URANTİA’NIN KİTABI’NA - 59. Makale
Urantia Üzerinde Deniz-Yaşam Dönemi

URANTİA’NIN KİTABI’NA   

Kısım III. Urantia’nın Tarihi



Paper 59
The Marine-Life Era on Urantia

    BİZLER, Urantia’nın tarihinin yaklaşık olarak bir milyar yıl önce başladığını ve bu yaşamın şu beş ana dönemi içine aldığını tespit etmekteyiz:

59:0.1 (672.1) WE RECKON the history of Urantia as beginning about one billion years ago and extending through five major eras:

    1. Yaşam-öncesi dönem, gezegenin mevcut büyüklüğüne eriştiği andan yaşamın oluşturulduğu zamanda kadar ilk dört yüz elli milyon yılı kapsamaktadır. Sizin öğrencileriniz bu süreci Arkeozoyik devir olarak tanımladılar.

59:0.2 (672.2) 1. The prelife era extends over the initial four hundred and fifty million years, from about the time the planet attained its present size to the time of life establishment. Your students have designated this period as the Archeozoic.

    2. Yaşam-doğuş dönemi, bir sonraki yüz elli milyon yılı kapsamaktadır. Bu çağ, bir önceki yaşam-öncesi veya diğer bir değişle afet çağı ile takip eden dönemde gerçekleşecek daha yüksek düzeyde gelişmiş deniz yaşamı arasındaki süreçtir. Bu dönem, sizin araştırmacılarınız tarafından Proterozoyik devir olarak bilinmektedir.

59:0.3 (672.3) 2. The life-dawn era extends over the next one hundred and fifty million years. This epoch intervenes between the preceding prelife or cataclysmic age and the following period of more highly developed marine life. This era is known to your researchers as the Proterozoic.

    3. Deniz-yaşam dönemi; bir sonraki iki yüz elli milyon yılı kapsamakta olup, sizler tarafından en iyi Paleozoyik devir olarak bilinmektedir.

59:0.4 (672.4) 3. The marine-life era covers the next two hundred and fifty million years and is best known to you as the Paleozoic.

    4. Öncül kara-yaşam dönemi; bir sonraki yüz milyon yılı içine almakta olup, Mesozoyik devir olarak bilinmektedir.

59:0.5 (672.5) 4. The early land-life era extends over the next one hundred million years and is known as the Mesozoic.

    5. Memeliler dönemi, geride kalan son elli milyon yılı kapsamaktadır. Bu yakın-geçmiş süreçler, Senozoyik devir olarak bilinmektedir.

59:0.6 (672.6) 5. The mammalian era occupies the last fifty million years. This recent-times era is known as the Cenozoic.

    Deniz-yaşam dönemi böylelikle, sizin gezegensel tarihinizin yaklaşık olarak dörtte birini oluşturmaktadır. Bu dönem; yeryüzü bölgeleri ve biyolojik nüfuz alanları bakımından oldukça açık gelişmeler tarafından her birinin belirlendiği altı uzun sürece bölünebilir.

59:0.7 (672.7) The marine-life era thus covers about one quarter of your planetary history. It may be subdivided into six long periods, each characterized by certain well-defined developments in both the geologic realms and the biologic domains.

    Bu çağ başlarken deniz tabanları, geniş kıtasal kaya tabakaları ve sayısız sığ yakın-kıyı havzaları verimli bitkiler ile kaplanmıştır. Hayvansal yaşamın daha basit ve ilkel türleri hâlihazırda, bir önceki bitkisel organizmalardan gelişmiştir; ve öncül hayvan organizmaları kademeleri bir biçimde, birçok iç denizin ilkel deniz yaşamı ile dolup taşmasına kadar çeşitli kaya kütlelerinin geniş sahil şeritleri boyunca yerleşmişlerdir. Bu öncül organizmaların çok azı herhangi bir kabuğa sahip olduğu için, onların büyük bir çoğunluğu fosiller olarak korunamamıştır. Yine de bu süreç ile birlikte, takip eden çağlar boyunca oldukça yöntemsel bir biçimde tortullaşmış yaşam-kayıt korunumuna ait büyük “kaya kitabının” açılış bölümlerinin oluşumu için zemin hazırlanmıştır.

59:0.8 (672.8) As this era begins, the sea bottoms, the extensive continental shelves, and the numerous shallow near-shore basins are covered with prolific vegetation. The more simple and primitive forms of animal life have already developed from preceding vegetable organisms, and the early animal organisms have gradually made their way along the extensive coast lines of the various land masses until the many inland seas are teeming with primitive marine life. Since so few of these early organisms had shells, not many have been preserved as fossils. Nevertheless the stage is set for the opening chapters of that great “stone book” of the life-record preservation which was so methodically laid down during the succeeding ages.

    Kuzey Amerika kıtası, deniz-yaşam döneminin bütününün sahip olduğu fosil barındıran birikintiler bakımından muazzam bir ölçüde zengindir. Bu en öncül ve en eski tabakalar; gezegensel gelişimin bu iki aşamasını açık bir biçimde birbirinden koparan geniş aşınım birikintileri tarafından, bir önceki dönemin daha sonra ortaya çıkan katmanından ayrılmıştır.

59:0.9 (672.9) The continent of North America is wonderfully rich in the fossil-bearing deposits of the entire marine-life era. The very first and oldest layers are separated from the later strata of the preceding period by extensive erosion deposits which clearly segregate these two stages of planetary development.

1. Sığ Sularda Öncül Deniz Yaşamı
Trilobit Çağı  

1. Early Marine Life in the Shallow Seas
The Trilobite Age

    Dünya yüzeyi üzerinde görece sessizliğin bu döneminin başlangıç zamanında yaşam, çeşitli iç denizler ve okyanussal kıyı şeritleri ile sınırlıydı; yine bu süreçte henüz kaya organizmanın hiçbir türü evrimleşmemişti. İlkel deniz hayvanları, oldukça iyi bir biçimde oluşturulmuş ve bir sonraki evrimsel gelişme için hazırlanmışlardı. Amipler, bir önceki geçiş sürecinin bitmesine yakın ortaya çıkmış bir biçimde hayvansal yaşamın bu başlangıç döneminin özgün kurtuluş varlıklarıdır.

59:1.1 (673.1) By the dawn of this period of relative quiet on the earth’s surface, life is confined to the various inland seas and the oceanic shore line; as yet no form of land organism has evolved. Primitive marine animals are well established and are prepared for the next evolutionary development. Amebas are typical survivors of this initial stage of animal life, having made their appearance toward the close of the preceding transition period.

    400.000.000 yıl önce bitki ve hayvan, dünyanın tümüne oldukça eşit bir biçimde dağılmıştır. Dünya iklimi az da olsa ılımanlaşmaya ve daha düzenli hale gelmektedir. Orada, özellikle Kuzey ve Güney Amerika’nın sahip olduğu, çeşitli kıtalara ait deniz kıyıların olağan su baskınları mevcut bulunmaktadır. Yeni okyanuslar açığa çıkmakta, daha eski su kütleleri büyük bir biçimde genişlemektedir.

59:1.2 (673.2) 400,000,000 years ago marine life, both vegetable and animal, is fairly well distributed over the whole world. The world climate grows slightly warmer and becomes more equable. There is a general inundation of the seashores of the various continents, particularly of North and South America. New oceans appear, and the older bodies of water are greatly enlarged.

    Bitkisel yaşam; bu aşamada ilk kez karaya yayılmakta, ve daha sonra yakın bir zaman içerisinde bir deniz-dışı yaşam alanına olan uyum sağlamada büyük ilerleme göstermektedir.

59:1.3 (673.3) Vegetation now for the first time crawls out upon the land and soon makes considerable progress in adaptation to a nonmarine habitat.

    Ansızın ve herhangi bir geçişsel köken ataları mevcut bulunmaksızın ilk çok hücreli canlılar ortaya çıkmaktadır. Trilobitler evrimleşmiş, ve çağlar boyunca denizlerde hüküm sürmüşlerdir. Deniz yaşamı bakımından bu dönem, trilobit çağıdır.

59:1.4 (673.4) Suddenly and without gradation ancestry the first multicellular animals make their appearance. The trilobites have evolved, and for ages they dominate the seas. From the standpoint of marine life this is the trilobite age.

    Bu zaman zarfının daha sonraki kısmı içerisinde, Kuzey Amerika ve Avrupa’nın büyük bir kısmı su yüzeyine çıkmıştır. Dünya kabuğu geçici olarak istikrara kavuşturulmuştur; dağlar veya diğer bir değişle karanın yüksek uzantıları Atlas ve Büyük Okyanus boyunca, Büyük ve Küçük Antiller üzerinde, ve güney Avrupa’da yükselmiştir. Karayip bölgesinin tümü oldukça yükselmiştir.

59:1.5 (673.5) In the later portion of this time segment much of North America and Europe emerged from the sea. The crust of the earth was temporarily stabilized; mountains, or rather high elevations of land, rose along the Atlantic and Pacific coasts, over the West Indies, and in southern Europe. The entire Caribbean region was highly elevated.

    390.000.000 yıl önce kara hali hazırda yükselmiş bir konumda bulunmaktaydı. Doğu ve batı Amerika’ya ek olarak doğru Avrupa’nın bazı kısımları üzerinde, bu zamanlar boyunca tortullaşmış kaya katmanları bulunabilir; ve bunlar, trilobit fosillerini taşıyan en eksi kayalardır. Orada, bu fosil-taşıyan kayaların biriktiği kaya kütlelerine parmak gibi uzanan körfezler mevcut bulunmaktaydı.

59:1.6 (673.6) 390,000,000 years ago the land was still elevated. Over parts of eastern and western America and western Europe may be found the stone strata laid down during these times, and these are the oldest rocks which contain trilobite fossils. There were many long fingerlike gulfs projecting into the land masses in which were deposited these fossil-bearing rocks.

    Bir kaç milyon yıl içerisinde Büyük Okyanus, Amerika kıtalarını istila etmeye başlamıştır. Her ne kadar karanın ensel genişlemesi veya diğer bir değişle kıtasal uzayışı aynı zamanda bir etken olarak bulunmuş olsa da, karanın batmasına temel olarak kabuksal uyum neden olmuştur.

59:1.7 (673.7) Within a few million years the Pacific Ocean began to invade the American continents. The sinking of the land was principally due to crustal adjustment, although the lateral land spread, or continental creep, was also a factor.

    380.000.000 yıl önce Asya dibe çökmekte olup, diğer tüm kıtalar kısa süreli bir yükselmeyi deneyimlemekteydi. Ancak bu çağ ilerledikçe yeni ortaya çıkan Atlas Okyanusu, tüm bağlı kıyı şeritleri üzerinde geniş baskınlara sebebiyet vermiştir. Kuzey Atlas veya Kuzey Kutup denizleri bunun sonrasında, güney Körfez suları ile birleşmiştir. Bu güney denizi Appalachian dağ boğazına girdiğinde, onun dalgaları bu boğazın doğusunu Alpler kadar yüksek dağlara bölmüştür; ancak genelde kıtalar, manzarasal güzellikten bütünüyle yoksun bir biçimde dikkate değer nitelikte bulunmayan düz araziler halinde bulunmaktaydı.

59:1.8 (673.8) 380,000,000 years ago Asia was subsiding, and all other continents were experiencing a short-lived emergence. But as this epoch progressed, the newly appearing Atlantic Ocean made extensive inroads on all adjacent coast lines. The northern Atlantic or Arctic seas were then connected with the southern Gulf waters. When this southern sea entered the Appalachian trough, its waves broke upon the east against mountains as high as the Alps, but in general the continents were uninteresting lowlands, utterly devoid of scenic beauty.

    Bu çağların kalıntısal birikintileri şu dört türde bulunmaktadır:

59:1.9 (673.9) The sedimentary deposits of these ages are of four sorts:

    1. Yığıntılar — kıyı şeritleri yakınında biriken madde oluşumları.

59:1.10 (673.10) 1. Conglomerates — matter deposited near the shore lines.

    2. Kumtaşları — sığ sularda ancak dalgaların çamur oluşumlarını engelleyecek kadar etkin olduğu yerlerde meydana gelmiş birikintiler.

59:1.11 (673.11) 2. Sandstones — deposits made in shallow water but where the waves were sufficient to prevent mud settling.

    3. Şistler — daha derin ve daha durgun sularda meydana gelen birikintiler.

59:1.12 (673.12) 3. Shales — deposits made in the deeper and more quiet water.

    4. Kireçtaşı — derin sularda trilobit kabuklarının birikintilerini içine alan oluşum.

59:1.13 (673.13) 4. Limestone — including the deposits of trilobite shells in deep water.

    Bu zamanlara ait trilobit fosilleri, iyice belirginleşmiş birtakım farklılaşmalara sahip bir biçimde temel belli bütünlükleri sunmaktadır. Üç özgün yaşam aktarımlarından gelişen öncül hayvanlar bu dönemin temel özelliğidir; Batı Yarıküresi içinde meydana gelen bu varlıklar, Avrasya topluluklarına ek olarak Avustralya veya Avustralya-Antarktik türlere ait unsurlardan biraz daha farklı bir nitelikte bulunmaktaydı.

59:1.14 (673.14) The trilobite fossils of these times present certain basic uniformities coupled with certain well-marked variations. The early animals developing from the three original life implantations were characteristic; those appearing in the Western Hemisphere were slightly different from those of the Eurasian group and from the Australasian or Australian-Antarctic type.

    370.000.000 yıl önce, Afrika ve Avustralya’nın deniz tabanına doğru hareketinin daha sonrasından eşlik ettiği, Kuzey ve Güney Amerika’nın en büyük ve dereyse bütünsel batışı gerçekleşmiştir. Kuzey Amerika’nın yalnızca belirli kısımları, bu sığ Kambriyen denizlerinin üstünde kalmıştır. Beş milyon yıl sonra denizler, karanın yükselmesinden önce geri çekilişlerini gerçekleştirmekteydi. Ve karanın batışı ve yükselişine ait bu olguların tümü, milyonlarca yıl boyunca yavaşça gerçekleşen bir biçimde çarpıcı bir nitelikte meydana gelmemekteydi.

59:1.15 (674.1) 370,000,000 years ago the great and almost total submergence of North and South America occurred, followed by the sinking of Africa and Australia. Only certain parts of North America remained above these shallow Cambrian seas. Five million years later the seas were retreating before the rising land. And all of these phenomena of land sinking and land rising were undramatic, taking place slowly over millions of years.

    Bu çağın tribolit fosil taşıyan katmaları, merkezi Asya dışında tüm kıtalar boyunca etraflı bir biçimde ortaya çıkmıştır. Birçok bölge içerisinde bu kayalar yatay bir konumda bulunmaktadır; ancak dağ bölgelerinde onlar, basınç ve kıvrılma etkisi sebebiyle eğilmiş ve bozulmaya uğramış bir nitelikte bulunmaktadır. Ve bu basınç birçok yerde, bahse konu birikintilerin özgün niteliğini değiştirmiştir. Kumtaşı, kuvarslara dönüşmüş; şist, damtaşı halini almış; bunun karşısında ise kireçtaşı, mermer niteliğine bürünmüştür.

59:1.16 (674.2) The trilobite fossil-bearing strata of this epoch outcrop here and there throughout all the continents except in central Asia. In many regions these rocks are horizontal, but in the mountains they are tilted and distorted because of pressure and folding. And such pressure has, in many places, changed the original character of these deposits. Sandstone has been turned into quartz, shale has been changed to slate, while limestone has been converted into marble.

    360.000.000 yıl önce kara, hâlihazırda yükselişine devam etmekteydi. Kuzey ve Güney Amerika bütünüyle yükselmiştir. Doğu Avrupa ve Britanya Adaları; bütünüyle derine batmış olan Galler kısımları dışında, hala yükselmekteydi. Bu çağlar boyunca hiçbir büyük buz tabakası bulunmamaktaydı. Avrupa, Afrika, Çin ve Avustralya içinde bu tabakalar ile ilişkili olarak ortaya çıkan buz birikintilerinin beklenmeyen varlığı, münferit dağ buzullarının veya daha sonra gerçekleşen döneme ait buzsu kalıntılarının hatalı yerleşimi sonucunda gerçekleşmiştir. Dünya iklimi bu dönemde okyanussal bir niteliğe sahipti, karasal değildi. Güney denizleri; mevcut ana kıyasla daha sıcak olup, Kuzey Amerika’dan kutup bölgelerine kadar uzanmıştı. Körfez Akıntısı; mevcut an içerisinde buz ile kaplı kıtayı dikkate değer sıcak iklim cenneti haline getiren bir biçimde Grönland’ın sahillerini yıkamak ve onları ısıtmak için doğuya doğru yönlendirilmiş bir şekilde, Kuzey Amerika'nın merkezi kısmına doğru hareket istikametinde bulunmuştur.

59:1.17 (674.3) 360,000,000 years ago the land was still rising. North and South America were well up. Western Europe and the British Isles were emerging, except parts of Wales, which were deeply submerged. There were no great ice sheets during these ages. The supposed glacial deposits appearing in connection with these strata in Europe, Africa, China, and Australia are due to isolated mountain glaciers or to the displacement of glacial debris of later origin. The world climate was oceanic, not continental. The southern seas were warmer then than now, and they extended northward over North America up to the polar regions. The Gulf Stream coursed over the central portion of North America, being deflected eastward to bathe and warm the shores of Greenland, making that now ice-mantled continent a veritable tropic paradise.

    Deniz yaşamı; dünya üzerinde mevcut konumuna çok benzer bir biçimde var olmuş olup, deniz yosunları, tek hücreli organizmalar, basit süngerler, trilobitler ve — karidesler, yengeçler ve ıstakozlar biçimindeki — kabuklu deniz hayvanlarından meydana gelmiştir. Bu sürecin sonuna doğru kolsu deniz ayaklıların üç bin türü ortaya çıkmış, onların yalnızca iki yüz topluluğu varlığını devam ettirmiştir. Bu hayvanlar, neredeyse hiç değişmeyen bir biçimde mevcut zamana kadar gelen öncül hayatın bir çeşitliliğini temsil etmektedir.

59:1.18 (674.4) The marine life was much alike the world over and consisted of the seaweeds, one-celled organisms, simple sponges, trilobites, and other crustaceans — shrimps, crabs, and lobsters. Three thousand varieties of brachiopods appeared at the close of this period, only two hundred of which have survived. These animals represent a variety of early life which has come down to the present time practically unchanged.

    Ancak trilobitler, baskın miktarlarda bulunan canlılardı. Onlar cinsiyet hayvanları olup, birçok türde var olmuşlardı; zayıf yüzücüler olarak onlar, hantal bir biçimde su üzerinde asılı kalmış veya daha sonra açığa çıkmakta olan düşmanları tarafından saldırıya uğradıklarında savunma hali konumunda kıvrılan bir şekilde deniz tabanları boyunca sürünmüşlerdir. Onlar; genişlik bakımından iki inçten bir ayak ölçüsüne kadar büyümüş, otçul, etçil, hem otçul hem etçil ve “çamur yiyicileri” biçiminde dört topluluk içinde gelişmişlerdir. Organik olmayan maddeden büyük ölçüde varlığını idame ettiren çamur yiyicilerin bu yetkinliği, bu kabiliyete sahip en son çok hücreli canlı olarak, onların sayısal olarak büyük artışını ve uzun hayatta kalış sürelerini açıklamaktadır.

59:1.19 (674.5) But the trilobites were the dominant living creatures. They were sexed animals and existed in many forms; being poor swimmers, they sluggishly floated in the water or crawled along the sea bottoms, curling up in self-protection when attacked by their later appearing enemies. They grew in length from two inches to one foot and developed into four distinct groups: carnivorous, herbivorous, omnivorous, and “mud eaters.” The ability of the latter group largely to subsist on inorganic matter — being the last multicelled animal that could — explains their great increase and long survival.

    Bu anlatım, Kambriyen olarak yer bilimcilerinizin tanımladığı elli milyon yılı içine alan dünya tarihinin uzun sürecinin sonunda Urantia’nın sahip olduğu biyolojik-yeryüzü-oluşum resminin tasviridir.

59:1.20 (674.6) This was the biogeologic picture of Urantia at the end of that long period of the world’s history, embracing fifty million years, designated by your geologists as the Cambrian.

2. İlk Kıtasal Sel Çağı
Omurgasız-Hayvan Çağı  

2. The First Continental Flood Stage
The Invertebrate-Animal Age

    Bu zamanların temel özelliği olan kara yükseliş ve batışının dönemsel oluşumlarının tümü; neredeyse hiçbir volkanik faaliyetlerin eşlik etmediği biçimde, kademeli ve dikkat çekmeyen nitelikteki olgulardır. Bu birbirini takip eden kara yükselişleri ve alçalışlarının tümü boyunca Asya ana kıtası, diğer kara kütlelerinin geçmişsel sürecini bütünüyle deneyimlememiştir. Bu kıta özellikle daha öncül tarih sürecinde, önce bir yöne daha sonrasında ise diğer bir yöne batarak birçok su baskınını yaşamıştır; ancak bu kara kütlesi, diğer kıtalar üzerinde gözlenebilecek tek-tip kaya birikintilerini taşımamaktadır. Yakın geçmiş çağlar içerisinde Asya, kara kütlelerinin tümünün içinde en istikrar halinde bulunan kıta olmuştur.

59:2.1 (674.7) The periodic phenomena of land elevation and land sinking characteristic of these times were all gradual and nonspectacular, being accompanied by little or no volcanic action. Throughout all of these successive land elevations and depressions the Asiatic mother continent did not fully share the history of the other land bodies. It experienced many inundations, dipping first in one direction and then another, more particularly in its earlier history, but it does not present the uniform rock deposits which may be discovered on the other continents. In recent ages Asia has been the most stable of all the land masses.

    350.000.000 yıl öncesi, merkezi Asya dışında tüm kıtaların büyük sel döneminin başlangıcına şahitlik etmiştir. Kara kütleleri sürekli bir biçimde su ile kaplanmıştı; yalnızca sahil yükseltileri bu sığ fakat oldukça yaygın nitelikte bulunan salınımsal iç denizlerin üzerinde kalmıştır. Üç büyük su baskını bu süreci belirlemiştir; ancak bu süreç sona ermeden önce, mevcut an içerisindeki düzeyin yüzde on beşinden daha yukarıda olan bir şekilde bütüncül kara kütlesinin ortaya çıkışı olarak, kıtalar tekrar yükselmiştir. Karayip bölgesi oldukça yükselmiştir. Bu süreç Avrupa içinde oldukça belirgin bir nitelikte bulunmamaktadır, çünkü burada volkanik faaliyet daha kalıcı bir durumdayken kara dalgalanmaları daha azdı.

59:2.2 (675.1) 350,000,000 years ago saw the beginning of the great flood period of all the continents except central Asia. The land masses were repeatedly covered with water; only the coastal highlands remained above these shallow but widespread oscillatory inland seas. Three major inundations characterized this period, but before it ended, the continents again arose, the total land emergence being fifteen per cent greater than now exists. The Caribbean region was highly elevated. This period is not well marked off in Europe because the land fluctuations were less, while the volcanic action was more persistent.

    340.000.000 yıl önce, Asya ve Avustralya dışında diğer geniş kara batışları meydana gelmiştir. Dünya okyanuslarının suları genel olarak birbirine karışmıştır. Bu dönem, kireç-tutan su yosunları tarafından tortullaşmış kayanın büyük bir kısmı biçimindeki büyük bir kireç taşı çağıdır.

59:2.3 (675.2) 340,000,000 years ago there occurred another extensive land sinking except in Asia and Australia. The waters of the world’s oceans were generally commingled. This was a great limestone age, much of its stone being laid down by lime-secreting algae.

    Bir kaç milyon yıl sonra Amerika kıtalarının ve Avrupa’nın geniş toplulukları, su yüzeyine çıkmaya başladı. Batı Yarımküre’de yalnızca Büyük Okyanus’un bir kolu, Meksika ve mevcut Kayalık Dağ bölgeleri üzerinde kalmaya devam etti; ancak bu çağın sonuna doğru Atlas ve Büyük Okyanus sahilleri tekrar batmaya başladı.

59:2.4 (675.3) A few million years later large portions of the American continents and Europe began to emerge from the water. In the Western Hemisphere only an arm of the Pacific Ocean remained over Mexico and the present Rocky Mountain regions, but near the close of this epoch the Atlantic and Pacific coasts again began to sink.

    330.000.000 yıl öncesi, birçok kara kütlesinin tekrar suyun yüzeyine çıkışı biçiminde tüm dünya üzerinde göreceli dinginliğine ait bir zaman zarfının başlangıcını simgelemektedir. Kıtasal dinginliğin bu dönemi için tek istisna, dünya üzerinde şu ana kadar bilinen en büyük tekil çaplı volkanik faaliyetlerden biri olan doğu Kentucky’ye ait büyük Kuzey Amerika volkanının patlamasıydı. Bu volkanın külleri, beş yüz mil kare alana yayılmış olup on beş ila yirmi fit arasında değişiklik gösteren derinliğe sahipti.

59:2.5 (675.4) 330,000,000 years ago marks the beginning of a time sector of comparative quiet all over the world, with much land again above water. The only exception to this reign of terrestrial quiet was the eruption of the great North American volcano of eastern Kentucky, one of the greatest single volcanic activities the world has ever known. The ashes of this volcano covered five hundred square miles to a depth of from fifteen to twenty feet.

    320.000.000 yıl önce, bu dönemin üçüncü ana seli meydana gelmiştir. Bu selin suları, Amerika kıtaları ve Avrupa’nın tümüne doğru uzanırken bir önceki su baskını tarafından suyun altına inmiş olan karanının tümünü kapladı. Doğu Kuzey Amerika ve batı Avrupa, suyun altında 10.000 ila 15.000 fit arasında değişen bir derinlikte bulunmaktaydı.

59:2.6 (675.5) 320,000,000 years ago the third major flood of this period occurred. The waters of this inundation covered all the land submerged by the preceding deluge, while extending farther in many directions all over the Americas and Europe. Eastern North America and western Europe were from 10,000 to 15,000 feet under water.

    310.000.000 yıl önce dünyanın kara kütleleri, Kuzey Amerika’nın güney kısımları dışında tekrar yüzeye doğru çıkmaktaydı. Meksika suyun yüzeyine çıkmış olup böylece ona kadar hiçbir biçimde kimliğini koruyamamış olan Körfez Denizi’ni oluşturmuştu.

59:2.7 (675.6) 310,000,000 years ago the land masses of the world were again well up excepting the southern parts of North America. Mexico emerged, thus creating the Gulf Sea, which has ever since maintained its identity.

    Bu sürecin yaşamı evrimleşmeye devam etmektedir. Dünya tekrar dingin ve göreceli olarak kargaşadan uzaktır; iklim, ılık ve düzenli bir seyir halindedir; kara bitkileri deniz kıyılarından daha ileri doğru göç etmektedir. Her ne kadar bu zamanlara ait az miktarda bitki fosili bulunmuş olsa da, yaşam biçimleri oldukça iyi bir biçimde gelişme göstermiştir.

59:2.8 (675.7) The life of this period continues to evolve. The world is once again quiet and relatively peaceful; the climate remains mild and equable; the land plants are migrating farther and farther from the seashores. The life patterns are well developed, although few plant fossils of these times are to be found.

    Bu dönem; bitkiden hayvana olan bir geçiş gibi her ne kadar temel değişiklerin birçoğu daha önceden gerçekleşmiş olsa da, bireysel nitelikteki hayvansal organizma evriminin büyük çağıdır. Deniz hayvanatları öyle bir noktaya gelecek şekilde gelişmiştir ki, omurgalıların altında kalan yaşamın her türü bu zamanlar boyunca tortullaşmış bahse konu kayalar içindeki fosillerde temsil edilmiştir. Ancak bu hayvanların tümü deniz organizmaları niteliğinde bulunmaktaydı. Hiçbir kaya hayvanı, deniz kıyıları boyunca sürünen solucanların birkaç türü dışında ortaya çıkmamıştır; buna ek olarak kara bitkileri henüz kıtalara etraflı bir biçimde yayılmamışlardır; orada hava içerisinde, solunum varlıklarının yaşamasını engelleyecek kadar çok karbondioksit bulunmaktaydı. Temel olarak, daha ilkel olanlarının belirli varlıkları dışında tüm hayvanlar mevcudiyetleri için doğrudan veya dolaylı olarak bitki yaşamına bağlıdırlar.

59:2.9 (675.8) This was the great age of individual animal organismal evolution, though many of the basic changes, such as the transition from plant to animal, had previously occurred. The marine fauna developed to the point where every type of life below the vertebrate scale was represented in the fossils of those rocks which were laid down during these times. But all of these animals were marine organisms. No land animals had yet appeared except a few types of worms which burrowed along the seashores, nor had the land plants yet overspread the continents; there was still too much carbon dioxide in the air to permit of the existence of air breathers. Primarily, all animals except certain of the more primitive ones are directly or indirectly dependent on plant life for their existence.

    Bu dönemde trilobitler hala yaşam alanında etkin bir konumda bulunmaktaydılar. Bu küçük hayvanlar; yaşam biçimlerinin on binlercesi içinde mevcut bulunmuş olup, bugünkü kabuklu deniz hayvanlarının atalarıdır. Trilobitlerin bazıları, yirmi beş ile dört bin arasında değişen küçük gözcüklere sahipti; diğerleri ise işlevsel olmayan gözleri barındırmaktaydı. Bu süreç sona erdiğinde trilobitler, omurgasız yaşamın birçok diğer türü ile birlikte denizlerin hâkimiyetini paylaşmıştır. Ancak onlar, yeni dönemin başlangıcı sürecinde tümüyle ortadan yok olmuşlardır.

59:2.10 (676.1) The trilobites were still prominent. These little animals existed in tens of thousands of patterns and were the predecessors of modern crustaceans. Some of the trilobites had from twenty-five to four thousand tiny eyelets; others had aborted eyes. As this period closed, the trilobites shared domination of the seas with several other forms of invertebrate life. But they utterly perished during the beginning of the next period.

    Kireç-tutan su yosunları çok geniş bir alana yayılmış halde bulunmaktaydı. Orada, mercanların öncül atalarına ait binlerce canlı var olmuştur. Deniz solucanları bol sayılarda bulunup, bahse konu zaman zarfından bu yana nesli tükenmiş olan denizanasının birçok çeşidi var olmuştur. Kafadanbacaklılar oldukça gelişmiş, bugünkü incimsi deniz helezonları, ahtapotlar, mürekkep balıkları ve kalamarlar olarak varlıklarını devam ettirmişlerdir.

59:2.11 (676.2) Lime-secreting algae were widespread. There existed thousands of species of the early ancestors of the corals. Sea worms were abundant, and there were many varieties of jellyfish which have since become extinct. Corals and the later types of sponges evolved. The cephalopods were well developed, and they have survived as the modern pearly nautilus, octopus, cuttlefish, and squid.

    Orada, kabuklu hayvanların birçok çeşidi bulunmuştur; ancak onların sahip oldukları kabuklar, daha sonraki çağlara kıyasla fazlasıyla savunma amacıyla kullanılmamaktaydı. Karındanbacaklılar, eski denizlerin suları içinde mevcuttu; ve onlar tek kabuklu deniz istiridyelerini, deniz salyangozlarını ve deniz sümüklü böceklerini içine almaktadır. Çift kabuklu karındanbacaklılar; deniz midyesi, deniztarağı, istiridye ve eskaloplar halinde o zamanlarda mevcut bulunan ve bu türleri içine alan bir topluluk olarak, milyonlarca yıldan bu yana varlıklarını sürdürmüşlerdir. Kapaklı-kabuklu organizmalar aynı zamanda evirilmişlerdir; ve bu kolsuayaklılar, mevcut an içerisinde var olduklarına benzer bir biçimde bu eski sularda yaşamışlardır; hatta onlar, hareketli ve çentikli oluşumlara ek olarak kabuklarının koruyucu başka düzenlemelerine sahip olmuştur.

59:2.12 (676.3) There were many varieties of shell animals, but their shells were not then so much needed for defensive purposes as in subsequent ages. The gastropods were present in the waters of the ancient seas, and they included single-shelled drills, periwinkles, and snails. The bivalve gastropods have come on down through the intervening millions of years much as they then existed and embrace the mussels, clams, oysters, and scallops. The valve-shelled organisms also evolved, and these brachiopods lived in those ancient waters much as they exist today; they even had hinged, notched, and other sorts of protective arrangements of their valves.

    Böylece, yer bilimcileriniz tarafından Ordovisyen olarak bilinen deniz yaşamının ikinci büyük dönemine ait evrimsel hikâyenin sonuna gelinmiştir.

59:2.13 (676.4) So ends the evolutionary story of the second great period of marine life, which is known to your geologists as the Ordovician.

3. İkinci Büyük Sel Aşaması
Mercan Dönemi — Kolsuayaklılar Çağı  

3. The Second Great Flood Stage
The Coral Period — The Brachiopod Age

    300.000.000 yıl önce, kara batışının bir başka büyük dönemi başlamıştır. Eski Silüryen denizlerinin güney ve kuzey doğrultudaki istilası, Avrupa ve Kuzey Amerika’nın büyük bir kısmını kendi suları alışını mümkün kılmıştır. Bahse konu kara denizin yok üstünde bir yükseltiye sahip olmadığı için, çok fazla birikinti kıyı şeritleri etrafında meydana gelmemiştir. Denizler, kireç-kabuklu yaşam ile dolup taşmış bir konumda bulunmaktaydı; bu kabukların deniz tabanına dökülüşü kademeli bir biçimde kireçtaşının kalın katmanlarını inşa etmiştir. Bu geniş çaplı ilk kireçtaşı birikimidir; ve bu oluşum neredeyse Avrupa ve Kuzey Amerika’nın tamamını kapsamakta olup, ancak birkaç yerde dünya yüzeyinde ortaya çıkmaktadır. Bu tarihi kaya tabakası yaklaşık olarak bin fit yüksekliğindedir; ancak bu birikintilerin çoğu eğim, kabuksal yükselmeler ve fay kırılmaları tarafından büyük ölçüde hasara uğramış, kuvarsa, şiste ve mermere dönüşmüştür.

59:3.1 (676.5) 300,000,000 years ago another great period of land submergence began. The southward and northward encroachment of the ancient Silurian seas made ready to engulf most of Europe and North America. The land was not elevated far above the sea so that not much deposition occurred about the shore lines. The seas teemed with lime-shelled life, and the falling of these shells to the sea bottom gradually built up very thick layers of limestone. This is the first widespread limestone deposit, and it covers practically all of Europe and North America but only appears at the earth’s surface in a few places. The thickness of this ancient rock layer averages about one thousand feet, but many of these deposits have since been greatly deformed by tilting, upheavals, and faulting, and many have been changed to quartz, shale, and marble.

    Hiçbir ateş kayası veya lav, güney Avrupa ve doğu Maine’nin büyük volkanları ve Quebec’in lav akıntıları dışında, bu sürecin kaya tabakalarında bulunmamaktadır. Bu süreç içerisinde volkanik faaliyet büyük ölçüde geçmişte kalmış bir olgudur. Bu süreç, büyük su tortulaşmasının en yüksek olduğu dönemdir; orada neredeyse hiçbir dağ oluşumu bulunmamaktadır.

59:3.2 (676.6) No fire rocks or lava are found in the stone layers of this period except those of the great volcanoes of southern Europe and eastern Maine and the lava flows of Quebec. Volcanic action was largely past. This was the height of great water deposition; there was little or no mountain building.

    290.000.000 yıl önce deniz, kıtalardan büyük ölçüde çekilmiş; çevreleyen okyanusların tabanları çöküş halinde bulunmaktadır. Kara kütleleri, tekrar batana kadar çok küçük değişikliğe uğramıştır. Kıtaların tümünün öncül dağ hareketleri başlamakta olup, bu kabuksal yükselmelerin en büyük olanları Asya’nın Himalayalar’ı ve İrlanda’dan başlayarak İskoçya boyunca Spitzbergen’e kadar uzanan bir biçimde büyük Kaledonya Dağları’dır.

59:3.3 (676.7) 290,000,000 years ago the sea had largely withdrawn from the continents, and the bottoms of the surrounding oceans were sinking. The land masses were little changed until they were again submerged. The early mountain movements of all the continents were beginning, and the greatest of these crustal upheavals were the Himalayas of Asia and the great Caledonian Mountains, extending from Ireland through Scotland and on to Spitzbergen.

    Bu çağın birikimleri içinde, gaz, petrol, çinko ve kurşunun büyük bir kısmı bulunmaktadır; bu birikimlerdeki gaz ve petrol, bir önceki deniz batışı zamanında taşınan bitki ve hayvan maddesinin devasa tabakalaşmaları tarafından elde edilirken, madensel birikimler suyun hantal canlılarının tortulaşmasını yansıtmaktadır. Kaya tuz birikimlerinin birçoğu bu sürece aittir.

59:3.4 (677.1) It is in the deposits of this age that much of the gas, oil, zinc, and lead are found, the gas and oil being derived from the enormous collections of vegetable and animal matter carried down at the time of the previous land submergence, while the mineral deposits represent the sedimentation of sluggish bodies of water. Many of the rock salt deposits belong to this period.

    Trilobitler hızlı bir biçimde azalma göstermiş olup, ortaya çıkan boşluk daha geniş yumuşakçalar veya kafadanbacaklılar tarafından doldurulmuştur. Bu hayvanlar on beş fit uzunluğuna bir ayak çapına kadar büyüyerek, denizlerin hâkimleri haline gelmiştir. Hayvan topluluklarına ait bu varlıklar ansızın ortaya çıkmış ve deniz yaşamının hâkimiyetini elde etmişlerdir.

59:3.5 (677.2) The trilobites rapidly declined, and the center of the stage was occupied by the larger mollusks, or cephalopods. These animals grew to be fifteen feet long and one foot in diameter and became masters of the seas. This species of animal appeared suddenly and assumed dominance of sea life.

    Bu çağın büyük volkanik etkinliği, Avrupa bölgesinde gerçekleşmiştir. Milyonlarca yıl boyunca Akdeniz dağ boğazında ve özellikle Britanya Adaları’nın çevresinde gerçekleşenler ki gibi bu türden şiddetli ve geniş volkanik patlamalar gerçekleşmemiştir. Britanya Adalar bölgesi üzerindeki bu lav akışı, mevcut an içerisinde 25.000 fit kalınlığındaki lav veya kaya tabakaları olarak açığa çıkmaktadır. Bu kayalar, sığ bir deniz yatağı üzerinde aralıklı yayılan ve böylece kaya birikintilerini içine serpiştiren lav akışları tarafından tortullaşmış olup; bu oluşumun tümü daha sonrasında deniz yüzeyine yükselmiştir. Şiddetli depremler, özellikle İskoçya olmak üzere kuzey Avrupa’da meydana gelmiştir.

59:3.6 (677.3) The great volcanic activity of this age was in the European sector. Not in millions upon millions of years had such violent and extensive volcanic eruptions occurred as now took place around the Mediterranean trough and especially in the neighborhood of the British Isles. This lava flow over the British Isles region today appears as alternate layers of lava and rock 25,000 feet thick. These rocks were laid down by the intermittent lava flows which spread out over a shallow sea bed, thus interspersing the rock deposits, and all of this was subsequently elevated high above the sea. Violent earthquakes took place in northern Europe, notably in Scotland.

    Okyanus iklimi ılıman ve düzenli kalmaya devam etmiştir; ve sıcak denizler, kutup karalarına ait kıyıları ısıtmıştır. Kolsuayaklılar ve diğer deniz-yaşam fosilleri bahse konu birikimler halinde Kuzey Kutbu’na doğru bulunabilir. Karındanbacaklılar, kolsuayaklılar, süngerler ve kayalık-meydana-getiren mercanların sayıları artmaya devam etmiştir.

59:3.7 (677.4) The oceanic climate remained mild and uniform, and the warm seas bathed the shores of the polar lands. Brachiopod and other marine-life fossils may be found in these deposits right up to the North Pole. Gastropods, brachiopods, sponges, and reef-making corals continued to increase.

    Bu çağın sonu, güney ve kuzey okyanusların sahip olduğu suların Silüryen denizinin ikinci istilasıyla birlikte karışmasına şahit olmuştur. Kafadanbacaklılar deniz yaşamında baskın bir konumda bulunurken, onlar ile birliktelik halinde bulunan yaşam türleri ilerleyen bir biçimde gelişmekte ve farklılaşmaktadır.

59:3.8 (677.5) The close of this epoch witnesses the second advance of the Silurian seas with another commingling of the waters of the southern and northern oceans. The cephalopods dominate marine life, while associated forms of life progressively develop and differentiate.

    280.000.000 yıl önce kıtalar, ikinci Silüryen su baskınından büyük ölçüde yüzeye çıkmışlardır. Bu batışın kaya birikintileri Kuzey Amerika’da Niyagara kireçtaşı olarak bilinmektedir, çünkü Niyagara Şelaleleri’nin mevcut an içerisinde akmakta olduğu kayanın katmanı bu oluşumdur. Kayanın bu katmanı, doğu dağlarından Mississippi vadi bölgesine kadar uzanmaktadır; ancak bu kapsam güney haricinde daha batıya doğru uzanmamaktadır. Birkaç tabaka Kanada, Güney Amerika’nın bazı kısımları, Avustralya ve Avrupa’nın çoğuna uzanmaktadır. Bu Niyagara türlerinin ortalama kalınlığı, yaklaşık olarak altı yüz fittir. Birçok bölge içerisinde Niyagara birikiminin hemen üzerindeki kısımda yığıntı, şist ve deniz tuzunun bir topluluğu bulanabilir. Bu durum, ikincil çökeltinin birikim oluşumudur. Bu tuz; dönüşümsel olarak denize açılan ve çözelti içinde bulunan diğer maddeyle beraber tuzun birikiminin buharlaşma ile meydana gelmesine neden olan biçimde denizle bağlantısını daha sonra kestiği, büyük lagünler içinde oluşmuştur. Bazı bölgeler içerisinde bu kaya tuz yatakları yetmiş fit kalınlığındadır.

59:3.9 (677.6) 280,000,000 years ago the continents had largely emerged from the second Silurian inundation. The rock deposits of this submergence are known in North America as Niagara limestone because this is the stratum of rock over which Niagara Falls now flows. This layer of rock extends from the eastern mountains to the Mississippi valley region but not farther west except to the south. Several layers extend over Canada, portions of South America, Australia, and most of Europe, the average thickness of this Niagara series being about six hundred feet. Immediately overlying the Niagara deposit, in many regions may be found a collection of conglomerate, shale, and rock salt. This is the accumulation of secondary subsidences. This salt settled in great lagoons which were alternately opened up to the sea and then cut off so that evaporation occurred with deposition of salt along with other matter held in solution. In some regions these rock salt beds are seventy feet thick.

    Bu zaman zarfında iklim dengeli ve ılımandır; ve bu dönemin deniz fosilleri kuzey kutup bölgelerinde tortullaşmıştır. Ancak bu çağın sonunda denizler çok aşırı bir biçimde tuzlu hale gelmiştir ki, çok az yaşam varlığını sürdürebilmiştir.

59:3.10 (677.7) The climate is even and mild, and marine fossils are laid down in the arctic regions. But by the end of this epoch the seas are so excessively salty that little life survives.

    Nihai Silüryen batışının sonunda, denizlalesi kireçtaşı birikimlerinde delillendirildiği gibi, — kaya zambakları olarak — derisidikenlilerin sayısında büyük bir artış meydana gelmiştir. Tribolitler neredeyse tamamen yok olup, yumuşakçalar denizlerin hâkimi olmaya devam etmişlerdir; mercan kaya oluşumları büyük oranda artmaya devam etmiştir. Bu çağ boyunca daha elverişli bölgelerde ilkel deniz akrepleri ilk olarak evirilmeye başlamıştır. Bunun hemen sonrasında, ve ansızın, — mevcut zamandaki gibi hava solunumu yapan varlıklar olarak — gerçek akrepler ortaya çıkmıştır.

59:3.11 (677.8) Toward the close of the final Silurian submergence there is a great increase in the echinoderms — the stone lilies — as is evidenced by the crinoid limestone deposits. The trilobites have nearly disappeared, and the mollusks continue monarchs of the seas; coral-reef formation increases greatly. During this age, in the more favorable locations the primitive water scorpions first evolve. Soon thereafter, and suddenly, the true scorpions — actual air breathers — make their appearance.

    Bu oluşumlar, yirmi beş milyon yıllık bir süreci kaplayan ve araştırmacılarınız tarafından Silüryen devri olarak bilinen, üçüncü deniz-yaşam dönemini sonlandırmaktadır.

59:3.12 (678.1) These developments terminate the third marine-life period, covering twenty-five million years and known to your researchers as the Silurian.

4. Büyük Kara-Yerleşim Düzeyi
Bitkisel Kara-Yaşam Dönemi
Balıkların Çağı  

4. The Great Land-Emergence Stage
The Vegetative Land-Life Period
The Age of Fishes

    Kara ile denizin bu çağlar süren mücadelesinde deniz uzun yıllar boyunca göreceli galip gelmiştir; ancak karanın bu mücadeleden zaferle ayrılacağı zamanlar çok yakındır. Ve kıtasal ayrılışlar henüz bu süreci takip etmemiştir; ancak zaman zaman dünya karasının tümü neredeyse tamamen, zayıf kanallar ve dar kara köprüleri vasıtasıyla birbirine bağlanmıştır.

59:4.1 (678.2) In the agelong struggle between land and water, for long periods the sea has been comparatively victorious, but times of land victory are just ahead. And the continental drifts have not proceeded so far but that, at times, practically all of the land of the world is connected by slender isthmuses and narrow land bridges.

    Kara Silüryen su baskınından yüzeye doğru çıkarken, dünya gelişimi ve yaşam evrimi içinde önemli bir süreç tamamlanır. Bu dönem dünya üzerinde yeni bir çağın başlangıcıdır. Geçmiş zamanların kuru ve gösterişsiz tabiatı, zengin yeşillikler ile taçlanmaya başlamaktadır; ve ilk muhteşem ormanlar, yakın zamanda ortaya çıkacaktır.

59:4.2 (678.3) As the land emerges from the last Silurian inundation, an important period in world development and life evolution comes to an end. It is the dawn of a new age on earth. The naked and unattractive landscape of former times is becoming clothed with luxuriant verdure, and the first magnificent forests will soon appear.

    Bu çağın deniz yaşamı, öncül türlerin ayrımı nedeniyle oldukça çeşitlidir; ancak daha sonra, bu farklı türlerinin tümünün özgürce birbirine karışımı ve birliktelik haline gelişi meydana gelmiştir. Kolsuayaklılar, eklembacaklıların daha sonra onların yerlerini almalarıyla erkenden zirve noktalarına ulaşmışlardır; ve kaya midyeleri ilk kez ortaya çıkmaya başlamıştır. Ancak gerçekleşen bütün bu olayların arasında en büyük etkinlik, balık ailesinin ansızın ortaya çıkması olmuştur. Bu dönem, hayvanların omurgalı türleri olarak belirlenen dünya tarihi dönemi biçiminde balıkların çağı haline gelmiştir.

59:4.3 (678.4) The marine life of this age was very diverse due to the early species segregation, but later on there was free commingling and association of all these different types. The brachiopods early reached their climax, being succeeded by the arthropods, and barnacles made their first appearance. But the greatest event of all was the sudden appearance of the fish family. This became the age of fishes, that period of the world’s history characterized by the vertebrate type of animal.

    270.000.000 yıl önce kıtalar suyun çok üstünde bir konumda bulunmaktaydı. Milyonlarca yıl boyunca bu kadar ölçekte kara bir kez bile olsun suyun üstünde olan bir konumda bulunmamıştı; bu olgu, dünya tarihinin tümü içinde en büyük kara-yerleşim çağlarından biri olmuştur.

59:4.4 (678.5) 270,000,000 years ago the continents were all above water. In millions upon millions of years not so much land had been above water at one time; it was one of the greatest land-emergence epochs in all world history.

    Beş milyon yıl sonra Kuzey ve Güney Amerika, Avrupa, Afrika, kuzey Asya ve Avustralya’nın kara bölgeleri kısa bir süreliğine su baskınına uğramıştır; Kuzey Amerika’da suya olan batış belirli bir zaman aralığı içinde neredeyse bütüncül bir düzeyde gerçekleşmiştir; ve bunun sonucunda gerçekleşen kireçtaşı tabakaları 500 ila 5.000 fit kalınlığında değişiklik gösteren oluşumlara sahip olmuştur. Bu çeşitli Devonik denizler; çok geniş buzul Kuzey Amerika iç denizinin kuzey Kaliforniya hattı boyunca Büyük Okyanus’a doğru bir çıkış yolu bulmasına yol açacak ölçüde, ilk önce belli bir doğrultuda daha sonra ise farklı bir yönde genişlemiştir.

59:4.5 (678.6) Five million years later the land areas of North and South America, Europe, Africa, northern Asia, and Australia were briefly inundated, in North America the submergence at one time or another being almost complete; and the resulting limestone layers run from 500 to 5,000 feet in thickness. These various Devonian seas extended first in one direction and then in another so that the immense arctic North American inland sea found an outlet to the Pacific Ocean through northern California.

    260.000.000 yıl önce, bu kara-batışı çağının sonuna doğru Kuzey Amerika kısmi ölçüde; Büyük Okyanus, Atlas Okyanusu, Kuzey Kutup ve Körfez suları ile eş zamanlı bağlantıya sahip denizler tarafından kaplanmıştır. İlk Devonik seline ait bu daha sonraki aşamaların birikimleri, kalınlık bakımından yaklaşık olarak bin fiti bulmaktadır. Bu zamanları özetleyen mercan kayaları, iç denizlerin berrak ve sığ olduğunu göstermektedir. Bu türden mercan birikimleri; Louisville Kentucky yakınındaki Ohio Nehri’nin kıyısında açığa çıkmış olup, iki yüzden fazla çeşitliliğe sahip olan bir biçimde yaklaşık olarak yüz fit kalınlığında bulunmaktadır. Bu mercan oluşumları, Kanada ve kuzey Avrupa boyunca kutup bölgelerine kadar uzanmaktadır.

59:4.6 (678.7) 260,000,000 years ago, toward the end of this land-depression epoch, North America was partially overspread by seas having simultaneous connection with the Pacific, Atlantic, Arctic, and Gulf waters. The deposits of these later stages of the first Devonian flood average about one thousand feet in thickness. The coral reefs characterizing these times indicate that the inland seas were clear and shallow. Such coral deposits are exposed in the banks of the Ohio River near Louisville, Kentucky, and are about one hundred feet thick, embracing more than two hundred varieties. These coral formations extend through Canada and northern Europe to the arctic regions.

    Bu kara batışlarını takiben sahil şeritlerinin birçoğu, daha önceki birikimlerin çamur veya şist ile kaplanmasına sebebiyet verecek ölçüde, dikkate değer bir biçimde yükselmiştir. Orada aynı zamanda Denovik tortullaşmanın bir tanesine işaret eden kırmızı kumtaş tabakası bulunmaktadır; ve bu kırmızı tabaka — Kuzey ve Güney Amerika, Avrupa, Rusya, Çin, Afrika ve Avustralya’da görüldüğü biçimiyle — dünya yüzeyinin büyük bir kısmını kaplamaktadır. Bu türden kırmızı birikintiler, kurak veya yarı-kurak çevre koşullarının var olduğuna işaret etmektedir; ancak bu çağın iklimi, hala ılıman ve dengeli bir konumda bulunmaktaydı.

59:4.7 (678.8) Following these submergences, many of the shore lines were considerably elevated so that the earlier deposits were covered by mud or shale. There is also a red sandstone stratum which characterizes one of the Devonian sedimentations, and this red layer extends over much of the earth’s surface, being found in North and South America, Europe, Russia, China, Africa, and Australia. Such red deposits are suggestive of arid or semiarid conditions, but the climate of this epoch was still mild and even.

    Bu sürecin tümü boyunca Cincinnati Adası’nın güneydoğu karası suyun çok yukarısında kalmaya devam etti. Ancak Britanya Adaları’na ek olarak batı Avrupa’nın çok büyük bir kısmı sular altında kaldı. Galler, Almanya ve Avrupa içinde diğer yerlerde Devonik kayalar 20.000 fit kalınlığında bulunmaktadır.

59:4.8 (679.1) Throughout all of this period the land southeast of the Cincinnati Island remained well above water. But very much of western Europe, including the British Isles, was submerged. In Wales, Germany, and other places in Europe the Devonian rocks are 20,000 feet thick.

    250.000.000 yıl öncesi; insan-öncesi evriminin tümü içinden en önemli aşamalardan bir tanesi olan, omurgasızlar türü olarak balık ailesinin ortaya çıkışına şahit oldu.

59:4.9 (679.2) 250,000,000 years ago witnessed the appearance of the fish family, the vertebrates, one of the most important steps in all prehuman evolution.

    Eklembacaklılar veya diğer bir değişle kabuklu hayvanlar, ilk omurgalıların atalarıydı. Balık ailesinin kökensel nesilleri, değişikliğe uğramış iki ata koluna aitti: bunlardan bir tanesi bir kafa ve kuyruğa bağlı uzun bir bedene sahip olan kol, diğeri ise çenesiz balık-öncesi varlıklar biçiminde omurgasız olan koldu. Ancak bu ilkel türler, hayvan dünyasının ilk omurgalıları olarak balıkların kuzeyde ansızın ortaya çıkmasıyla çabucak yok oldular.

59:4.10 (679.3) The arthropods, or crustaceans, were the ancestors of the first vertebrates. The forerunners of the fish family were two modified arthropod ancestors; one had a long body connecting a head and tail, while the other was a backboneless, jawless prefish. But these preliminary types were quickly destroyed when the fishes, the first vertebrates of the animal world, made their sudden appearance from the north.

    En büyük gerçek balıkların birçoğu bu çağa aittir; onların diş taşıyan çeşitleri yirmi beş ila otuz fit uzunluğuna varmaktadır; mevcut anda var olan köpek balıkları, bu tarihi balıkların kurtuluş canlılarıdır. Akciğere sahip ve zırhlı balıklar evrimlerinin zirve noktasına eriştiler; ve bu çağın sonlanmasından önce balıklar tatlı ve tuzlu sulara uyum sağladılar.

59:4.11 (679.4) Many of the largest true fish belong to this age, some of the teeth-bearing varieties being twenty-five to thirty feet long; the present-day sharks are the survivors of these ancient fishes. The lung and armored fishes reached their evolutionary apex, and before this epoch had ended, fishes had adapted to both fresh and salt waters.

    Balık dişleri ve iskeletlerinin gerçek kemik kalıntıları, bu sürecin sonuna doğru gerçekleşen tortullaşmış birikimlerde bulabilir; ve onların zengin fosil kalıntıları, Büyük Okyanus’un kapalı körfezlerinin bu bölgenin karasına doğru genişlemesinden dolayı, Kaliforniya sahili boyunca konumlanmıştır.

59:4.12 (679.5) Veritable bone beds of fish teeth and skeletons may be found in the deposits laid down toward the close of this period, and rich fossil beds are situated along the coast of California since many sheltered bays of the Pacific Ocean extended into the land of that region.

    Dünya hızlı bir biçimde kara bitkisinin yeni düzeyleri tarafından kaplanmaktaydı. Bu zaman zarfına kadar çok az bitki, su kıyıları dışında kara üzerinde büyümüştü. Bu aşamada ve ansızın; doğurgan eğreltiotu ailesi ortaya çıkmış, ve onlar dünyanın tüm bölgeleri içinde hızlıca yükselen kara yüzeyine çabucak yayılmıştır. İki fit kalınlığında ve kırk fit genişliğinde ağaç türleri yakın bir zaman içinde gelişmiştir; bunun sonrasında yapraklar evirilmiştir, ancak bu öncül çeşitlilikler yalnızca olgunlaşmamış bitki uzantıları olarak kalmıştır. Orada birçok küçük bitki daha var olmuştur; ancak onların fosilleri, daha öncesinden ortaya çıkmaya başlayan bakteriler tarafından sıklıkla rastlanan bir biçimde yok olmuştur.

59:4.13 (679.6) The earth was being rapidly overrun by the new orders of land vegetation. Heretofore few plants grew on land except about the water’s edge. Now, and suddenly, the prolific fern family appeared and quickly spread over the face of the rapidly rising land in all parts of the world. Tree types, two feet thick and forty feet high, soon developed; later on, leaves evolved, but these early varieties had only rudimentary foliage. There were many smaller plants, but their fossils are not found since they were usually destroyed by the still earlier appearing bacteria.

    Kara yükselirken Kuzey Amerika, Grönland’a uzanan kara köprüleri vasıtasıyla Avrupa ile birleşen bir hale gelmiştir. Ve mevcut zaman içinde Grönland, buz kabuğunun altında bu öncül kara bitkilerine ait kalıntıları barındırmaktadır.

59:4.14 (679.7) As the land rose, North America became connected with Europe by land bridges extending to Greenland. And today Greenland holds the remains of these early land plants beneath its mantle of ice.

    240.000.000 yıl önce Avrupa’ya ek olarak Kuzey ve Güney Amerika’nın kısımları üzerindeki kara batmaya başlamıştır. Karanın bu alçalışı, Devonik sellerin gerçekleşen en son büyük çaptaki açığa çıkışını simgelemektedir. Kutup denizleri tekrar Kuzey Amerika’nın üzerinden güneye doğru hareket etmiş, Atlas Okyanusu Avrupa ve batı Asya’nın büyük bir kısmını sular altında bırakmış, bunun karşısında ise Büyük Okyanus’un güneyi Hindistan’ın büyük bir kısmını kaplamıştır. Kuzey Amerika’nın yüzeyinde bulunabilecek Hudson Nehri’nin batı kıyıları ile birlikte Catskill Dağları, bu çağın en büyük yeryüzü eserlerinden biridir.

59:4.15 (679.8) 240,000,000 years ago the land over parts of both Europe and North and South America began to sink. This subsidence marked the appearance of the last and least extensive of the Devonian floods. The arctic seas again moved southward over much of North America, the Atlantic inundated a large part of Europe and western Asia, while the southern Pacific covered most of India. This inundation was slow in appearing and equally slow in retreating. The Catskill Mountains along the west bank of the Hudson River are one of the largest geologic monuments of this epoch to be found on the surface of North America.

    230.000.000 yıl önce denizler çekilmeye devam etmekteydi. Kuzey Amerika’nın büyük bir kısmı su yüzeyinin üstündeydi; ve büyük volkanik etkinlik St. Lawrence bölgesinde gerçekleşmişti. Montreal’de bulunan Mount Royal, bu volkanların bir tanesinin erimiş yakasıdır. Bu çağın bütününe ait birikimler; Susquehanna Nehri’nin, 13.000 fitlik bir kalınlığa erişen bu birbirlerini takip eden tabakaları sergilemekte olan bir vadiyi kestiği, Kuzey Amerika’nın Appalachian Dağları içinde çok iyi bir biçimde sergilenmektedir.

59:4.16 (679.9) 230,000,000 years ago the seas were continuing their retreat. Much of North America was above water, and great volcanic activity occurred in the St. Lawrence region. Mount Royal, at Montreal, is the eroded neck of one of these volcanoes. The deposits of this entire epoch are well shown in the Appalachian Mountains of North America where the Susquehanna River has cut a valley exposing these successive layers, which attained a thickness of over 13,000 feet.

    Kıtaların yükselişi bu dönemi takip etmiş olup, atmosfer oksijen ile daha zengin hale gelmektedir. Yeryüzüne, yüz fit yüksekliğindeki eğrelti otlarının geniş ormanları ve sessiz ormanlar olarak bilinen bu zamanların özel ağaçları yayılmıştır; tek bir ses, hatta bir yaprak hışırtısı bile duyulmamaktaydı, çünkü bu türden ağaçlar hiçbir yaprağa sahip değildi.

59:4.17 (680.1) The elevation of the continents proceeded, and the atmosphere was becoming enriched with oxygen. The earth was overspread by vast forests of ferns one hundred feet high and by the peculiar trees of those days, silent forests; not a sound was heard, not even the rustle of a leaf, for such trees had no leaves.

    Ve böylelikle, balıkların çağı olarak deniz-yaşam evriminin en uzun süreçlerinden bir tanesi sona yaklaşmıştır. Dünya tarihinin bu süreci neredeyse elli milyon yıl sürmüştür; bu süreç, araştırmacılarınız tarafından Devonik devir olarak bilinmektedir.

59:4.18 (680.2) And thus drew to a close one of the longest periods of marine-life evolution, the age of fishes. This period of the world’s history lasted almost fifty million years; it has become known to your researchers as the Devonian.

5. Kabuksal-Değişim Dönemi
Eğreltiotu Ormanı’nın Kömür Devri Dönemi
Kurbağaların Çağı  

5. The Crustal-Shifting Stage
The Fern-Forest Carboniferous Period
The Age of Frogs

    Bir önceki dönem içerisinde balıkların ortaya çıkması, deniz-yaşam evriminin zirve noktasını simgelemektedir. Bu noktadan itibaren kara yaşamının evrimi artan bir biçimde önem kazanmaktadır. Ve bu dönem, ilk kara hayvanlarının ortaya çıkışını neredeyse olası en yüksek koşulda hazırlayan aşama ile başlar.

59:5.1 (680.3) The appearance of fish during the preceding period marks the apex of marine-life evolution. From this point onward the evolution of land life becomes increasingly important. And this period opens with the stage almost ideally set for the appearance of the first land animals.

    220.000.000 yıl önce kıta kara alanlarının birçoğu, Kuzey Amerika’nın büyük bir kısmı dâhil olmak üzere, suyun üstünde bulunmaktaydı. Karaya zengin bitkiler yayılmıştı; bu zaman süreci gerçek anlamıyla eğreltiotlarının çağıdır. Karbondioksit hala atmosferde mevcuttu, ancak azalan düzeylerde var olmaktaydı.

59:5.2 (680.4) 220,000,000 years ago many of the continental land areas, including most of North America, were above water. The land was overrun by luxurious vegetation; this was indeed the age of ferns. Carbon dioxide was still present in the atmosphere but in lessening degree.

    İki büyük iç denizi yaratarak Kuzey Amerika’nın merkezi kısımları kısa bir süre sonra sular altında kalmıştır. Atlas ve Büyük Okyanus sahil dağlık alanları, mevcut kıyı şeridinin hemen ötesinde konumlanmıştı. Bu iki deniz bu aşamada, yaşamın iki türünün birleştiği bir şekilde bütünleşmiş halde bulunmaktadır; deniz hayvan yaşamlarının bu birlikteliği, deniz yaşamında hızlı ve dünya çapındaki bir azalmanın başlangıcını ve bunu takip eden kara-yaşam döneminin açılışını simgelemektedir.

59:5.3 (680.5) Shortly thereafter the central portion of North America was inundated, creating two great inland seas. Both the Atlantic and Pacific coastal highlands were situated just beyond the present shore lines. These two seas presently united, commingling their different forms of life, and the union of these marine fauna marked the beginning of the rapid and world-wide decline in marine life and the opening of the subsequent land-life period.

    210.000.000 yıl önce sıcak kutup denizleri, Kuzey Amerika ve Avrupa’yı kaplamıştır. Güney kutup denizleri, güney Amerika ve Avustralya’yı sular altında bırakırken, Afrika ve Asya oldukça yükselmiştir.

59:5.4 (680.6) 210,000,000 years ago the warm-water arctic seas covered most of North America and Europe. The south polar waters inundated South America and Australia, while both Africa and Asia were highly elevated.

    Denizler en yüksek seviyelerinde bulunurken, yeni bir evrimsel gelişme ansızın ortaya çıkmıştır. Birden bire kara hayvanlarının ilki belirmiştir. Kara veya su içinde yaşayabilecek olan bu hayvanların sayısız türü orada mevcut bulunmuştur. Bu solunum yapan yüzergezer canlılar, hava keseleri akciğerlere dönüşen eklembacaklılardan türemişlerdir.

59:5.5 (680.7) When the seas were at their height, a new evolutionary development suddenly occurred. Abruptly, the first of the land animals appeared. There were numerous species of these animals that were able to live on land or in water. These air-breathing amphibians developed from the arthropods, whose swim bladders had evolved into lungs.

    Denizlerin çok tuzlu sularından salyangozlar, akrepler ve kurbağalar sürünerek karaya çıkmıştır. Mevcut an içerisinde kurbağalar, yumurtalarını suya bırakır; ve onların yavruları, kurbağa yavruları olarak küçük balıklar halinde var olmaktadırlar. Bu süreç, kurbağaların çağı olarak yerinde bir biçimde adlandırılabilir.

59:5.6 (680.8) From the briny waters of the seas there crawled out upon the land snails, scorpions, and frogs. Today frogs still lay their eggs in water, and their young first exist as little fishes, tadpoles. This period could well be known as the age of frogs.

    Bundan daha sonra böcekler ilk olarak ortaya çıkmış; örümcekler, akrepler, karafatmalar, çekirgeler ve ağustos böcekleri ile birlikte yakın zaman içerisinde dünya kıtalarına yayılmışlardır. Yusufçuklar otuz inç uzunluğunda bulunmaktaydı. Karafatmaların sayıca bin türü gelişti, ve onların bazıları dört inçlik uzunluğa kadar büyüdü.

59:5.7 (680.9) Very soon thereafter the insects first appeared and, together with spiders, scorpions, cockroaches, crickets, and locusts, soon overspread the continents of the world. Dragon flies measured thirty inches across. One thousand species of cockroaches developed, and some grew to be four inches long.

    Derisidikenlilerin iki topluluğu özellikle çok iyi bir biçimde gelişti, ve onlar gerçekte bu çağın yönlendirici fosilleridirler. Kabukla beslenen büyük köpek balıkları aynı zamanda yüksek bir biçimde evrime uğradı, ve beş milyon yıldan daha uzun bir süre boyunca onlar okyanusların hâkimi oldu. İklim bu dönemde hala ılıman ve dengeliydi; deniz yaşamı çok az ölçüde değişikliğe uğradı. Tatlı su balıkları gelişmekte, ve trilobitlerin nesilleri neredeyse tamamen tükenmekteydi. Mercanlar seyrekleşmiş, kireçtaşının büyük bir kısmı denizlalesinden meydana gelmeye başlamıştır. Bu çağ boyunca kireçtaşları daha iyi katmanlı halde tortullaşmıştır.

59:5.8 (680.10) Two groups of echinoderms became especially well developed, and they are in reality the guide fossils of this epoch. The large shell-feeding sharks were also highly evolved, and for more than five million years they dominated the oceans. The climate was still mild and equable; the marine life was little changed. Fresh-water fish were developing and the trilobites were nearing extinction. Corals were scarce, and much of the limestone was being made by the crinoids. The finer building limestones were laid down during this epoch.

    İçdenizlerin büyük bir kısmının suları, birçok deniz türünün gelişimi ve büyümesine fazlasıyla katkıda bulunan kireç ve diğer madenler ile oldukça fazla bir biçimde yüklüdür. Nihai olarak denizler, bazı yerlerde çinko ve kurşunu taşıyan bir biçimde geniş bir kaya birikiminin sonucu olarak çekilmiş oldular.

59:5.9 (681.1) The waters of many of the inland seas were so heavily charged with lime and other minerals as greatly to interfere with the progress and development of many marine species. Eventually the seas cleared up as the result of an extensive stone deposit, in some places containing zinc and lead.

    Bu öncül Kömür Devri’nin birikimleri; kumtaşı, şist ve kireçtaşından meydana gelen bir biçimde 500 ila 2.000 fit arasında değişen bir kalınlığa sahiptir. En eski tabakalar, kum ve çakıl tortuları ile birlikte karaya ek olarak deniz hayvan ve bitkilerinin fosillerini ortaya sermektedir. Bu eski katmanlar arasında küçük bir parça kullanılabilir kömür bulunmuştur. Avrupa boyunca bu birikimler, Kuzey Amerika’da tortullaşanlara oldukça benzerdir.

59:5.10 (681.2) The deposits of this early Carboniferous age are from 500 to 2,000 feet thick, consisting of sandstone, shale, and limestone. The oldest strata yield the fossils of both land and marine animals and plants, along with much gravel and basin sediments. Little workable coal is found in these older strata. These depositions throughout Europe are very similar to those laid down over North America.

    Bu çağın sonuna doğru Kuzey Amerika’nın karası yükselmeye başlamıştır. Bu yükseltide kısa dönemli bir kesinti meydana gelmiştir; ve deniz, eski yatağının yarı düzeyini kaplayan konuma geri dönmüştür. Bu oluşum, kısa süren bir su baskını olmuştur; karanın büyük bir kısmı yakın zaman içerisinde su seviyesinin çok üzerine çıkmıştır. Güney Amerika, Afrika vasıtasıyla hala Avrupa ile bağlantılı haldeydi.

59:5.11 (681.3) Toward the close of this epoch the land of North America began to rise. There was a short interruption, and the sea returned to cover about half of its previous beds. This was a short inundation, and most of the land was soon well above water. South America was still connected with Europe by way of Africa.

    Bu çağ Vosges, Kara Orman ve Ural dağlarının başlangıcına şahit olmuştur. Diğer ve eski dağların kalıntıları, Büyük Britanya ve Avrupa’nın tamamında bulunabilir.

59:5.12 (681.4) This epoch witnessed the beginning of the Vosges, Black Forest, and Ural mountains. Stumps of other and older mountains are to be found all over Great Britain and Europe.

    200.000.000 yıl önce, Kömür Devri’nin gerçekten etkin olduğu aşamalar başlamıştır. Bu zaman zarfından önce yirmi milyon yıl süresince, öncül kömür birikintileri tortullaşmıştır; ancak bu aşamada daha geniş kömür oluşum etkinlikleri faal bir konumdaydı. Mevcut kömür birikim çağının uzunluğu, yirmi beş milyon yıldan biraz daha fazlaydı.

59:5.13 (681.5) 200,000,000 years ago the really active stages of the Carboniferous period began. For twenty million years prior to this time the earlier coal deposits were being laid down, but now the more extensive coal-formation activities were in process. The length of the actual coal-deposition epoch was a little over twenty-five million years.

    Kara, okyanus tabanları üzerindeki etkinlikler tarafından belirlenen deniz seviyesindeki değişiklikler nedeniyle dönüşümsel olarak yükselip alçalıyordu. Karanın alçalışı ve yükselişi olarak bu kabuksal huzursuzluk, kıyısal bataklığın doğurgan bitki türüne dönüşümü ile birlikte; bu sürecin Kömür Devri olarak bilinmesine neden olan geniş kömür birikimlerinin üretimine katkıda bulunmuştur.

59:5.14 (681.6) The land was periodically going up and down due to the shifting sea level occasioned by activities on the ocean bottoms. This crustal uneasiness — the settling and rising of the land — in connection with the prolific vegetation of the coastal swamps, contributed to the production of extensive coal deposits, which have caused this period to be known as the Carboniferous. And the climate was still mild the world over.

    Kömür tabakaları dönüşümlü olarak şist, kaya ve yığınlar ile birlikte barınmaktaydı. Bu kömür yatakları, kırk ila elli fit arasında değişen kalınlıkta merkezi ve doğu Amerika Birleşik Devletleri’ni kaplamaktadır. Ancak bu birikintilerin çoğu, bir sonraki kaya yükselişi sırasında temizlenmiştir. Kuzey Amerika ve Avrupa’nın bazı kısımlarında kömür taşıyan tabakalar 18.000 fit kalınlığındadır.

59:5.15 (681.7) The coal layers alternate with shale, stone, and conglomerate. These coal beds over central and eastern United States vary in thickness from forty to fifty feet. But many of these deposits were washed away during subsequent land elevations. In some parts of North America and Europe the coal-bearing strata are 18,000 feet in thickness.

    Var olan kömür yataklarının üstündeki ağaç kökenlerinin mevcudiyeti, bu zaman zarfında bulunan yerleşkede kömürün oluşmuş olduğunu göstermektedir. Kömür; bu uzak çağın balçıklarında ve bataklık kıyılarında büyüyen dizi halindeki bitkisel gelişime ait suyu muhafaza eden ve basıncı değiştiren kalıntılardır. Kömür tabakaları sıklıkla gaz ve petrolü tutmaktadır. Geçmiş bitki yetişiminin kalıntıları olarak turba yatakları, elverişli basınca ve ısıya maruz kalırsa kömürün bu türüne dönüşmektedir. Taşkömürü, kömürden daha çok basınca ve ısıya maruz kalarak sahip olduğu niteliği kazanmıştır.

59:5.16 (681.8) The presence of roots of trees as they grew in the clay underlying the present coal beds demonstrates that coal was formed exactly where it is now found. Coal is the water-preserved and pressure-modified remains of the rank vegetation growing in the bogs and on the swamp shores of this faraway age. Coal layers often hold both gas and oil. Peat beds, the remains of past vegetable growth, would be converted into a type of coal if subjected to proper pressure and heat. Anthracite has been subjected to more pressure and heat than other coal.

    Karanın yükseliş ve alçalış miktarını işaret eden, Kuzey Amerika’da çeşitli yataklar içerisinde kömür tabakaları; Illinois’de on, Pennsylvania’da yirmi, Alabama’da yirmi beş ve Kanada’da ise yetmiş beşe kadar değişkenlik göstermektedir. Tatlı ve tuzlu su fosillerinin ikisi de kömür yataklarında bulunmaktadır.

59:5.17 (681.9) In North America the layers of coal in the various beds, which indicate the number of times the land fell and rose, vary from ten in Illinois, twenty in Pennsylvania, thirty-five in Alabama, to seventy-five in Canada. Both fresh- and salt-water fossils are found in the coal beds.

    Bu çağ boyunca Kuzey ve Güney Amerika’nın dağları faal bir konumda bulunmuştur; And Dağları ve eski Kayalık Dağları’nın güney sıraları yükselmektedir. Atlas ve Büyük Okyanus’un yüksek kıyı bölgeleri; bu okyanusların sahil şeritlerinin yaklaşık olarak şu an ki konumlarına geri çekildiği bir biçimde nihai olarak aşınarak ve batmaya uğrayarak, suyun altına gömülmüştür. Bu su baskınının birikintileri, yaklaşık olarak bin fit kalınlığındadır.

59:5.18 (682.1) Throughout this epoch the mountains of North and South America were active, both the Andes and the southern ancestral Rocky Mountains rising. The great Atlantic and Pacific high coastal regions began to sink, eventually becoming so eroded and submerged that the coast lines of both oceans withdrew to approximately their present positions. The deposits of this inundation average about one thousand feet in thickness.

    190.000.000 yıl öncesi, kuzey Kaliforniya boyunca Büyük Okyanus’a bir kol ile bağlanarak Kuzey Amerika Kömür Devri denizinin batıya doğru genişleyişine şahit olmuştur. Kömür; deniz kıyısındaki değişimlerin bu çağı boyunca sahil düzlükleri yükselip alçalırken, Amerika kıtaları ve Avrupa boyunca tabaka tabaka tortullaşmaya devam etmiştir.

59:5.19 (682.2) 190,000,000 years ago witnessed a westward extension of the North American Carboniferous sea over the present Rocky Mountain region, with an outlet to the Pacific Ocean through northern California. Coal continued to be laid down throughout the Americas and Europe, layer upon layer, as the coastlands rose and fell during these ages of seashore oscillations.

    180.000.000 yıl öncesi, — Avrupa, Hindistan, Çin, Kuzey Afrika ve Amerika kıtlarında olmak üzere — kömürün dünyanın tümü üzerinde oluştuğu Kömür Devri’nin bitimini beraberinde getirmiştir. Kömür-oluşum döneminin sonunda Kuzey Amerika’daki Mississippi vadisinin doğusu yükselmiş, bu bölgenin büyük bir kısmı bahse konu zaman zarfından bu yana su üzerinde kalmaya devam etmiştir. Bu kaya-yükseliş dönemi, Appalachian bölgelerini ve kıtanın batı kısmını içine alan bir biçimde Kuzey Amerika’nın bugünkü dağlarının başlangıcını simgelemektedir. Volkanlar, Alaska ve Kaliforniya’ya ek olarak Avrupa ve Asya’nın dağ-oluşum bölgeleri içinde faal bir konumda bulunmaktadır. Doğu Amerika ve batı Avrupa, Grönland kıtası ile bağlantı halindedir.

59:5.20 (682.3) 180,000,000 years ago brought the close of the Carboniferous period, during which coal had been formed all over the world — in Europe, India, China, North Africa, and the Americas. At the close of the coal-formation period North America east of the Mississippi valley rose, and most of this section has ever since remained above the sea. This land-elevation period marks the beginning of the modern mountains of North America, both in the Appalachian regions and in the west. Volcanoes were active in Alaska and California and in the mountain-forming regions of Europe and Asia. Eastern America and western Europe were connected by the continent of Greenland.

    Kara yükselişi; önceki çağların deniz iklimini değiştirmeye başlamış, ve bu iklimi daha az ılık ve daha değişken kıta iklim sürecinin başlayışı ile değiştirmiştir.

59:5.21 (682.4) Land elevation began to modify the marine climate of the preceding ages and to substitute therefor the beginnings of the less mild and more variable continental climate.

    Bu zamanların bitkileri bitki sporlarını taşımakta olup, rüzgâr bu sporları uzaklara ve geniş bir alana doğru yaymaya yetkindi. Kömür Devri ağaç gövdeleri çoğunlukla yedi fit çapında ve sıkça rastlanan bir biçimde yüz yirmi beş fit uzunluğundaydı. Bugünkü eğrelti otları, bu eski çağların gerçek kalıntılarıdır.

59:5.22 (682.5) The plants of these times were spore bearing, and the wind was able to spread them far and wide. The trunks of the Carboniferous trees were commonly seven feet in diameter and often one hundred and twenty-five feet high. The modern ferns are truly relics of these bygone ages.

    Genel olarak orada, tatlı su organizmaları için gelişim çağları bulunmaktaydı; eski deniz yaşamı içinde çok az bir değişiklik meydana gelmiştir. Ancak bu sürecin önemli ayırıcı nitelikteki özelliği, kurbağaların ve onların birçok köken akrabalarının anlık ortaya çıkışıdır. Karbon çağının yaşam belirleyici nitelikleri, eğreltiotları ve kurbağalar olmuştur.

59:5.23 (682.6) In general, these were the epochs of development for fresh-water organisms; little change occurred in the previous marine life. But the important characteristic of this period was the sudden appearance of the frogs and their many cousins. The life features of the coal age were ferns and frogs.

6. İklim Geçiş Aşaması
Tohum-Ekim Dönemi
Biyolojik Karışıklık Çağı  

6. The Climatic Transition Stage
The Seed-Plant Period
The Age of Biologic Tribulation

    Bu süreç, deniz yaşamında hayati derecede önemli evrimsel gelişimin sonunu ve daha sonraki kara hayvanları çağlarına götüren geçiş döneminin başlangıcını simgelemektedir.

59:6.1 (682.7) This period marks the end of pivotal evolutionary development in marine life and the opening of the transition period leading to the subsequent ages of land animals.

    Bu çağ, büyük yaşam yoksulluk dönemlerinden biridir. Deniz türlerinin binlercesi yok olmuş, ve yaşam kara üzerinde neredeyse hiçbir biçimde henüz istikrara kavuşturulmamıştır. Bu süreç; yaşamın dünya yüzeyinden ve okyanus derinliklerinden neredeyse tamamen kaybolduğu bir çağ olarak, bir biyolojik karışıklık zamanıdır. Uzun deniz-yaşam döneminin sonuna doğru dünya üzerinde yaşayan varlıkların yüz binden fazla türü mevcut bulunmaktaydı. Geçişin bu döneminin sonunda ise, onların beş yüz türünden azı hayatta kalabilmiştir.

59:6.2 (682.8) This age was one of great life impoverishment. Thousands of marine species perished, and life was hardly yet established on land. This was a time of biologic tribulation, the age when life nearly vanished from the face of the earth and from the depths of the oceans. Toward the close of the long marine-life era there were more than one hundred thousand species of living things on earth. At the close of this period of transition less than five hundred had survived.

    Bu yeni dönemin kendine has özellikleri; yeryüzü kabuğunun soğuması, veya, — denizlerin kısıtlamaları ve devasa kara kütlelerinin artan yükselişi biçiminde — genel olarak mevcut olan ve önceki süreçlerden beri var olan etkilerin olağandışı bir birlikteliği karşısında volkanik faaliyetin uzun süreli yokluğu nedeniyle baskın olarak belirlenmemiştir. Daha önceki süreçlerin ılıman deniz iklimi ortan kaybolmakta ve havanın daha sert kara iklimi hızlı bir biçimde gelişme göstermekteydi.

59:6.3 (682.9) The peculiarities of this new period were not due so much to the cooling of the earth’s crust or to the long absence of volcanic action as to an unusual combination of commonplace and pre-existing influences — restrictions of the seas and increasing elevation of enormous land masses. The mild marine climate of former times was disappearing, and the harsher continental type of weather was fast developing.

    170.000.000 yıl önce büyük evrimsel değişiklikler ve düzenlemeler, dünyanın bütün yüzeyinde gerçekleşmeye başlamaktaydı. Kara, okyanus tabanları batarken dünyanın tümü üzerinde yükselmekteydi. Bağımsız dağ sıraları ortaya çıkmaya başlamıştı. Kuzey Amerika’nın doğu kısmı, deniz seviyesinin oldukça üstünde bulunmaktaydı; bu kıtanın batı kısmı yavaşça yükselmekteydi. Kıtalar, dar boğazlar ile birbirlerine bağlanmış olan büyük ve küçük tuz göllerine ek olarak sayısız iç denizler ile kaplanmıştı. Bu geçiş döneminin tabakaları, 1.000 ila 7.000 fit arasında değişen kalınlığa sahiptir.

59:6.4 (683.1) 170,000,000 years ago great evolutionary changes and adjustments were taking place over the entire face of the earth. Land was rising all over the world as the ocean beds were sinking. Isolated mountain ridges appeared. The eastern part of North America was high above the sea; the west was slowly rising. The continents were covered by great and small salt lakes and numerous inland seas which were connected with the oceans by narrow straits. The strata of this transition period vary in thickness from 1,000 to 7,000 feet.

    Dünyanın kabuğu, bu kara yükselmeleri sürecinde geniş bir biçimde kıvrılmaya uğramıştır. Bu dönem; Güney Amerika’nın Afrika ile Kuzey Amerika’nın Avrupa ile birlikte çok uzun bir süredir bağlantı halinde olduğu kıtaları içine alan bir biçimde belirli kara köprülerinin ortadan kaybolması dışında, kıtaların deniz yüzeyine çıkışının bir süreci olmuştur.

59:6.5 (683.2) The earth’s crust folded extensively during these land elevations. This was a time of continental emergence except for the disappearance of certain land bridges, including the continents which had so long connected South America with Africa and North America with Europe.

    Kademeli bir biçimde kıta içi göller ve denizler, dünyanın tümü üzerinde kurumaktaydı. Bağımsız dağ ve bölgesel buzullar, özellikle Güney Yarımküre üzerinde ortaya çıkmaya başlamıştı; birçok bölge içinde bu yerel buz oluşumlarına ait buzul birikimleri, toprağın üst kısmında bulunan ve daha sonra oluşmuş kömür birikimlerinin bazıları arasında bile bulunabilir. Buzullaşma ve kuraklık olarak iki yeni iklim etmeni ortaya çıkmıştır. Dünyanın daha yüksek bölgelerinin birçoğu, kurak ve çorak hale gelmiştir.

59:6.6 (683.3) Gradually the inland lakes and seas were drying up all over the world. Isolated mountain and regional glaciers began to appear, especially over the Southern Hemisphere, and in many regions the glacial deposit of these local ice formations may be found even among some of the upper and later coal deposits. Two new climatic factors appeared — glaciation and aridity. Many of the earth’s higher regions had become arid and barren.

    İklim değişikliliğinin bu zamanları boyunca, aynı zamanda kara bitkileri içinde de büyük çeşitlilikler baş göstermiştir. Tohum bitkileri ortaya çıkmış, ve onlar daha sonra artış gösteren kara-hayvan yaşamı için daha iyi bir yiyecek kaynağı sağlamıştır. Kış ve kuraklık dönemleri boyunca nadas süreçleri, askıya alınmış yaşam dönemlerinin ihtiyaçlarını karşılamak için evrim göstermiştir.

59:6.7 (683.4) Throughout these times of climatic change, great variations also occurred in the land plants. The seed plants first appeared, and they afforded a better food supply for the subsequently increased land-animal life. The insects underwent a radical change. The resting stages evolved to meet the demands of suspended animation during winter and drought.

    Kara hayvanları arasında kurbağalar bir önceki çağ içinde türlerine ait doruk noktasına ulaşmış olup, sayıları hızla tükenmeye başlamıştır; ancak onlar, bu uzak geçmişin olağanüstü düzeydeki sıkıntılı süreçlerine ait kurumakta olan su birikintilerinde ve göletlerinde bile uzun süreler yaşayabilmelerinden dolayı, varlıklarını devam ettirmişlerdir. Bu düşüş eğilimi gösteren kurbağa çağı boyunca Afrika içinde, kurbağanın sürüngenlere olan evriminin ilk aşaması gerçekleşmiştir. Ve kara kütleleri hali hazırda birbirleri ile bağlantılı konumda oldukları için, bir solunum yapan tür olarak sürüngen-öncesi varlık tüm dünyaya yayılmıştır. Bu zaman zarfında atmosfer, hayvan solunumunu tatmin eder bir ölçüde sağlayacak kadar değişiklik göstermiştir. Bu sürüngen-öncesi kurbağaların varışından sonra, Kuzey Amerika Avrupa, Asya ve Güney Amerika’dan koparak geçici olarak bağımsız bir konumda bulunmuştur.

59:6.8 (683.5) Among the land animals the frogs reached their climax in the preceding age and rapidly declined, but they survived because they could long live even in the drying-up pools and ponds of these far-distant and extremely trying times. During this declining frog age, in Africa, the first step in the evolution of the frog into the reptile occurred. And since the land masses were still connected, this prereptilian creature, an air breather, spread over all the world. By this time the atmosphere had been so changed that it served admirably to support animal respiration. It was soon after the arrival of these prereptilian frogs that North America was temporarily isolated, cut off from Europe, Asia, and South America.

    Okyanus sularının kademeli olarak soğuyuşu, okyanus yaşamının bozulmasında oldukça büyük pay sahibi olmuştur. Bu çağların deniz hayvanları; Meksika Körfez bölgesi, Hindistan’ın Ganj Nehri ve Akdeniz havzasının Sicilya Körfezi olarak, üç elverişli sığınağa kısa süreli olarak çekilmiştir. Ve bu üç bölgeden, yeni deniz canlıları zor koşullarda dünyaya gelip daha sonra denizleri canlandırmaya başlamıştır.

59:6.9 (683.6) The gradual cooling of the ocean waters contributed much to the destruction of oceanic life. The marine animals of those ages took temporary refuge in three favorable retreats: the present Gulf of Mexico region, the Ganges Bay of India, and the Sicilian Bay of the Mediterranean basin. And it was from these three regions that the new marine species, born to adversity, later went forth to replenish the seas.

    160.000.000 yıl önce kara, kara-hayvan yaşamını desteklemek için uyum sağlamış olan bitkiler ile geniş bir biçimde kaplanmıştı; ve atmosfer, hayvan solunumu için olası en uygun konuma gelmişti. Bu gelişmeler böylelikle; deniz-yaşam kesintisine ek olarak, gezegensel evrimin sonraki çağlarına ait daha hızlı gelişen ve oldukça farklılaşmış yaşamın ataları olarak bu gelecek amacıyla faaliyet gösterme görevinde bulunan, kurtuluş değeri taşıyanlar dışında tüm yaşam türlerini ortadan kaldıran biyolojik yokluk döneminin sınayıcı zamanlarının sonunu simgelemektedir.

59:6.10 (683.7) 160,000,000 years ago the land was largely covered with vegetation adapted to support land-animal life, and the atmosphere had become ideal for animal respiration. Thus ends the period of marine-life curtailment and those testing times of biologic adversity which eliminated all forms of life except such as had survival value, and which were therefore entitled to function as the ancestors of the more rapidly developing and highly differentiated life of the ensuing ages of planetary evolution.

    Öğrencileriniz tarafından Permiyen devri olarak bilinen biyolojik sıkıntıya ait bu sürecin sona erişi aynı zamanda, iki yüz elli milyon yıllık bir zaman zarfını temsil eden bir biçimde gezegensel tarihin bir çeyreğini kaplayan uzun Paleozoyik devrin sonunu simgelemektedir.

59:6.11 (684.1) The ending of this period of biologic tribulation, known to your students as the Permian, also marks the end of the long Paleozoic era, which covers one quarter of the planetary history, two hundred and fifty million years.

    Urantia üzerinde yaşamın engin okyanussal desteği amacına ulaşmıştır. Bu uzun çağlar boyunca kara, yaşamı desteklemek için elverişsiz olduğunda, daha yüksek türden kara hayvanlarını idame etmek için atmosferin yeterli oksijeni taşımasından önce, deniz âlemin öncül yaşamını büyütmüş ve onu beslemiştir. Bu aşamada, kara üzerinde evrimin ikinci aşaması kendisini gerçekleştirirken, denizin biyolojik önemi giderek azalmıştır.

59:6.12 (684.2) The vast oceanic nursery of life on Urantia has served its purpose. During the long ages when the land was unsuited to support life, before the atmosphere contained sufficient oxygen to sustain the higher land animals, the sea mothered and nurtured the early life of the realm. Now the biologic importance of the sea progressively diminishes as the second stage of evolution begins to unfold on the land.

    [Urantia için görevlendirilmiş kökensel birlik unsurlarından biri olan, bir Nebadon Yaşam Taşıyıcısı tarafından sunulmuştur.]

59:6.13 (684.3) [Presented by a Life Carrier of Nebadon, one of the original corps assigned to Urantia.]





Back to Top