observe that all space alternately contracts and expands. This respiration affects both the horizontal extension of pervaded space and the vertical extensions of unpervaded space which exist in the vast space reservoirs above and below Paradise. In attempting to imagine the volume outlines of these space reservoirs, you might think of an hourglass.

    Âlemlerin yerleşkeye açık olan mekânının yatay uzantısı genişlediği zaman, yerleşkeye açık olmayan mekân rezervlerinin dikey uzantısı daralmaya başlar veya bu ilişki tam tersi bir biçimde gerçekleşir. Alt Cennet’in hemen altında, yerleşkeye açık ve yerleşkeye açık olmayan mekânların bir bileşke noktası bulunmaktadır. Kâinatın genişleme ve daralma çevriminde, yerleşik mekânı yerleşik olmayan haline getirecek veya bunun tam tersini gerçekleştirecek değişliklerin yapıldığı dönüşümsel düzenleyici kanallar aracılığıyla mekânın bu iki biçimi akış halindedir.

11:6.2 (123.4) As the universes of the horizontal extension of pervaded space expand, the reservoirs of the vertical extension of unpervaded space contract and vice versa. There is a confluence of pervaded and unpervaded space just underneath nether Paradise. Both types of space there flow through the transmuting regulation channels, where changes are wrought making pervadable space nonpervadable and vice versa in the contraction and expansion cycles of the cosmos.

    “Yerleşkeye açık olmayan” mekân; yerleşkeye açık olan mekânda var olduğu bilenen mevcudiyetlerin ve bunların kuvvetlerinin, enerjilerinin ve güçlerinin yayılmadığı alanlardır. Dikey olan rezerv mekânın her zaman yatay olan âlem mekânının bir dengeleyicisi olarak faaliyet içerisinde bulunmakla nihai olarak yükümlendirildiği hakkında bir bilgiye sahip değiliz; buna ek olarak yerleşkeye açık olmayan mekân ile ilişkili yaratıcı bir niyetin arkasında bulunup bulunmadığını da bilmiyoruz. Bizim bu hususta bilgisinden emin olduğumuz az da olsa tek gerçek, mekân rezervlerin gerçekten mevcut olduğu ve onların Kâinat âlemlerinin tümünün mekân genişleme ve daralmasının karşıt dengesini oluşturuyor olmasıdır.

11:6.3 (123.5) “Unpervaded” space means: unpervaded by those forces, energies, powers, and presences known to exist in pervaded space. We do not know whether vertical (reservoir) space is destined always to function as the equipoise of horizontal (universe) space; we do not know whether there is a creative intent concerning unpervaded space; we really know very little about the space reservoirs, merely that they exist, and that they seem to counterbalance the space-expansion-contraction cycles of the universe of universes.

    Mekân solumasının çevrimi, bir milyar Urantia yılından biraz daha fazlası kadar bir süre içinde her fazda genişleme gösterir. Bir faz boyunca âlemler genişleme gösterirken, bunu takip eden diğer bir fazda bu genişleme kendisini daralmaya bırakır. Yerleşemeye açık olan evren, mevcut an içerisinde genişleme fazının orta noktasına doğru yaklaşmaktadır, ve mekân genişlemelerinin en ücra noktalardaki sınırlarının, şu anki haliyle kuramsal bakımdan Cennet’den yaklaşık olarak eşit uzaklıkta bulundukları konusunda bilgilendirildik. Yerleşkeye açık olmayan mekân rezervleri, içinde bulunduğumuz şu an içerisinde Üst Cennet üzerinde ve Alt Cennet altında dikey olarak genişlemekte; ve bu durumla eş zamanlı olarak Kâinatın yerleşkeye açık olan mekânı, Çevresel Cennet’in dışından dışsal dört mekân düzeyinin sonlarına kadar varacak şekilde bile yatay genişlemesini sürdürmektedir.

11:6.4 (123.6) The cycles of space respiration extend in each phase for a little more than one billion Urantia years. During one phase the universes expand; during the next they contract. Pervaded space is now approaching the mid-point of the expanding phase, while unpervaded space nears the mid-point of the contracting phase, and we are informed that the outermost limits of both space extensions are, theoretically, now approximately equidistant from Paradise. The unpervaded-space reservoirs now extend vertically above upper Paradise and below nether Paradise just as far as the pervaded space of the universe extends horizontally outward from peripheral Paradise to and even beyond the fourth outer space level.

    Urantia zamanına göre bir milyar yıl içinde üstün evren ve bütün yatay mekânın kuvvet etkinlikleri genişlerken, mekân rezervleri daralır. Bu nedenden dolayı bu döngünün genişleme ve daralma çevrimini tamamlaması için iki milyardan biraz daha fazla sürmesi gereken zamana ihtiyaç vardır.

11:6.5 (124.1) For a billion years of Urantia time the space reservoirs contract while the master universe and the force activities of all horizontal space expand. It thus requires a little over two billion Urantia years to complete the entire expansion-contraction cycle.

7. Cennetin Mekân Faaliyetleri  

7. Space Functions of Paradise

    Mekân, Cennet’in hiçbir yüzeysel bölgesi üzerinde mevcut değildir. Eğer birisi Cennet’in üst yüzeyinden doğrudan bir biçimde aşağıya doğru “bakabilse”; tıpkı şimdi onun daralma halinde olmasından dolayı, yerleşkeye açık olmayan mekânın içeri veya dışarı doğru kasılıp genişlemelerinden başka bir şey “göremediğinin” ayırtına varacaktır. Mekân, Cennet ile doğrudan bir temas halinde değildir; fakat yalnızca, sakin bir doğaya sahip olan ara-mekân kısımları, merkezi Ada ile etkileşim haline geçer.

11:7.1 (124.2) Space does not exist on any of the surfaces of Paradise. If one “looked” directly up from the upper surface of Paradise, one would “see” nothing but unpervaded space going out or coming in, just now coming in. Space does not touch Paradise; only the quiescent midspace zones come in contact with the central Isle.

    Cennet gerçekte, yerleşime açık ve açık olmayan mekân arasında kalan bu göreceli olarak sakin bölgelerin hareketsiz çekirdeğidir. Coğrafi bakımdan bu alanlar, Cennet’in göreceli bir uzantısı olarak göze çarpar, fakat bu alanlarda muhtemelen bir takım devinim bulunmaktadır. Biz onlar hakkında çok az şey bilmekteyiz; fakat azaltılmış mekân hareketinin bu bölgeleri yerleşkeye açık ve açık olmayan mekân biçiminde ayırdığını gözlemlemekteyiz. Buna benzer olan bölgeler bir zamanlar yerleşkeye açık olan mekânın düzeyleri arasında mevcut bulunmuştu; fakat bahse konu bu bölgeler artık daha hareketsiz bir konumdalar.

11:7.2 (124.3) Paradise is the actually motionless nucleus of the relatively quiescent zones existing between pervaded and unpervaded space. Geographically these zones appear to be a relative extension of Paradise, but there probably is some motion in them. We know very little about them, but we observe that these zones of lessened space motion separate pervaded and unpervaded space. Similar zones once existed between the levels of pervaded space, but these are now less quiescent.

    Mekânın bütününün dikey kesit bölgesi, dikey kollarının yerleşkeye açık olmayan rezerv kısmın ve yatay kollarının yerleşkeye açık olan evren mekânını temsil etmesiyle kısmen de olsa Malta haçını anımsatır. Dört kol arasında kalan bu alanlar, yerleşkeye açık olan veya olmayan mekânlar arasındaki ara-mekân kısımlarına benzer bir işlevde, hepsini birbirinden ayırır. Bu hareketsiz olan ara-mekân kısımları, Cennet’den artan bir biçimde uzaklaşarak büyür, buna ek olarak en sonunda bütün mekânın sınırlarını çevreler ve yerleşkeye açık olan mekânın bütüncül yatay uzantısını ve mekân rezervini tamamiyle içine alır.

11:7.3 (124.4) The vertical cross section of total space would slightly resemble a Maltese cross, with the horizontal arms representing pervaded (universe) space and the vertical arms representing unpervaded (reservoir) space. The areas between the four arms would separate them somewhat as the midspace zones separate pervaded and unpervaded space. These quiescent midspace zones grow larger and larger at greater and greater distances from Paradise and eventually encompass the borders of all space and completely incapsulate both the space reservoirs and the entire horizontal extension of pervaded space.

    Mekân, Koşulsuz Mutlaklık’ın içinde ne bir alt mutlak hali ne onun bir mevcudiyeti, ne de Nihayet’in bir işlevidir. Mekân, Cennet’in bir bahşedişidir; buna ek olarak muhteşem Kâinatın ve tüm dışsal bölgelerin mekânının, Koşulsuz Mutlaklık’ın geçmişten gelen mekân gücü vasıtasıyla bütünüyle sarıldığına inanılır. Çevresel Cennet’e yakın bir açıdan bakıldığında, bu yerleşime açık olan mekânın, dört mekân düzeyi boyunca ve asli evrenin çevresel bölümünün ötesine doğru dışsal bir biçimde yatay olarak genişlediği gözlenir, fakat onun hangi ölçekte bu genişlemenin ötesine geçtiği konusunda bir bilgiye sahip değiliz.

11:7.4 (124.5) Space is neither a subabsolute condition within, nor the presence of, the Unqualified Absolute, neither is it a function of the Ultimate. It is a bestowal of Paradise, and the space of the grand universe and that of all outer regions is believed to be actually pervaded by the ancestral space potency of the Unqualified Absolute. From near approach to peripheral Paradise, this pervaded space extends horizontally outward through the fourth space level and beyond the periphery of the master universe, but how far beyond we do not know.

    Eğer siz maddi fakat kavranılamayacak kadar büyük olan bir V-biçimindeki düzlemi, Cennet’in üst ve alt yüzeylerinin doğru açılarına konumlandırırsanız, onların kenarlarının birleştiği nokta neredeyse Çevresel Cennet’e teğet bir konuma gelir. Ve buna ek olarak bu düzlemi Cennet’e dair oval biçimdeki döngüye uyarlayacak olursanız, onun şekli dolayısıyla çizeceği döngü size kabataslak bir biçimde yerleşime açık olan mekânın hacminin ana hatlarını gösterecektir.

11:7.5 (124.6) If you imagine a finite, but inconceivably large, V-shaped plane situated at right angles to both the upper and lower surfaces of Paradise, with its point nearly tangent to peripheral Paradise, and then visualize this plane in elliptical revolution about Paradise, its revolution would roughly outline the volume of pervaded space.

    Evren içerisinde herhangi verilen bir konumdaki yatay mekânda bir üst ve alt sınır bulunmaktadır. Eğer birisi Orvonton düzleminin doğru açılarında yukarı veya aşağı olarak yeteri kadar ilerlerse, sonunda yerleşime açık olan mekânın üst ve alt sınırlarına ulaşır. Asli evrenin bilinen boyutları içerisinde, bu sınırlar arasındaki fark Cennet’den uzaklaştıkça artmaya başlar; buna ek olarak mekân kalınlaşmaya başlar ve bu kalınlaşma, âlemler olan yaratılmışın düzleminden bir biçimde daha hızlı bir şekilde gerçekleşir.

11:7.6 (124.7) There is an upper and a lower limit to horizontal space with reference to any given location in the universes. If one could move far enough at right angles to the plane of Orvonton, either up or down, eventually the upper or lower limit of pervaded space would be encountered. Within the known dimensions of the master universe these limits draw farther and farther apart at greater and greater distances from Paradise; space thickens, and it thickens somewhat faster than does the plane of creation, the universes.

    İlk dışsal mekân seviyesinden yedi aşkın-evreni ayıranlardan birinde olduğu gibi mekân düzeyleri arasındaki görece sessiz kısımlar, hareketsiz mekân eylemlerinin devasa yapıdaki oval bölgeleridir. Bu kısımlar, Cennet etrafında belirli bir düzen içerisinde dönen çok geniş galaksileri birbirinden ayırır. Hakkında bahsi geçmemiş âlemlerin şu an içerisinde oluşum aşamasında bulunduğu ilk dışsal mekân düzeyini; hareketsizliğin ara-mekân kısımları tarafından üstten ve alttan, buna ek olarak görece sessiz mekân kısımları tarafından iç ve dış kenarları üzerinde sabitlenmiş, Cennet etrafında belirli bir düzen içerisinde dönen çok geniş galaksiler olarak gözünüzün önüne getirebilirsiniz.

11:7.7 (125.1) The relatively quiet zones between the space levels, such as the one separating the seven superuniverses from the first outer space level, are enormous elliptical regions of quiescent space activities. These zones separate the vast galaxies which race around Paradise in orderly procession. You may visualize the first outer space level, where untold universes are now in process of formation, as a vast procession of galaxies swinging around Paradise, bounded above and below by the midspace zones of quiescence and bounded on the inner and outer margins by relatively quiet space zones.

    Bu bakımdan bir mekân düzeyi, göreceli hareketsizlik vasıtasıyla tüm kenarları üzerinde çevrelenmiş hareketin oval bir bölgesi biçiminde faaliyet gösterir. Eylem ve hareketsizlik arasındaki bu türden bir ilişki, Cennet Adası’nın etrafında sonsuza kadar çevresel bir biçimde hareket eden Kâinatsal kuvvet ve açığa çıkan enerji tarafından evrensel bir biçimde takip edilen hareket etkisi azaltılmış direncin kavisli bir mekân yörüngesini oluşturur.

11:7.8 (125.2) A space level thus functions as an elliptical region of motion surrounded on all sides by relative motionlessness. Such relationships of motion and quiescence constitute a curved space path of lessened resistance to motion which is universally followed by cosmic force and emergent energy as they circle forever around the Isle of Paradise.

    Galaksilerin saat yönünde ve onun aksi yönündeki dönüşümlü akışıyla birliktelik halinde olan asli evrenin bu değişimli bölgelendirişi, engelleyici ve zarar verici eylemler noktasına kadar uzanan çekim basıncının kuvvetlenmesini engellemek için tasarlanan fiziksel çekim sabitlenmesi içinde bir etmendir.Bu türden bir düzenleme, karşı-çekim etkisini ortaya çıkarıp tehlikeli olan akışkanların üzerinde bir engelleyici olarak faaliyette bulunur.

11:7.9 (125.3) This alternate zoning of the master universe, in association with the alternate clockwise and counterclockwise flow of the galaxies, is a factor in the stabilization of physical gravity designed to prevent the accentuation of gravity pressure to the point of disruptive and dispersive activities. Such an arrangement exerts antigravity influence and acts as a brake upon otherwise dangerous velocities.

8. Cennet’in Çekimi  

8. Paradise Gravity

    Çekimin kaçınılmaz olan etkisi, etkin bir biçimde tüm mekânın bütün âlemlerinin her dünyasını sıkıca bir arada tutar. Çekim, Cennet’in fiziksel mevcudiyetinin her şeye gücü yeten kavrayışıdır. Bu çekim; her şeyin kendisi olduğu, her şeyi mevcudiyetinin doldurduğu ve onun içinde her şeyin var olduğu ebedi Tanrı’nın Kâinatsal olan fiziksel donatımını oluşturan, üzerinde ışıldayan yıldızların, parıldayan güneşlerin ve dönen âlemlerin dizili olduğu her şeye gücü yeten halattır.

11:8.1 (125.4) The inescapable pull of gravity effectively grips all the worlds of all the universes of all space. Gravity is the all-powerful grasp of the physical presence of Paradise. Gravity is the omnipotent strand on which are strung the gleaming stars, blazing suns, and whirling spheres which constitute the universal physical adornment of the eternal God, who is all things, fills all things, and in whom all things consist.

    Mutlak maddi çekimin merkezi ve odak noktası Cennet Adası’dır; bu yapı Havona’yı çevreleyen karanlık çekim bünyeleri tarafından tamamlanmakta olup, alt ve üst mekân rezervleri tarafından dengelenmektedir. Alt Cennet’in tüm bilinen yayılımı, asli evrenin oval mekân düzeylerinin sonsuz döngüleri üzerinde merkezi çekim etkisinin uygulamasına karşı değişmez ve hatasız bir biçimde karşılık gösterir. Kâinatsal gerçekliğin her bilinen biçimi, çağların eğilimini, çevrimin seyrini ve muhteşem ovalin salınımını beraberinde taşır.

11:8.2 (125.5) The center and focal point of absolute material gravity is the Isle of Paradise, complemented by the dark gravity bodies encircling Havona and equilibrated by the upper and nether space reservoirs. All known emanations of nether Paradise invariably and unerringly respond to the central gravity pull operating upon the endless circuits of the elliptical space levels of the master universe. Every known form of cosmic reality has the bend of the ages, the trend of the circle, the swing of the great ellipse.

    Mekân çekimle ilişki içerisinde değildir, fakat çekim üzerinde bir denge unsuru olarak hareket eder. Acil durumlar için sağlanan mekân desteği olmasaydı, mekân bünyelerini çevreleyecek patlayıcı bir ani olay meydana gelebilirdi. Yerleşime açık olan mekân, fiziksel veya doğrusal çekim üzerinde aynı zamanda bir karşı-çekimi uygular; mekân her ne kadar bu çekim kuvvetini geciktiremese de, gerçekte bu tür çekim eylemini etkisizleştirebilir. Mutlak çekim Cennet’in çekimidir. Yerel veya doğrusal çekim, maddenin veya enerjinin elektriksel aşamasıyla ilişkilidir; bu çekim maddeleşmenin gerçekleştiği hangi uygun konumda olursa olsun merkezi, aşkın ve dışsal âlemler içinde işlevini gerçekleştirir.

11:8.3 (125.6) Space is nonresponsive to gravity, but it acts as an equilibrant on gravity. Without the space cushion, explosive action would jerk surrounding space bodies. Pervaded space also exerts an antigravity influence upon physical or linear gravity; space can actually neutralize such gravity action even though it cannot delay it. Absolute gravity is Paradise gravity. Local or linear gravity pertains to the electrical stage of energy or matter; it operates within the central, super-, and outer universes, wherever suitable materialization has taken place.

    Kâinatsal kuvvetin, fiziksel enerjinin, evren gücünün ve değişik birçok maddileşmelerin sayısız biçimleri, her ne kadar birbirlerinden kesin çizgilerle ayrılmamış da olsa, Cennet çekiminin üç genel düzey karşılığında kendisini açığa çıkarır:

11:8.4 (125.7) The numerous forms of cosmic force, physical energy, universe power, and various materializations disclose three general, though not perfectly clear-cut, stages of response to Paradise gravity:

    1. Çekim-Öncesi Düzeyler (Kuvvet Seviyeleri). Bu düzey, mekân gücünün Kâinatsal kuvvetin enerji öncesi biçimlerine doğru bireyselleşmesinde ilk aşamadır. Bu konum aynı zamanda, mekânın ezeli kuvvet-etkisinin kavramsallaşmasına örneksel bir durum arz ederek zaman zaman saf enerji veya segregata olarak adlandırılır.

11:8.5 (126.1) 1. Pregravity Stages (Force). This is the first step in the individuation of space potency into the pre-energy forms of cosmic force. This state is analogous to the concept of the primordial force-charge of space, sometimes called pure energy or segregata.

    2. Çekim Düzeyleri (Enerji Seviyeleri). Mekânın kuvvet-etkisinin bu değişimi, Cennet güç örgütleyicilerinin eylemleri tarafından üretilir. Bu değişim, Cennet çekim etkisine karşılık veren enerji sistemlerinin görünümüne işaret eder. Bu ortaya çıkan enerji özü bakımdan doğallık arz eder, fakat daha ileri bir düzeyde olan dönüşümün sonucu üzerine olumlu veya olumsuz biçiminde adlandırılan nitelikleri sergiler. Biz bu düzeyleri ultimata olarak tanımlıyoruz.

11:8.6 (126.2) 2. Gravity Stages (Energy). This modification of the force-charge of space is produced by the action of the Paradise force organizers. It signalizes the appearance of energy systems responsive to the pull of Paradise gravity. This emergent energy is originally neutral but consequent upon further metamorphosis will exhibit the so-called negative and positive qualities. We designate these stages ultimata.

    3. Çekim Sonrası Düzeyler (Evren Gücü Seviyeleri). Bu aşamada, enerji-maddesi, doğrusal çekimin idaresine karşılık olarak açığa çıkar. Merkezi evrende, bu fiziksel sistemler üç katmanlı oluşumlar olup triata olarak bilinir. Zaman ve mekânın yaratılmışlarının aşkın güç ana sistemleri mevcut bir halde bulunmaktadır. Aşkın-evrenlerin bu fiziksel sistemleri, Kainat Güç Yöneticileri ve onların yardımcıları tarafından harekete geçirilir. Bu maddi düzenlenmeler, oluşum itibariyle ikircikli bir yapıda olup gravita olarak bilinir. Havona’yı kuşatan karanlık çekim bünyeleri, bu bağlamda ne triata ne de gravitadır; buna ek olarak onların çekim gücü doğrusal ve mutlak olan fiziksel çekimin iki tür olan biçimlerinde açığa çıkar.

11:8.7 (126.3) 3. Postgravity Stages (Universe Power). In this stage, energy-matter discloses response to the control of linear gravity. In the central universe these physical systems are threefold organizations known as triata. They are the superpower mother systems of the creations of time and space. The physical systems of the superuniverses are mobilized by the Universe Power Directors and their associates. These material organizations are dual in constitution and are known as gravita. The dark gravity bodies encircling Havona are neither triata nor gravita, and their drawing power discloses both forms of physical gravity, linear and absolute.

    Mekân gücü, çekimin hiçbir biçiminin etkileşimine bağlı değildir. Cennet’in bu temel edinimi, gerçekliğin mevcut bir düzeyi değildir; fakat güç ve maddenin oluşumu ve kuvvet-enerji dışavurumlarının tümü olan işlevsel ruhaniyet dışı gerçekliklerin bütününe kökensel bir yapıda kaynaklık eder. Mekân gücü tanımlanması zor olan bir kavramdır. Bu kavram, mekânın kökeni olduğu anlamına gelmez; bunun yerine onun anlamı, mekân içinde var olan güçlere ve potansiyellere dair fikri taşımalıdır. Yine bu kavram kabataslak bir biçimde, Cennet’den yayılan ve Koşulsuz Mutlaklık’ın mekân mevcudiyetini oluşturan tüm bu mutlak etkileri ve potansiyelleri kapsamı dâhiline alan bir biçimde algılanabilir.

11:8.8 (126.4) Space potency is not subject to the interactions of any form of gravitation. This primal endowment of Paradise is not an actual level of reality, but it is ancestral to all relative functional nonspirit realities — all manifestations of force-energy and the organization of power and matter. Space potency is a term difficult to define. It does not mean that which is ancestral to space; its meaning should convey the idea of the potencies and potentials existent within space. It may be roughly conceived to include all those absolute influences and potentials which emanate from Paradise and constitute the space presence of the Unqualified Absolute.

    Cennet, kâinat âlemlerinin tümü içinde tüm enerji-maddesinin ebedi odak noktası ve mutlak kaynağıdır. Koşulsuz Mutlaklık, kaynağında ve özünde Cennet’in olduğu hazine, düzenleyici ve gerçeğin açığa çıkarıcısıdır. Koşulsuz Mutlaklık’ın Kâinatsal mevcudiyeti, Cennet mevcudiyetinin esnek bir gerilimi olarak çekim uzantısının potansiyel bir sınırsızlığının kavram dengi biçiminde görünmektedir. Bu kavram, her şeyin Cennet’in merkezine doğru çekildiği gerçeğinin anlaşılmasında bize yardımda bulunur. Bu türden derin bir oluşum hakkında maddi benzetmelerle açıklamalarda bulunmak yapısal olarak uygun olmayabilir, fakat yine de bu tür benzetmeler kavrayışımıza yardım etmesi bakımından önemlidir. Aynı zamanda bu benzetmeler, Cennet’in farklılaşan boyutlarının ve onları çevreleyen yaratılmışlarının belirleyici bir olgusallığı olarak çekim kuvvetinin kütle yüzeyine neden dik bir biçimde hareket etmeyi tercih etmesinin sebebini de açıklar.

11:8.9 (126.5) Paradise is the absolute source and the eternal focal point of all energy-matter in the universe of universes. The Unqualified Absolute is the revealer, regulator, and repository of that which has Paradise as its source and origin. The universal presence of the Unqualified Absolute seems to be equivalent to the concept of a potential infinity of gravity extension, an elastic tension of Paradise presence. This concept aids us in grasping the fact that everything is drawn inward towards Paradise. The illustration is crude but nonetheless helpful. It also explains why gravity always acts preferentially in the plane perpendicular to the mass, a phenomenon indicative of the differential dimensions of Paradise and the surrounding creations.

9. Cennet’in Benzersizliği  

9. The Uniqueness of Paradise

    Cennet, tüm ruhaniyet kişilikleri için nihai hedefinin son noktası ve esas kökenin nüfuz alanı olması bakımından benzersizdir. Yerel âlemlerin düşük düzey ruhaniyet varlıklarının hepsinin nihai sonları doğrudan doğruya Cennet’de son bulmayacak olması her ne kadar gerçek olsa da; Cennet her koşulda tüm aşkın maddesel kişilikler için arzulanan bir amaç olarak kalmaya devam eder.

11:9.1 (126.6) Paradise is unique in that it is the realm of primal origin and the final goal of destiny for all spirit personalities. Although it is true that not all of the lower spirit beings of the local universes are immediately destined to Paradise, Paradise still remains the goal of desire for all supermaterial personalities.

    Cennet, sınırsızlığın coğrafi merkezidir; o bu bakımdan bırakınız Kâinatsal yaratımın bir kısmı olmayı Havona evreninin bile gerçek bir parçası değildir. Biz, merkezi Ada’yı ortaklaşa bir biçimde kutsal Kâinata ait bir biçimde tarif ederiz, fakat gerçekte böyle bir durum söz konusu dahi değildir. Cennet ebedi ve başlı başına ayrıcalıklı bir mevcudiyettir.

11:9.2 (126.7) Paradise is the geographic center of infinity; it is not a part of universal creation, not even a real part of the eternal Havona universe. We commonly refer to the central Isle as belonging to the divine universe, but it really does not. Paradise is an eternal and exclusive existence.

    Geçmişin ebediyeti içerisinde Kâinatın Yaratıcısı, Ebedi Evlat’ın varlığında kendi ruhani benliğinin sınırsız kişilik yansımasını ona verdiğinde, eş zamanlı olarak onun birey dışı benliğinin sınırsız potansiyelini Cennet olarak açığa çıkardı. Birey ve ruhsallık dışı olan Cennet, Yaratıcı’nın iradesinin ve Özgün Evlat’ı ebedileşen eyleminin kaçınılmaz sonucu olarak karşımıza çıkar. Bu bakımdan Yaratıcı, bireysel-birey dışı ve ruhsal-ruhsallık dışı olarak iki mevcut faz halinde gerçekliği yansıtır. Yaratıcı ve Evlat tarafından iradenin eyleme dönüşmesi karşısında bu niteliklerin arasındaki zıtlık, Bütünleştirici Bünye’nin mevcudiyetine ek olarak maddi dünyaların ve ruhsal varlıkların merkezi evreninin var olmasını sağlamıştır.

11:9.3 (127.1) In the eternity of the past, when the Universal Father gave infinite personality expression of his spirit self in the being of the Eternal Son, simultaneously he revealed the infinity potential of his nonpersonal self as Paradise. Nonpersonal and nonspiritual Paradise appears to have been the inevitable repercussion to the Father’s will and act which eternalized the Original Son. Thus did the Father project reality in two actual phases — the personal and the nonpersonal, the spiritual and the nonspiritual. The tension between them, in the face of will to action by the Father and the Son, gave existence to the Conjoint Actor and the central universe of material worlds and spiritual beings.

    Gerçeklik, bireysel ve (Ebedi Evlat ve Cennet olarak) birey dışı biçiminde farklılaşmaya uğradığı zaman; aksi bir biçimde nitelendirilmedikçe hangisinin birey dışı “İlahiyat” olarak uygun bir biçimde tanımlanacağı hemen hemen imkânsız bir hal almaktadır. İlahiyat’ın eylemlerinin maddi ve enerjisel sonuçları neredeyse hiçbir biçimde İlahiyat olarak adlandırılamaz. İlahiyat’ın onun özsel varlığını aşan sonuçları olabilir. Buna ek olarak, ne Cennet bir İlahiyat’dır, ne de fani insan böyle bir kavramsallaşmayı olanak dâhilinde anlayacak bir bilince sahiptir.

11:9.4 (127.2) When reality is differentiated into the personal and the nonpersonal (Eternal Son and Paradise), it is hardly proper to call that which is nonpersonal “Deity” unless somehow qualified. The energy and material repercussions of the acts of Deity could hardly be called Deity. Deity may cause much that is not Deity, and Paradise is not Deity; neither is it conscious as mortal man could ever possibly understand such a term.

    Cennet, herhangi bir varlığa veya yaşayan bünyeye öncül bir biçimde kaynaklık sağlamaz, bu bağlamda o bir yaratan değildir. Kişilik ve akıl-ruhaniyet ilişkileri aktarılabilir bir doğaya sahiptir, fakat onların üretim düzeni böyle bir doğadan yoksundur. Üretim düzeni hiçbir zaman yansımaların bir çeşidi olmamıştır; gerçekte onlar yeniden doğum biçimindeki çoğalmalardır. Cennet üretim biçimlerinin mutlaklığı; Havona ise mevcut haldeki bu potansiyellerin bir sergilenişidir.

11:9.5 (127.3) Paradise is not ancestral to any being or living entity; it is not a creator. Personality and mind-spirit relationships are transmissible, but pattern is not. Patterns are never reflections; they are duplications — reproductions. Paradise is the absolute of patterns; Havona is an exhibit of these potentials in actuality.

    Tanrı’nın yerleşkesi merkezi ve ebedi olmasının yanı sıra, muhteşem ve nihai olarak amaçsal sonu simgeler. Onun evi, tüm evren yönetim merkez dünyaları için güzel olanın ne olması gerektiğinin biçimidir; buna ek olarak onun doğrudan doğruya bulunduğu ikamesinin merkezi evreni, tüm âlemler için onların esas amaçları, işleyişsel oluşumları ve nihai sonları bakımından örnek biçimini yansıtır.

11:9.6 (127.4) God’s residence is central and eternal, glorious and ideal. His home is the beauteous pattern for all universe headquarters worlds; and the central universe of his immediate indwelling is the pattern for all universes in their ideals, organization, and ultimate destiny.

    Cennet; tüm kişilik eylemlerine ek olarak, bütün kuvvet-mekân ve enerji dışavurumlarının merkez-kökeninin Kâinatsal yönetim merkezidir. Bundan önce ve şimdi var olan, buna ek olarak bundan sonra var olacak her şey, ebedi Tanrılar’ın merkezi yerleşim yerinden geçmişte ve şimdi yaşandığı gibi türemiş olup bundan sonra da kaynağını oradan almaya devam edecektir. Cennet; tüm yaratımın merkezi, enerjilerin bütününün kaynağı ve kişiliklerin hepsinin temel kökeninin bulunduğu yerdir.

11:9.7 (127.5) Paradise is the universal headquarters of all personality activities and the source-center of all force-space and energy manifestations. Everything which has been, now is, or is yet to be, has come, now comes, or will come forth from this central abiding place of the eternal Gods. Paradise is the center of all creation, the source of all energies, and the place of primal origin of all personalities.

    Tüm bunların neticesinde, faniler için ebedi Cennet hakkında en önemli şey; Kâinatın Yaratıcısı’nın bu kusursuz yerleşkesinin, zaman ve mekânın evrimsel dünyalarının yükselen yaratılmışları olarak Tanrı’nın maddi ve fani evlatlarının sahip olduğu ölümsüz ruhlarının uzakta bekleyen nihai ve gerçek sonu olduğudur. Tanrı’nın iradesini yerine getirmek uğraşına sonuna kadar bağlanmış olan, Tanrı’nın varlığını kabul eden her fani; çok uzun olan kusursuzluğuna erişimin ve kutsallığı takip etmenin ait olduğu Cennet yoluna çoktan koyulmuştur. Buna ek olarak, bu türden bir hayvan-kökenli varlık, mekânın düşük âlemlerinden yükselerek şu an sayısız defa yaşandığı gibi, Tanrılar’la kucaklaşmadan önce Cennet huzuruna erişir. Böyle bir erişim, yüceliğin sınırlarında gerçekleşen ruhsal bir dönüşümün gerçekliğini yansıtır.

11:9.8 (127.6) After all, to mortals the most important thing about eternal Paradise is the fact that this perfect abode of the Universal Father is the real and far-distant destiny of the immortal souls of the mortal and material sons of God, the ascending creatures of the evolutionary worlds of time and space. Every God-knowing mortal who has espoused the career of doing the Father’s will has already embarked upon the long, long Paradise trail of divinity pursuit and perfection attainment. And when such an animal-origin being does stand, as countless numbers now do, before the Gods on Paradise, having ascended from the lowly spheres of space, such an achievement represents the reality of a spiritual transformation bordering on the limits of supremacy.

    [Uversa üzerindeki Zamanın Ataları tarafından bu bağlamda faaliyet göstermesi için görevlendirilen bir Bilgelik Kusursuzlaştırıcısı tarafından sunulmuştur.]

11:9.9 (127.7) [Presented by a Perfector of Wisdom commissioned thus to function by the Ancients of Days on Uversa.]





Back to Top